İçinde GEZİN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "gezin" olan, toplam 11 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gezin bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu gezin ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gezin olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

GEZİNEBİLMEK

11 harfli kelimeler

GEZİNEBİLME

8 harfli kelimeler

GEZİNMEK, GEZİNMEG

7 harfli kelimeler

GEZİNİŞ, GEZİNME, GEZİNTİ, GEZİNEK, GEZİNGE

6 harfli kelimeler

GEZİNE

5 harfli kelimeler

GEZİN

Bazı kelimelerin anlamları

GEZİN

İki yaşında ki dişi keçi. Bir oğlaklı keçi. İki yaşında koyun. Defa. Elâzığ ilinde, Maden belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

GEZİNEBİLME

Gezinebilmek işi.

GEZİNEBİLMEK

Gezinme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GEZİNMEG

Yüznumaraya gitmek.

GEZİNTİ

Uzak olmayan bir yere yapılmış olan gezi, tenezzüh. Evlerde oda kapılarının açıldığı aralık, koridor. Sofa, balkon. Kale duvarlarının iç tarafında kuleleri birbirine bağlayan dar yol. Bir çalgıyla belli bir parça çalmaksızın ezgiler çıkarma işi.

GEZİNEK

İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü.

GEZİNMEK

Eğlenmek, vakit geçirmek için gezmek, dolaşmak, seyran etmek. Belirli bir çevre içinde gezip durmak. Özellikle doğaçtan yapılmış olan müzikte, ezgiyi belli bir makam anlayışı içinde değişik perdeler üzerinde çalmak, dolaşmak.

GEZİNİŞ

Gezinme işi.

GEZİNME

Gezinmek işi, seyran.

GEZİNGE

Verilen bir eğriler (yüzeyler) takımı için, takım içindeki her eğriyi (yüzeyi) eşit açıyla kesen eğri. Verilen kimi kuralları sağlayan eğri ya da yüzey, Bir devingen noktanın izi.

GEZİNE

Bir oğlaklı keçi.

  -   -   -  

Anlamında GEZİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEZİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUŞ

Altı düz, küçük gezinti vapuru. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

KRUVAZİYER

Büyük gezinti gemisi.

SEYRANLIK

Gezinti yeri.

GEZİ

Ülkeler veya şehirler arasında yapılmış olan uzun yolculuk, seyahat. Gezilip hava alınacak yer. Gezinti yeri. Pamuk ve ipekle karışık dokunmuş hareli kumaş. Gezmek, görmek, eğlenmek amacıyla yapılmış olan yolculuk. Bu kumaştan yapılan.

PROMÖNAT

Gezinti yeri.

DOLAŞMAK

Gezmek, gezinmek. Saç, iplik vb. şeyler birbirine karışarak güç çözülür duruma gelmek. Dönüp başka bir yönden gelmek. Akmak. Nefes, el bir şey üzerinde hafifçe hareket etmek. Denetlemek amacıyla bir yeri gezmek. Doğru gitmeyip yolu uzatmak. Belirmek. Bir yeri belli bir amaçla gezmek. Çok kimse tarafından söylenmek. Gezinmek.

KALESKA

Dört tekerlekli, hafif, bir tür gezinti arabası.

TENEZZÜH

Gezinti.

GEZLEMEK

Bir yeri ölçmek. Bir hedefi vurmak için silaha gerekli doğrultuyu vermek, nişan almak. Okun gezini kirişe yerleştirmek.

TEFERRÜÇ

Açılma, ferahlama. Gezinti.

PİYASA

Satıcıların mal satmak için bir araya geldiği yer, pazar. Ortalık. Alışveriş fiyatı, geçerli fiyat. Arz ve talebin karşılaştığı alan. Bir yol üzerinde gidip gelerek gezinme.

GEZELEMEK

Gezinmek. Sıkıntılı bir durumda dolaşmak, gezinmek.

PİKNİK

Yemek yemek, eğlenmek için açık alanda yapılmış olan günübirlik gezinti. Suyu, yeşilliği olan, gezinti yapılacak yer.

MESİRE

Gezinti yeri, gezilecek yer.

CEVELAN

Dolaşma, dolanma, gezinme, gezinti.

GEZMEK

Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.

SEYRAN

Gezme, gezinme.

ARİSTOTELESÇİLİK

Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.

ADIMLAMAK

Adımla ölçmek. Bir yerde ileri geri gezinmek.

TABAN

Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.