Kelimeler arşivinde; içinde "gani" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gani bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gani ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gani olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİKROORGANİZMA, REORGANİZASYON
SPARGANİACEA, ORGANİZASYON
ORGANİZATÖR
GANİBEYLER
ABDÜLGANİ, GANİRTMEÇ, GANİRTMAÇ, ANORGANİK, ORGANİZMA, ORGANİKÇİ, İNORGANİK
PAGANİZM, MANGANİN, GANİŞEYH, GANİDAĞI, ORGANİZE
PEGANİT, GÜLGANİ, GANİMET, FEVGANİ, ELGANİM, ARGANİŞ, ORGANİK
FIGANİ, GANİME, ELGANİ, GANİYE, ERGANİ
GANİ
Zengin, varlıklı. Bol, çok.
REORGANİZASYON
Yeniden düzenlenme.
ORGANİZMA
Canlı bir varlığı oluşturan organların bütünü, uzviyet. Herhangi bir canlı varlık.
PAGANİZM
Çok tanrıcılık.
GANİRTMEÇ
Yeniden dikip filizlendirmek için ağaçtan koparılan dal.
ORGANİZATÖR
Düzenleyici.
MANGANİN
Manganezin bakır ve nikelle yaptığı alaşım.
İNORGANİK
Cansız olan. Organik olmayan, anorganik. Organlardaki bozukluktan ileri gelmeyen hastalık. Hücrelerin cansız bölümleri.
SPARGANİACEA
Sığırsazıgiller.
ANORGANİK
İnorganik.
GANİRTMAÇ
Yeniden dikip filizlendirmek için ağaçtan koparılan dal.
ABDÜLGANİ
Varlıklı, cömert olan Tanrı'nın kulu.
GANİBEYLER
Karabük ilinde, Ovacık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ORGANİZASYON
Düzenleme. Düzenli bir grubun üyelerinin tamamı. Kuruluş, kurum, teşkilat. Devlet, idare, toplum vb.nin düzenleniş biçimi.
ORGANİKÇİ
Organik kimya uzmanı.
MİKROORGANİZMA
Mikroskopla görülebilen organizma.
Bu bölümde tanımı içerisinde GANİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DARVİNCİLİK
Darvin tarafından geliştirilen, canlı türlerinin doğal ayıklanma sonucu, evrim yoluyla basit organizmalardan türediğini -ileri süren- görüş. Gerçek bilim otoriteleri tarafından itibar edilmeyen görüş.
ÇÜRÜMEK
Genellikle mikroorganizmaların etkisiyle, kimyasal değişikliğe uğrayarak bozulup dağılmak. Vurulma veya sıkışma yüzünden vücutta lekeler oluşmak. Sağlamlığını, dayanıklılığını yitirmek. Yıpranmak, çökmek. Bir düşünce temelsiz ve kanıtsız kalmak.
ALİFATİK
Açık zincirli olan (organik madde).
BASINÇLAMAK
Hava taşıtlarında, insan organizması için yeterli basınç düzeyini sağlamak veya ayarlamak.
ANTİSEPSİ
El, yüz veya vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal maddelerle etkisiz hâle getirme veya yok etme işlemi.
BİYOKÜTLE
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.
BÜYÜMEK
Organizmanın bütününde veya bu bütünün bir bölümünde, boyutlar artmak, irileşmek, eskisinden büyük duruma gelmek. Genişlemek. Yaşı artmak, yaşlanmak. Yetişmek. Sayıca artmak. Önem ve değer kazanmak. Artmak, güçlenmek, şiddeti artmak.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
BALÇIK
İçinde çeşitli organik maddeler bulunan, genellikle killi, koyu, yapışkan çamur, mil. Güçlük çıkartan. İçindeki kil oranı yüksek, yağlı, su geçirmez, koyu toprak.
AFGAN
Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
ALKALOİT
Özellikleri ile alkalileri andıran organik madde.
AZOTÖLÇER
Bir organik maddede bulunan azotun gaz hacmini ayarlamaya yarayan aygıt, azotometre.
DAVRANIŞ
Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.
ASETON
Birçok organik maddeyi eritmekte kullanılan uçucu, kolayca alev alır, eter kokusunda bir sıvı.
AYRIMLAŞMA
Ayrımlaşmak işi, farklılaşma. Hücrelerin veya canlı organizmaların işlevlerine veya yaşayış türlerine ilişkin yapısal nitelik kazanması, farklılaşma. Bir iç kayanın katılaşması sürecinde yer ve zamana göre ayrımların ortaya çıkması, farklılaşma.
CANLICILIK
Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.
BENZİN
Petrolün damıtılması ile elde edilen, özgül ağırlığı yaklaşık 0,65 olan, renksiz, uçucu, kendine özgü kokusu bulunan bir sıvı. Benzen. Bir organik yağ çözücü türü.
ÇÜRÜKÇÜL
Doğal olarak hayvan ve bitki kalıntılarının üzerinde yaşayan ve onların çürümesine yol açan (bitki ve organizmalar), saprofit.
DENEYCİLİK
Bilginin gözlem, deneme veya duyular ile elde edilebileceğini ileri süren geleneksel öğreti, görgücülük, ampirizm, akılcılık karşıtı. Organizma ile durum veya çevre arasında bir etkileşim olarak yaşantıya önem veren, bilgiyi, simgelerle iletişimi yapılmış olan denetimli ve yeniden düzenlenmiş yaşantı biçiminde düşünen çağdaş bir felsefe anlayışı, görgücülük, ampirizm.
ANTİOKSİDAN
Genellikle yağların, yağlı besinlerin uzun süre saklanabilmesi, beyaz renkli sebze ve meyvelerin kararmasının önlenmesi için kullanılan madde. Canlı organizmalardaki toksinleri atmaya yarayan madde.