Kelimeler arşivinde; içinde "gidiş" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gidiş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gidiş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gidiş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GİDİŞKENLİK
DERGİDİŞİ
GİDİŞMEK, GİDİŞGEN
GİDİŞAT, GİDİŞME, GİDİŞİK, GİDİŞLİ
GİDİŞ
GİDİŞ
Gitme işi. Tutum, durum, davranış. Gitme biçimi, tempo.
DERGİDİŞİ
Yazma kenarlarına yapılan bir süs. (Yalvaç Isparta).
GİDİŞİK
Uyuz hastalığı. Arpa yığınlarında bulunan, kaşıntı yapan kelebek tozları.
GİDİŞMEK
Kaşıntı duymak, kaşınmak, gicişmek.
GİDİŞLİ
Gidince.
GİDİŞAT
Olayların durumu, işlerin gelişme biçimi. Tutum, durum, davranış.
GİDİŞME
Gidişmek işi.
GİDİŞGEN
Uyuz hastalığı. Isırgan otu. Arpa yığınlarında bulunan, kaşıntı yapan kelebek tozları: Aman el sürme arpada gidişgen var. Kösnül hislerine uyan kadın.
GİDİŞKENLİK
Isırgan otu.
Bu bölümde tanımı içerisinde GİDİŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GİCİŞMEK
Kaşınmak, kaşıntı duymak, gidişmek.
TRAFİK
Ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt tarafından kullanılması, gidiş geliş, seyrüsefer. Ulaşım yollarında bulunan taşıt ve yayaların tümü. Yoğunluk. Önemli görevlerde bulunan kişilerin bir yere gidiş gelişi.
ŞAŞMAK
Umulmayan, beklenmeyen veya olağanüstü bir olay, bir olgu karşısında şaşkın duruma gelmek, hayret etmek. Şaşırmak. Yolundan sapmamak, gidişini değiştirmemek, veya yanılmamak.
KARNE
Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge. Kişilerin bir haktan yararlanmaları için bir kuruluş tarafından verilen belge.
TEMPO
Bir müzik parçasındaki bölümlerin hızı. Gidiş, ilerleyiş, gelişme hızı, tarz. Ölçünün ayrılmış olduğu zamanlardan her biri, vuruş. Vücut alıştırmalarının belirli süre içinde tekrarlanma hızı.
AZİMET
Gidiş.
ROTA
Bir gemi veya uçağın gidiş yönü, izleyeceği yol. Görüş veya tutuma göre gidilen, izlenen yol.
MANEVRA
Bir aletin işleyişini düzenleme, yönetme işi veya biçimi. İstenilen amaca ulaşmak için tutulması gereken yol. Geminin bir yere yanaşmak veya bir yerden çıkmak için yaptığı hareket. Hareket, gidiş geliş. Lokomotifin, katar katmak veya katar dağıtmak için ileri geri giderek hattan hatta geçmesi. Tatbikat.
KENTER
Atın hızlı ve düzenli gidişi.
EDİLGİN
Hareketi ve etkisi olmayan, pasif. Bir şeye karşı tepki göstermeyen, etkinliği olmayan, başkasının etkisinde kalan, münfail, pasif, etkin karşıtı. Olayların gidişini etkilemek ve denetlemek için hiçbir çaba göstermeyen (kimse).
ÇELMEK
Ayak uzatarak birisini düşürmek. Kendi yanına çekmek, beğenisini, sevgisini kazanmak. Bir şeyin kenarını verev veya çapraz kesmek, çalmak. Düşünce ve davranış birbirini tutmamak, birbirine ters düşmek. Örtü vb.ni örtünüp iki ucunu bağlamak. Topa gidiş yönünü değiştirecek biçimde vurmak. Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek.
PASPARTU
Sergilenmek üzere hazırlanan fotoğraf veya tablonun kenarlarında fon kâğıdı ile oluşturulan, çerçeve ile konu arasındaki boşluk. Gidiş yönü, yol ve yolculuğun yapılacağı mevki hakkında bilgileri kapsayan, özellikle seyahat acenteleri tarafından verilen tren bileti.
SEYİR
Gidiş, yürüyüş, ilerleyiş. Kara taşıtlarının belli bir güzergâhta ilerlemesi. Bir yerden başka bir yere gitmek için yola çıkma. Eğlenmek için bakma, hoşlanarak bakma, temaşa. Özellikle gemilerin belli bir rotayı takip ederek yolculuk etmesi. Bakıp eğlenecek şey, eğlendirici durum.
ULAŞIM
Ulaşma işi. Köyler, şehirler, ülkeler arasında bir yerden bir yere gidiş geliş, münakale, muvasala, temas. Bir şeyi bir yerden başka bir yere aktarma.
TARİFE
Fiyat gösteren çizelge. Taşıtların gidiş geliş zamanlarını gösteren çizelge. Tanıtmalık.
REVİŞ
Gidiş, yürüyüş. Tutum, yol. Üslup.
MECRA
Yatak. Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu.
AYKIRI
Alışılmışa, doğru olarak kabul edilmişe uygun olmayan, karşıt, ters, mugayir, muhalif. Toplumda görüş ve yaşayış biçimiyle uçlarda bulunan (kimse), marjinal. Çapraz, ters. Gidilen yol üzerinde olmayıp gidiş yönüne ters düşen. Bütün noktaları aynı düzlemde bulunmayan.
EZGİ
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi. Üzüntü, sıkıntı. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. Gidiş, yol, tarz, tempo. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi.
FRENLEMEK
Bir taşıtın, mekanizmanın hareketini fren yardımıyla yavaşlatmak veya durdurmak. Bir gidişin, bir tutumun aşırılığını önlemek, gemlemek.