Kelimeler arşivinde; içinde "gönül" olan, toplam 35 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gönül bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gönül ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gönül olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GÖNÜLLENDİRMEK
GÖNÜLLENDİRME
CANIGÖNÜLDEN, GÖNÜLSÜZİREK
GÖNÜLSÜZLÜK, GÖNÜLDOLABI, GÖNÜLLENMEK, GÖNÜLDAŞLIK
GÖNÜLYURDU, GÖNÜLLÜLÜK, GÖNÜLSÜZCE, GÖNÜLSÜMEK, GÖNÜLLEMEK, GÖNÜLSEMEK, GÖNÜLLENME
GÖNÜLALAN, GÖNÜLGÜCÜ, GÖNÜLEMEK, GÖNÜLALMA, GÖNÜLALDI, GÖNÜLAÇAN, GÖNÜLLÜCE
GÖNÜLLÜK, GÖNÜLDEN, GÜLGÖNÜL, ŞENGÖNÜL, GÖNÜLDEŞ, GÖNÜLSÜZ, GÖNÜLDAŞ
GÖNÜL
Sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı. İstek, arzu.
GÖNÜLDAŞLIK
Gönüldaş olma durumu.
GÖNÜLLENME
Gönüllenmek işi veya durumu.
GÖNÜLLEMEK
Gönül almak. Ağırlamak. Gönülden geçirmek, düşünmek.
GÖNÜLLENDİRMEK
Gönüllenmesine sebep olmak.
GÖNÜLDOLABI
Bir çeşit çiçek: Bağçenizdeki gönüldolabından bir budak bize verir misiniz?.
GÖNÜLLENDİRME
Gönüllendirmek işi.
GÖNÜLSÜZİREK
İstemeye istemeye.
GÖNÜLSÜZLÜK
Bir işi istemeyerek yapma, isteksizlik.
GÖNÜLSÜZCE
İsteksiz bir biçimde, istemeyerek.
GÖNÜLSEMEK
İmrenmek. Gönülden istemek.
GÖNÜLSÜMEK
Gönülden istemek.
GÖNÜLLENMEK
Gücenmek, darılmak, alınmak.
CANIGÖNÜLDEN
İçtenlikle, çok isteyerek, canıyürekten.
GÖNÜLLÜLÜK
Gönüllü olma durumu.
GÖNÜLYURDU
Yozgat kenti, Çekerek ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖNÜL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CİVANMERT
Mert yaradılışlı, yüce gönüllü, yiğit.
CANIYÜREKTEN
Canıgönülden.
AFTOS
Gönül eğlendiren kimse.
CANAN
Gönülden sevilen, gönül verilmiş olan kadın, sevgili. Tasavvufta Tanrı.
BESLEMEK
Yiyecek ve içeceğini sağlamak. Eklemek, katmak, çoğaltmak. Bir duyguyu gönülde yaşatmak. Bir şeyi korumak veya sağlamca durmasını sağlamak için çevresini veya altını desteklemek, doldurmak, pekiştirmek. Maddi yardım yapmak, desteklemek. Yetiştirmek. Yedirmek. Semirtmek.
ALAKALANMAK
İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.
ALGIN
Cılız, zayıf, hastalıklı. Birine gönül vermiş, tutkun, vurgun.
DİNGİNCİLİK
Tam bir gönül rahatlığı, tutkusuzluk içinde bütün arzulardan sıyrılmış olarak direnç göstermeden kendini Tanrı ibadetine vermeyi ve tanrısal ruh dinginliği kazanmayı amaçlayan dünya görüşü, sekincilik.
CANDAN
İçten, yürekten, gönülden, samimi. İçtenlikle, istekle, ilgiyle.
BAYGIN
Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.
CEMİLE
Gönül alıcı davranış. Güzel (kadın).
DERUN
İç, içeri, öz. Gönül, yürek, ruh.
CAN
İnsan ve hayvanlarda yaşamayı sağlayan ve ölümle vücuttan ayrılan madde dışı varlık. Güç, dirilik. Kişi, birey. Bektaşilik ve Mevlevilikte tarikat kardeşi. Gönül. Çok içten, sevimli, sevilen, şirin. İnsanın kendi varlığı, özü. Yaşama, hayat.
BEDDUA
Birinin kötü duruma düşmesini gönülden isteme, ilenme, ilenç, kargış.
DERVİŞ
Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse, alperen. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse. Kırlangıç balığının küçüğü. Yoksulluğu, çilekeşliği benimsemiş kimse.
DOST
Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.
BENDEZADE
Alçak gönüllülük göstererek "benim çocuğum" anlamında kullanılan bir söz.
DİL
Ağız boşluğunda, tatmaya, yutkunmaya, sesleri boğumlamaya yarayan etli, uzun, hareketli organ, tat alma organı. Ayakkabı bağlarının ayağı rahatsız etmemesini sağlayan ve bağ altına rastlayan saya parçası. Sorguya çekilmek için yakalanan tutsak. Gönül, yürek. Büyükbaş hayvanların haşlanıp pişirildikten sonra yenebilen dili. Kıstak. Belli mesleklere özgü dil. Bazı üflemeli çalgılarda titreşerek ses çıkaran ince metal yaprak. Bir çağa, bir gruba, bir yazara özgü söz dağarcığı ve söz dizimi. Düşünce ve duyguları bildirmeye yarayan herhangi bir anlatım aracı. Birçok aletin uzun, yassı ve çoğu hareketli bölümleri. Makaraların ve bastikaların içine yerleştirilmiş olan, üzerinden geçirilen halatı istenilen yöne çevirmeye yarayan, çevresi oluklu, küçük döner tekerlek. Düşmanın durumunu öğrenmek için sorguya çekilmek amacıyla ele geçirilen tutsak. İnsanların düşündüklerini ve duyduklarını bildirmek için kelimelerle veya işaretlerle yaptıkları anlaşma, lisan, zeban. Anahtar.
ÇİMDİK
Çimdikleme işi. Gönül kıracak söz. Başparmakla işaret parmağının ucu arasına alınan miktarda olan. Tatar böreği.
ALAKA
İlgi. Gönül bağı.