İçinde ISIRMA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ısırma" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ısırma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ısırma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ısırma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ISIRMA

Isırmak işi.

PISIRMAK

Aksırmak. Sinmek, büzülmek, korkudan saklanmak.

YERISIRMA

Ayak altında oluşan bir kabarcık.

ISIRMAK

Dişleri arasına alıp sıkmak. Kumaş dalamak, kaşındırmak. Rüzgâr sert esmek, keskin bir biçimde etkilemek. Dişleriyle koparmak.

TISIRMAK

Aksırmak, hapşırmak.

  -   -   -  

Anlamında ISIRMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ISIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BURUNDURUK

Hayvanları nallarken ısırmaması için dudaklarını kıstırmaya yarayan kıskaç, yavaşa.

DİŞLEMEK

Bir şeyin bir parçasını ısırmak veya koparmak. Çiğnemek.

AZILAMAK

İncitmek, ısırmak, düşmanlık etmek.

DALAŞMAK

Köpekler boğuşup birbirini ısırmak. Ağız kavgası etmek.

SOKMAK

İçine ya da arasına girmesini sağlamak. Bıçak, çakı, iğne vb. batırmak, saplamak. Belli etmeden kötü bir malı vermek. Yasak bir malı gizlice getirmek veya götürmek. Konuşma sırasında bir sözü, soruyu veya düşünceyi söyleyivermek. Böcek, zehirli hayvan iğnesini batırmak veya ısırmak, zehirlemek. Bir yere girmesini sağlamak, içeri almak. Dokunaklı, kırıcı veya acı söz söylemek.

ISIRTMAK

Isırmasına sebep olmak.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

ISIRICI

Isırma özelliği olan.

APPAZLAMAK

Kapmak, ısırmak: Kurt koyunu appazladı gitti.

HART

Birden ve sert bir biçimde (ısırmak, yemek).

HARTADAK

Ansızın ve sertçe (ısırmak, kapmak).

AVKMAK

Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Ezmek, ufalamak. Parçalamak, çok küçük parçalara ayırmak. Dövmek. Çamaşırı durulamak. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Yenmek, mağlup etmek. Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

ARAKNİDİZM

Zehirli örümceklerin ısırması sonucunda oluşan durum, araneizm, araknoidizm.

AVKALAMAK

Isırmak: Köpek çocuğun arkalamadık yerini bırakmamış. Örselemek, hırpalamak, ansızın altına almak. Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. Sıkıştırmak. Oynamak. Çocuğu hırpalıyarak sevmek. Azarlamak, tehdit etmek. Ovmak, ovalamak masaj yapmak 1. Çalkalamak, elemek. 1. Yakalamak, tutmak, avuçlamak. Engel olmak, geciktirmek. Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. Haksız yere hırpalamak. Ovmak, yıkamak (kirli giysi için). Yoğurmak, özleştirmek. Köpek koparmadan, az ısırmak.

KUDUZ

Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık. Azmış. Bu hastalığa yakalanmış.

APÇALAMAK

Düzensiz yürümek. Deve ısırmak.

KOV

Dedikodu. Sivrisinek vb. hayvanların ısırmasından korunmak için vücuda sürülen özel sıvı.

GAGALAMAK

Kuş, gagasıyla yemi toplamak. Azarlamak, hırpalamak. Kuş, gaga ile vurup ısırmak.

YEMEK

Yemek yeme, karın doyurma işi. Kandırmak. Isırmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Ağızda çiğneyerek yutmak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Birine alacağını vermemek, ödememek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Yasal yoldan cezalandırılmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Sürekli üzmek, tedirgin etmek.

DALAMAK

Köpek, kurt vb. hayvanlar dişlemek, ısırmak. Zehirli böcek, ısırgan otu, sert kumaş dokunarak teni acıtmak veya kaşındırmak.