Kelimeler arşivinde; içinde "hırı" olan, toplam 42 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hırı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hırı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hırı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HIRILDAŞMAK
HIRILDAMAK, HIRIKCIRIK, HIRILDAKLI, HIRIFLAMAK, AHIRISINDA, HIRILDAŞMA, HIRINCIMAK, HIRILDAYIŞ, HIRILTISIZ
HIRILDAMA, HIRILTICI, HIRILTILI
HIRILDAK, HIRHIRIM, HIRHIRIK, HIMHIRIT, HIMHIRIK, DAŞAHIRI, HIRIŞMAK, HIRIŞMAN, HIRIZMAN
HIRIMAK, HIRILIK, HIRITCI, KAHIRIK, HIRILAH, HIRIÇÇI, ELHIRIZ, BAYHIRI, HIRIZMA, HIRILTI
HIRINÇ, AYHIRI, AHIRIK, AHIRIH
HIRIK, HIRIF, HIRIÇ, HIRIT, HIRIZ
HIRI
HIRI
Cılız, çelimsiz, sıska. Hatmi çiçeği. Eşek.
HIRILDAŞMA
Hırıldaşmak biçimi veya durumu.
HIRILTICI
Geçimsizlik çıkaran, geçimsiz kimse.
HIRILDAKLI
Hır hır diye ses çıkaran kişi.
AHIRISINDA
Sonunda.
HIRILDAK
Değirmen taşının üzerinde ses çıkaran, beş parmaklı ağaçtan yapılmış araç: Değirmenin hırıldağı kırılmış.
HIRIKCIRIK
İstemeyerek, çekinerek.
HIRILDAŞMAK
Hırlaşmak.
HIRILTISIZ
Hırıltı çıkarmayan, hırıltısı olmayan.
HIRHIRIM
Sessiz, kendi hâlinde.
HIRILTILI
Hırıltı çıkaran, hırıltısı olan.
HIRILDAMA
Hırıldamak işi.
HIRIFLAMAK
Bunamak.
HIRILDAMAK
Hırıltılı bir ses çıkarmak.
HIRILDAYIŞ
Hırıldama işi.
HIRINCIMAK
Yemek uzun süre kaynadığı halde pişmemek, çiğ kalmak: Patlıcan hırıncıdı.
Bu bölümde tanımı içerisinde HIRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DANALIK
Ahırda buzağıları koymak için yapılan yer. Dana sürüsü. Dana ahırı. (Kırçiçeği Susuz Kars).
CORHUDAK
Boğazdan çıkan hırıltılı ses.
ELHIRIZ
Dürüst, namuslu: Ayşe elhırız bir kadındır.
İNEKLİK
İnek ahırı. Aşırı çalışmaya rağmen anlayamama durumu. Bönlük.
CARILTI
Gürültü, hafif gürültü. Hırıltı, parazit.
GELİK
Tarla, bağ ve bahçelerde yapılan basit bekçi kulübesi. Çocuk ayakkabısı, patik. Bir çeşit kadın ayakkabısı. Kestane bahçesi. Çitle çevrili ağıl. Kurumuş sebze yaprağı. Ahırın ön tarafında hayvanların barındığı yer. Geliyoruz. Çankırı ilinde, Çerkeş ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Kilimli bucağına bağlı bir bölge.
ÇETENE
Kendir, kenevir tohumu. Keten tohumu. Herhangi birşeyin küçük parçası. Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Hesabı unutmamak için üzerine bıçakla işaret yapılan ağaç: Çetene ile malımızı bölüştük. Çapulcu, akıncı. Yağlı kenevir. Çam kozalağı.
TAVLA
At ahırı. Bölümlere ayrılmış iki yanlı tahta üzerinde on beşerden otuz pul ve iki zarla iki kişinin karşılıklı oynadığı oyun. Bu oyunun üzerinde oynandığı, iki iç yüzü bölme desenli, dikdörtgen biçimindeki tahta kutu.
AHKIRIK
Balgam çıkarırken boğazdan gelen hırıltılı ses.
ÇETEN
Saman taşımak için kağnılara konulan büyük sepet. Çamaşır sepeti. Ahırın bir tarafında yavrular için ayrılan yer. Kenevir tohumu. Saman ölçü birimi. Çitten yapılmış ambar. Kamıştan duvar: Ben oraya kuyu kazdım, çeten diktim. Mısırları koçanlarıyle kurutmak için çubuklardan yapılan kulübemsi yer. Üstü allı yeşilli kilimle örtülü gelin kağnısı. Çitten örülmüş, silindir biçiminde, ayaklı mısır ambarı. Saman taşımaya yarayan, dört yanı kilim ya da hasırla çevrilmiş kağnı, at arabası. Saman taşımak için kağnının dört kazığı arasına kem ile örülen örtü. Saman taşımak için hazırlanmış kağınının dört uzun kazığı arasına 'kem' le örülen örtü. Ot saman koymak için kullanılan büyük sepet. Saman taşımaya yarayan büyük sepet. Üstü dal ve kamışlarla örtülen, içine yirmi ile otuz kadar kuzu alabilen, 1 m. kadar derinliğinde kuzu barındırma çukuru. (Yenikent Aksaray Niğde). Ağılın kenarına yapılan etrafı çevrili kuzu koruma yeri. (Yeşilyurt, Sarıdeğirmen Haymana Ankara). Saman çekilirken kağnının yanlarına konulan çul. (Alcılı Delice Ankara). Fazla saman taşıyabilmeleri için kağnılara konulan ince fındık dallarından örülmüş kanatlar. (Büyükdivanköyü Çorum).
HIRLAMAK
Hırıltıyla ses çıkarmak. Köpek, saldırmadan önce hırıltıyla ses çıkarmak. Kızgınlıkla ters konuşmak.
ENENTE
Hırıltı, gürültü.
BASALGA
Sık ağaçlı yer. Kuytu, ağaç gölgesi. Engin, alçak: Ahırın damını basalga yapmışsın.
FREMİTUS
Damar çeperinden ancak dokunarak hissedilebilen titreme. Nabız vurumu ve kalp sistoluyla aynı zamanlı olarak oluşan kalp ve atardamarlardaki dairevi dönüş hareketlerinin parmak uçlarıyla vızlama biçiminde hissedilmesi. Damar boşluğunun kan pıhtısıyla daraldığı durumlarda veya gebe hayvanlarda a. uterinea'da aşırı akım hâlinde bulunur. Yüksek ses, gürültü veya hırıltı.
AYHIRI
Aykırı, ters, aksi: Ne ayhırı adamsın.
GURNEK
Sığır ahırı.
AHIRALTI
Ahırın ön kısmı.
CİCGAR
Dana kapatmak için ahırın bir köşesine yapılmış yer.
FİRZEKTE
Ahırın altında tezek atmağa yarayan delik.
AĞILPA
Yıkılan ahırın harabesi.