Kelimeler arşivinde; içinde "hayva" olan, toplam 36 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hayva bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu hayva ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hayva olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HAYVANBİÇİMCİLİK, HAYVANOĞLUHAYVAN, PEYGAMBERHAYVANI
YOSUNHAYVANLARI, HAYVANİÇİNCİLİK, HAYVANLAŞTIRMAK
PULLUHAYVANLAR, HAYVANLAŞTIRMA, HAYVANSEVERLİK
HAYVANCASINA, HAYVANLAŞMAK, HAYVATLANMAK
HAYVANCILIK, HAYVANSEVER, HAYVANSEMEK, HAYVANLAŞMA, HAYVANCAĞIZ, HAYVADEMİRİ
HAYVANİYET, HAYVANIMSI
HAYVANLAR, HAYVANCIL, HAYVADENE, HAYVANSAL, HAYVANLIK, HAYVANCIK
HAYVANSI, HAYVANCA, HAYVANAT
HAYVALI, HAYVARA, HAYVANİ
HAYVAH, HAYVAN, HAYVAR
HAYVA
HAYVA
Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç.
HAYVANCASINA
Hayvanca.
HAYVANSEVERLİK
Hayvansever olma durumu.
HAYVATLANMAK
Çocuk heyecanla bağırmak.
HAYVANOĞLUHAYVAN
Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.
HAYVANİÇİNCİLİK
Hayvanların ahlaki ve toplumsal konumları, hayvan refahı ve hayvan haklarıyla ilgili tartışmalarda hayvanı merkez alan görüş, zoosantrizm.
HAYVANLAŞTIRMAK
Hayvan durumuna getirmek.
HAYVANLAŞTIRMA
Hayvanlaştırmak durumu.
HAYVANBİÇİMCİLİK
İnsan davranışını, onun altındaki düzeylerde bulunan yaratıklara özgü olan kavramlarla betimleyip yorumlayan ve insanı hayvanlardan ayırt eden nitelik ve özelliklerin varlığını yadsıyan görüş.
PULLUHAYVANLAR
(Pholidota), Omurgalı hayvanlardan memeliler (Mammalia) sınıfının etenliler (Placentalia) alt-sınıfına giren bir takımı. Vücutları, büyük ve yassı olan kırmızı-kahverengi ve dikenli pullarla örtülüdür. Top gibi yuvarlakladırlar. Dişleri yoktur. Pullu-memeligiller (Manide) olmak üzere bir familyası vardır.
PEYGAMBERHAYVANI
Husyesiz doğan hayvan.
HAYVANSEMEK
İnek ve koyun çiftleşme isteği duymak.
HAYVANLAŞMAK
İnsanlık erdemlerini yitirmek, kabalaşmak.
HAYVANCILIK
Evcil hayvanlara bakma ve yetiştirme işi.
HAYVANSEVER
Hayvanları seven, haklarını koruyan, onlara iyi davranan.
YOSUNHAYVANLARI
(Bryozoa), iyi bilinen cinsidir.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAYVA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALABALIKGİLLER
Omurgalı hayvanlardan, kemikli balıkların bir familyası.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
AHIR
Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.
ALBÜMİN
Bitkilerin, hayvanların doku ve sıvılarında bulunan, birleşimi karbon, oksijen, azot, hidrojen ve kükürt olan, suda eriyen, beyaza yakın renkte, yapışkan özellikte bir protein.
ALPAKA
Çift parmaklılar takımının devegiller sınıfından, Güney Amerika'da yaşayan, uzun tüylü, memeli bir hayvan (Lama glama pacos). Bu yünden dokunan kumaş. Alman gümüşü. Bu hayvanın yumuşak, hafif, dayanıklı ve parlak olan yünü.
AKVARYUM
Tatlı veya tuzlu su hayvanlarının ve su bitkilerinin yapay bir ortamda beslendiği ve yetiştirildiği cam su kabı.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
AKITMALI
Alnında akıtması olan (hayvan).
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AHIRLAMAK
Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ADAKLIK
Adak adanan yer. Adak olarak ayrılmış (hayvan).
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.