Kelimeler arşivinde; içinde "gözlük" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gözlük bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gözlük ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gözlük olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖZLÜKÇÜLÜK
AÇIKGÖZLÜK, KARAGÖZLÜK
CİNGÖZLÜK, GÖZLÜKSÜZ, GÖZLÜKOTU, GÖZLÜKUYU, ŞORGÖZLÜK, TİNGÖZLÜK
GÖZLÜKÇÜ, GÖZLÜKLÜ
GÖZLÜK
GÖZLÜK
Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.
CİNGÖZLÜK
Cingöz olma durumu.
AÇIKGÖZLÜK
Açıkgözlülük.
TİNGÖZLÜK
Açıkgözlük.
GÖZLÜKUYU
Aksaray kenti, Taşpınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
GÖZLÜKOTU
Lunaria biennis, ruaferae.
KARAGÖZLÜK
Güldürüp eğlendirecek davranış.
GÖZLÜKÇÜ
Gözlük satan ya da onaran kimse. Gözlük satılan ve onarılan iş yeri. Numaralı gözlük camını reçeteye bağlı olarak kullanıma hazırlayan kimse.
GÖZLÜKLÜ
Gözlük takmış olan, gözlük kullanan.
GÖZLÜKSÜZ
Gözlüğü olmayan, gözlük takmamış olan.
GÖZLÜKÇÜLÜK
Gözlükçünün yaptığı iş.
ŞORGÖZLÜK
Çapkınlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖZLÜK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖZÇEK
Gözlük. Arılardan korunmak için başa giyilen ön tarafı tel olan başlık.
STEREOKİNO
1940'ta SSCB'de S.P. Ivanov'un geliştirdiği ve görüntülüğün önüne yerleştirilen bir tel kafesin, iki ayrı göstericinin yansıttığı iki resmi sağ ve sol göz için ayırması temeline dayanan gözlüksüz üçboyutlu işlemi.
KOBRA
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan, gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja).
OPTİK
Görme ile ilgili olan. Fizik biliminin ışık olaylarını inceleyen kolu. Gözlükçü.
LÜNET
Gözlük camı, gözlük.
NUMARASIZ
Numara verilerek belirtilmemiş. Gözün görme gücünü artırma özelliği bulunmayan (gözlük veya gözlük camı).
VİDİREAL
Belçikalı Jean Bourgignon'un ortaya koyduğu, alıcı ile gösterici için özel mercek kullanma temeline dayanan, gözlüksüz üçboyutlu sinema işlemi.
GÖZCEK
Gözlük.
GÖZENE
Kovandan bal alırken arılardan korunmak için başa giyilen, ön tarafı telden başlık, gözlük.
KOVİYELLO
İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda yaşlı uşak tipi. Uzun bir burnu, kocaman gözlükleri olan bir Napoli'lidir.
TERBİYEGÖZLÜĞÜ
Koşulu bir durumda olan atların, yanlarını görerek ürkmelerini önlemek amacıyla, başlığın gözlük bölümündeki dört köşe ya da yuvarlak meşin parçaları. (Amasya).
MONOKL
Tek gözde kaş ile yanak arasına sıkıştırılan, çerçevesiz ve tek camlı gözlük.
STEREOVİSİON
1964'te Çekoslovakya'da mühendis Vladimir Novotny'nin geliştirdiği ve özel olarak hazırlanmış bir filmden görüntülüğe aynı görünçlüğün iki resminin yansıtılmasına, ucaylayıcı gözlükle bakılınca üçboyutlu tek bir resmin izlenmesine dayanan gözlüklü üçboyutlu televizyon.
OPTİKÇİ
Gözlükçü.
CAMEKAN
Göstermelik, satılık şeylerin sergilendiği camlı bölme veya yer, sergen, vitrin. Bir yeri, bir veya daha çok bölüme ayıran cam bölme, camlık. Limonluk. Hamamlarda soyunulan camlı yer. Gözlük.