Kelimeler arşivinde; içinde "fesat" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde fesat bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu fesat ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında fesat olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FESATÇILIK
FESATLIK
FESATÇI
FESAT
FESAT
Bozukluk. Karışıklık, kargaşalık, ara bozuculuk. Karıştırıcı, ara bozucu (kimse). Hile. Herhangi bir konuda iyimser olmayan, kötü yorumlayan (kimse).
FESATÇI
Arabozan.
FESATLIK
Arabozanlık.
FESATÇILIK
Arabozanlık.
Bu bölümde tanımı içerisinde FESAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUNDAK
Yeni doğmuş çocuğu ilk aylarda sıkıca sarıp sarmalamaya yarayan geniş bez. Korunmak için sıkı sıkıya sarılmış şey. Yangın çıkarmak için bir yere konulan tutuşmuş yağlı bez parçası vb. Ara bozma, fitne, fesat. Bu bezle sarılmış bebek. Arabalarda dingil yatağı. Tüfek gibi bazı ateşli silahlarda bunları çeşitli yönlere çevirmeye yarayan, namlunun altında bulunan ağaç veya metal bölüm. Saçları yemeninin içine alıp bağlama.
ABAZ
Fesatçı. İddiacı, inatçı. Dangalak. Ayı yavrusu. Şişman, etli, gürbüz.
BÖLÜCÜ
Bölme işini yapan, bölen. Bir topluluğu, birliği parçalama, bölme amacında olan, fesatçı, münafık.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
ALFEL
Kötülük, fesatlık, hile.
BURKAZANLIK
Fitnelik, dalaveracılık, fesatlık, laf taşıma: Burğazanlık edip de işi karıştırma.
ARABOZAN
İki kişinin arasındaki dostluğu veya geçimi bozan (kimse), ara bozucu, ordubozan, fesatçı, fitçi, nifakçı, münafık, müfsit, müzevir.
YERİNELEME
Bir kelimenin kendi söz bölümü dışında olarak, örnekleyin bir adın sıfat yerine alınarak kullanılması: Fesat karı gibi.
COŞTAR
Cömert, eliaçık. Fesatçı. Çapkın (erkek hakkında).
FASİT
Kötü, bozuk. Ara bozucu, fesat çıkaran, müfsit.
BAYRAKÇEKEN
Bir topluluğun işini bozan, kavgayı kızıştırmak için araya fesat sokan.
BAVRIMAK
Bir işde veya daha çok o işin hile ve fesat taraflarında pişmek.
MİKROPLUK
Yaramazlık, kötülük, fesatlık.
FASIK
Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen. Kötülük eden, fesatçı.
AVAN
Devlet memuru: Avanların yüzü soğuk olur. Obur. Hırsız. İri-yarı insan. Sert, titiz, sinirli. Vurucu kırıcı, zorba. Kurt: Avan yiyesi. Sürülmesi güç olan tarla. Vurucu, kırıcı, zorba. Sürekli ağlayan bebek. Zorba, fesatçı, kötü adam.
DECCAL
Yalancı, fesat, dedikoducu (kimse). Dinî inanışlara göre kıyamete yakın bir zamanda ortaya çıkacak olan yalancı ve kötü yaradılışlı kimse.