Kelimeler arşivinde; içinde "genel" olan, toplam 30 tane kelime bulunuyor. İçerisinde genel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu genel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında genel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GENELLEŞTİREBİLME
GENELLEŞTİRİLMEK
GENELLEYEBİLMEK, GENELLEŞTİRİLME
GENELLEŞTİRMEK, GENELLEYEBİLME
ÇİNGENELEŞMEK, GENELGEÇERLİK, GENELLEŞTİRME
ÇİNGENELEŞME
GENELLEŞMEK, GENELKURMAY, GENELLENMEK
GENELLEMEK, GENELLEŞME, ÇİNGENELİK, GENELLİKLE, GENELGEÇER, GENELLENME, GENELCİLİK
GENELLEME, DÖRTGENEL
GENELLİK, GENELMEK, GENELEME
GENELCİ, GENELGE, GENELEV, GENELME
GENEL
GENEL
Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi. Bir genelleme sonucunda elde edilen. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan.
GENELLEYEBİLME
Genelleyebilmek durumu.
GENELLEŞTİRMEK
Genel duruma getirmek.
GENELLEŞTİREBİLME
Genelleştirebilmek işi.
GENELGEÇERLİK
Genelgeçer olma durumu.
GENELLEYEBİLMEK
Genelleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇİNGENELEŞMEK
Çingene olmak. Çingene yaşayış tarzını benimsemek.
GENELLENMEK
Genelleme işine konu olmak.
GENELLEŞTİRME
Genel duruma getirme. Tek tek veya özel durumlardan genel bir yasanın, önermenin çıkarılması, tamim.
GENELLEMEK
Varlıklar veya olaylar arasındaki benzerlik bağıntılarını bir düşüncede toplamak, tamim etmek, belirlemek karşıtı.
GENELLEŞME
Genelleşmek işi, taammüm.
ÇİNGENELEŞME
Çingeneleşmek işi.
GENELKURMAY
Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.
GENELLEŞTİRİLME
Genelleştirilmek işi.
GENELLEŞTİRİLMEK
Genelleştirme işi yapılmak.
GENELLEŞMEK
Genel duruma gelmek, genel bir durum almak, taammüm etmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde GENEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ALTLAMAK
Özel diye alınan bir şeye, genel bir kavramın altında yer vermek.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
ALMANCI
Almanya yanlısı olan kimse. Avrupa'da genellikle de Almanya'da çalışan Türk vatandaşı.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
ALKALİ
Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı.
ALELUMUM
Genel olarak, genellikle.
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
ALTINBAŞ
Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.
AKUPUNKTUR
Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AKIN
Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.
AKROMEGALİ
Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.
ALKAN
Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.
ALELITLAK
Genel olarak.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.