Kelimeler arşivinde; içinde "gale" olan, toplam 43 tane kelime bulunuyor. İçerisinde gale bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu gale ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında gale olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAĞŞAGALELLİ
GALERİCİLİK
ÇEKGALEVİZ
YARIMGALE, GARAGALEM, GALEBELİK, GALEYANLI
GALEGALE, GALENFİL, GALEMARİ, GALERİCİ
GALEFİR, GALEYÇİ, GALERYA, GALERİK, MEŞGALE, GALEMİS, GALEVLE, GALEVLİ, GALEVRA, ŞUGALEN, GALEFET, GALECOŞ, GALEBET, GALEYAN, GALENİT, GAGALEŞ, ESİGALE, ELGALEM, GALEVRE
GALEBE, GALETE, GALETA, GALERİ
GALEZ, GALEN, GALEY, GALEŞ, GALEM, GALEK, GALEA, EGALE
GALE
GALE
İçerisinde kalıp yapılmış olan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti.
GALERİCİ
Galeri işleten kimse. Otomobil alıp satan kimse.
YAĞŞAGALELLİ
Güldürücü, eğlendirici kişi.
GALERYA
Eski gemilerde kıç tarafta bulunan bölüm.
GALEYÇİ
Kalaycı.
GALEYANLI
Galeyana gelmiş olan.
GALEGALE
Sincap.
ÇEKGALEVİZ
Sincap.
GALERİK
Pantalon paçasına yapılan sufle. (Aksaray Niğde).
GARAGALEM
Karakalem.
GALEBELİK
Topluluk, kalabalık.
GALEFİR
Arapça kökenli karanful: Karanfil.
GALERİCİLİK
Galericinin yaptığı iş.
YARIMGALE
(Dulkadir) Yarımkale (köy) XXV/30.
GALENFİL
Karanfil.
GALEMARİ
Bir çeşit ayrık otu.
Bu bölümde tanımı içerisinde GALE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HARHARİYASGİLLER
Balıklar (Pisces) sınıfının, köpek balıklan (Selachii) takımının, yıldız omurlular (Asterospondyli) alt takımından, solungaç yarıkları ve dişleri küçük, derileri saydam olan, doğuran, bütün denizlerde yaşayan bir familya. Harhariyas (Carcharhinus lamia), pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir. (Carchariidae, anlamdaş. Galeidae, pamuk balığı (Carcharias glauca) türleri iyi bilinir.
UĞRAŞI
Uğraşılan şey, meşgale. Görev ve meslek dışında severek yapılan, dinlendirici, oyalayıcı uğraş, düşkü, hobi.
İKİNLİK
İki açınığın tek bir hece halinde kaynaşması. Bu kaynaşan açınıklardan bir tanesi (KUVVETLİ AÇINIK, Voyelle forte) hecenin açınığı görevinde kalarak ötekisi (ZAYIF AÇIUIK, V. faible) abanık durumuna geçer. YÜKSELEN, ARTIŞLI, ZAYIF veya YALANCI (descendante, Croissante, Faible ou Fausse) denen ikinlikte zayıf açınık başta bulunur. Bunun tersi ALÇALAN, EKSİLİŞLİ veya ASIL ÎKİNLİK (D. descendante, décroissante ou proprement dite) 'adını alır. EŞİT veya KARARSIZ İKİNLİK (D. égale ou indécise) denilen ikkıliklerde her iki öğenin açınık nitelikleri eşit olur. Bunlardan başka kuvvetli açınığıri uzun veya kısa olduğuna göre UZUN ve KISA İKİNLİKLER (D. longues et brèves) de vardır.
KAĞITBALIĞIGİLLER
(Trachypterida), kayış balığı (Regalecus glesne) iyi bilinirler.
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
GELEYAN
Arapça kökenli galeyân: galeyan; coşkunluk.
COŞMAK
Duygu ve düşünceleri güçlü bir tepki ile dışarı vurmak, galeyan etmek. Heyecanlanmak, içten içe kaynamak, aşırı duygulanmak. Doğa olaylarından herhangi biri birdenbire çoğalıp hızlanmak.
YENGİ
Birçok emek ve tehlikeli uğraşma pahasına erişilen mutlu sonuç, utku, galibiyet, galebe, zafer.
COŞMA
Coşmak işi, galeyan.
GALEK
Domuzun burnundaki şişkin yer. Kaba kişi. Hizmetçi. Kötü kadın ya da halkın kötü tanıdığı kadın: Haydi oradan galeğin oğlu.
KOHL
Siyah boya maddesi ve kozmetik (göz sürmesi) olarak kullanılan doğu kökenli karbon karası ve galen karışımı.
ATAŞLANMAK
Şehveti galeyana gelmek. Gübre buğulanmak. Coşmak, kaynaşmak: Arıla ataşlandı mı durma gaç.
DÜMÜK
Akıl, zekâ, düşünce. Bellek. Bir kimseye ya da bir işe karşı duyulan bağlantı, ilgi. Hırs. Haris. Akıl, zeka (Çayağzı). Meşgale, iş güç.
EGALE
"Bir rekoru yinelemek" anlamındaki egale etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
KABALLAMAK
Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek.
STOACILIK
Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen Kıbrıslı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti, revakiye.
ŞNİTZEL
Dana veya tavuk etinin galeta ununa bulanıp kızartılması ile yapılmış olan bir yemek türü. Bu yemek için hazırlanmış, kemiksiz dana veya tavuk eti.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
CAMGÖZ
Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1,5 metre kadar olan, eti lezzetli bir tür köpek balığı (Galeius canis).. Papaz. Üzüm teveklerinin köklerini mahveden bir kurt. Afacan çocuk.
BÖĞLER
Isırıcı, irkiltici ve hastalık taşıyıcı özellikleri bildirilen, yine de pek önemli sayılmayan örümceğimsiler takımı; poylar. Eklem bacaklılar (Arthropoda) dalının, gerçek eklem bacaklılar (Euarthropoda) alt dalının, örümceğimsiler (Arachnoidea) sınıfından, çok sayıda uzun tüyleri olan, 8-60 mm uzunluğunda, duygu ayakları (pedipalpus) çok ince ve uzun olan, çöl ve steplerde yaşayan, ısıran fakat zehirli olmayan, gece hayvanları takımı. Böğ (Galeodes) iyi bilinen cinsidir. (Solifugae),iyi bilinen cinsidir.