Kelimeler arşivinde; içinde "kabak" olan, toplam 48 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kabak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kabak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kabak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YARIMKABAKULAK, KÜÇÜKKABAKTEPE, KARASUKABAKLAR, BÜYÜKKABAKTEPE
KABAKÇEVLİĞİ, KABAKTEPELER
KABAKBOĞAZI, KABAKARMUDU, ALİKABAKLAR, KABAKYANIŞI, KABAKLAŞMAK, KABAKGİLLER
KABAKUŞLUK, KALLEKABAK, KABAKLAŞMA, KABAKLAMAK, KABAKKAĞNI
KABAKTEPE, KABAKOYUN, KABAKLAYI, KABAKDERE, KABAKDAĞI, KABAKULAK, HACIKABAK, KABAKLAMA, ARKABAKIM, BAŞIKABAK
CAKKABAK, ALAKABAK, KABAKLIK, KABAKÖRS, SANKABAK, KABAKLAR, DINKABAK, KABAKKÖY, DİNKABAK, KABAKİNİ, KABAKAYA
KABAKÇI, KABAKÇA, AKKABAK, KABAKUM, ANKABAK, ARKABAK, KABAKÖY, KABAKOZ, KABAKLI
KABAK
KABAK
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita). Bu bitkinin türlerine göre yemeği ve tatlısı yapılmış olan ürünü. Kabak kemane. Dişleri aşınarak yüzeyi düzleşmiş olan (taşıt lastiği). Ham, tatsız (kavun, karpuz). Bilgisiz, görgüsüz, kaba. Kısa boynuzlu hayvan. Tüysüz, dazlak. Esrarkeşlerin kullandığı bir tür nargile.
KABAKARMUDU
Bir çeşit armut.
KABAKUŞLUK
Öğleden bir iki saat önceki zaman. Öğleden iki saat önceki zaman. Öğleye yakın olan kuşluk zamanı.
KABAKTEPELER
Sivas kenti, İmranlı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YARIMKABAKULAK
Tütünde görülen bir hastalık.
KABAKGİLLER
İki çeneklilerden, kabak, kavun, karpuz, hıyar vb.ni içine alan, geniş yapraklı, sürüngen ve sarılgan bir bitki familyası.
KABAKBOĞAZI
Tokat ilinde, Gökdere nahiyesine bağlı bir bölge.
ALİKABAKLAR
Çanakkale şehrinde, Bayramiç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÜÇÜKKABAKTEPE
Kayseri ili, Sarız belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KALLEKABAK
Bir çeşit kış kabağı.
KABAKLAŞMA
Kabaklaşmak işi.
KABAKLAŞMAK
Saçları dökülmek, dazlaklaşmak. Taşıt lastikleri, dişleri aşınıp yüzeyi düz bir duruma gelmek.
KABAKÇEVLİĞİ
Sivas ili, Çetinkaya bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
BÜYÜKKABAKTEPE
Kayseri ili, Pınarbaşı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KARASUKABAKLAR
Balıkesir şehrinde, Gönen ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
KABAKYANIŞI
Bir çul deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
Bu bölümde tanımı içerisinde KABAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİTLEMEK
Kabak çekirdeği, ayçiçeği, fıstık vb.nin kabuklarını çıkararak yemek. Çitle çevirmek.
KAVUN
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum). Bu bitkinin genel olarak güzel kokulu, sulu ve etli meyvesi.
OTURTMA
Oturtmak işi. Halka halka kesilmiş patates, patlıcan, kabak vb. sebzelerden yapılmış olan bir tür kıymalı yemek.
KALYA
Sadeyağ ile pişirilen bir tür kabak veya patlıcan yemeği.
YAZMA
Yazmak işi, tahrir. Kabakulak. Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile veya tahta kalıplarla desen yapılmış bez. Bu bezden yapılmış. Basım tekniğinin gelişmediği dönemlerde elle yazılmış kitap, yazma nüsha.
KABAKÇI
Kabak yetiştiren veya satan kimse.
EĞLENCELİK
Şekerleme, badem, fıstık, kabak çekirdeği vb. şeyler.
HIYAR
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki (Cucumis sativus). Bu bitkinin iri, yeşil ürünü, salatalık. Kaba saba, görgüsüz, budala. Bir şeyi seçmekte veya yapıp yapmamakta özgürlük.
FİLOZ
Balıkçıların ağları su yüzünde tutmak için kullandıkları kabak veya mantardan yapılmış ağ şamandırası.
SİLKME
Silkmek işi. İri doğranmış kabak, patlıcan vb. sebzelerle yapılmış olan et yemeği. Halterde ayakları açarak halteri önce omuz üstüne sonra baş üstüne, dirsekleri bükmeden kaldırma biçimi.
KABAŞİŞ
Kabakulak.
KABAKLAMA
Kabaklamak işi.
KARPUZ
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki (Citrullus vulgaris). Lamba karpuzu. Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. Kadın memesi.
AKÇABARDAK
Karçiçeği, kardelen, çiğdem. Bir çeşit saplı, beyaz kabak.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
AHGABAK
Turşusu yapılan, beyaz renkli bir cins kabak.
YOĞURTLAMA
Yoğurtlamak işi. Kızartılmış patates, biber, kabak, patlıcan vb.nin yoğurtla karıştırılmasıyla hazırlanan bir yemek ütrü.
KABALAK
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü. Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki.
ALAABAK
Kabak sarısı renginde, alacalı, kargaya benzer bir çeşit kuş. Alakarga (eti yenir).