Kelimeler arşivinde; içinde "dış" olan, toplam 64 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MANTIKDIŞICILIK
OLAĞANDIŞILIK
YARADIŞÇILIK, GIYDIŞLANMAK, DIŞLAŞTIRMAK
DIŞBÜKEYLİK, DIŞLAŞTIRMA, KINDIŞLAMAK, ARDIŞTIRMAK, ÖZEKDIŞILIK, DIŞBESLENEN
DIŞARLIKLI, SİNEMADIŞI, DIŞKISEVER, TÜRARDIŞIK, ÇEVRİMDIŞI, BİLİNÇDIŞI, BAŞIDIŞARI, ARDIŞIKLIK
KADIŞEHRİ, ZAMANDIŞI, ORMANDIŞI, ÖRNEKDIŞI, TATDIŞLIK, TEMELDIŞI, DIŞKILAMA, DIŞLANMAK, DIŞARILIK
DIŞLAMAK, KONUDIŞI, MIĞIRDIŞ, DIŞKILIK, GIDIŞGIN, DIŞBÜKEY, DIŞARLIK, DIŞLANMA, DIŞARILI, BADIŞMAK, AYDIŞMAK
DIŞLAMA, DIŞINLI, YANDIŞI, ARDIŞLI, ARDIŞIM, ARDIŞIK
DIŞSAL, SAĞDIŞ, PARDIŞ, DIŞARI, KIRDIŞ, GARDIŞ, ELDIŞI, DIĞDIŞ, BAĞDIŞ, DIŞRAK, DIŞTAN
DIŞKI, KIDIŞ, DIŞIK, GIDIŞ, SADIŞ, BIDIŞ, BADIŞ
DIŞ
DIŞ
Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.
DIŞKISEVER
Dışkılarda yaşayan hayvanlar.
SİNEMADIŞI
Sinema sanatının gereklerine, niteliklerine, özelliklerine aykırı düşen; sinemaya uymayan.
GIYDIŞLANMAK
Duraklamak, tereddüt etmek.
KINDIŞLAMAK
Çok incelemek : Çok kındışlayan ya kele düşer ya köre.
DIŞLAŞTIRMAK
Dışa vurmak.
TÜRARDIŞIK
CH4 ve C2H6 gibi kimyasal bileşimleri birbirinden CH2 nin katlarınca ayrı olan ve benzer özellikler gösteren bir dizi bileşik.
DIŞBESLENEN
Besinini organik maddelerden sağlayan, heterotrof.
ÖZEKDIŞILIK
Bir cismin kütle özeğinin cismin dönme ekseni dışına düşmesi.
DIŞLAŞTIRMA
Dışlaştırmak işi.
ARDIŞTIRMAK
Yükletmek.
DIŞBÜKEYLİK
Dışa doğru çukur, şişkin veya kabarık olma durumu.
YARADIŞÇILIK
İzlenimcilik sonrasının İspanya'daki şekillerinden biri.
OLAĞANDIŞILIK
Olağan dağılımın herhangi bir özelliğinden sapma.
MANTIKDIŞICILIK
Doğruya ulaşmanın bir aracı olarak mantıksal düşünme gerekliliğinin yadsınması, mantığın yerine sezginin, inancın ve açınlamanın konması.
DIŞARLIKLI
Taşralı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
AMORALİZM
Töre dışıcılık.
AMFİZEM
Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ANLATIMCILIK
Dışa vurumculuk.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ANGARYA
Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ANÜS
Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.
AKILSALLAŞTIRMA
Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
ANLATIMCI
Yalnızca hikâye etmeye ağırlık veren eser. Dışa vurumcu.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AKIŞMAZ
Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
ARDIŞIKLIK
Ardışık olma durumu.