İçinde DIŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dış" olan, toplam 64 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

MANTIKDIŞICILIK

13 harfli kelimeler

OLAĞANDIŞILIK

12 harfli kelimeler

YARADIŞÇILIK, GIYDIŞLANMAK, DIŞLAŞTIRMAK

11 harfli kelimeler

DIŞBÜKEYLİK, DIŞLAŞTIRMA, KINDIŞLAMAK, ARDIŞTIRMAK, ÖZEKDIŞILIK, DIŞBESLENEN

10 harfli kelimeler

DIŞARLIKLI, SİNEMADIŞI, DIŞKISEVER, TÜRARDIŞIK, ÇEVRİMDIŞI, BİLİNÇDIŞI, BAŞIDIŞARI, ARDIŞIKLIK

9 harfli kelimeler

KADIŞEHRİ, ZAMANDIŞI, ORMANDIŞI, ÖRNEKDIŞI, TATDIŞLIK, TEMELDIŞI, DIŞKILAMA, DIŞLANMAK, DIŞARILIK

8 harfli kelimeler

DIŞLAMAK, KONUDIŞI, MIĞIRDIŞ, DIŞKILIK, GIDIŞGIN, DIŞBÜKEY, DIŞARLIK, DIŞLANMA, DIŞARILI, BADIŞMAK, AYDIŞMAK

7 harfli kelimeler

DIŞLAMA, DIŞINLI, YANDIŞI, ARDIŞLI, ARDIŞIM, ARDIŞIK

6 harfli kelimeler

DIŞSAL, SAĞDIŞ, PARDIŞ, DIŞARI, KIRDIŞ, GARDIŞ, ELDIŞI, DIĞDIŞ, BAĞDIŞ, DIŞRAK, DIŞTAN

5 harfli kelimeler

DIŞKI, KIDIŞ, DIŞIK, GIDIŞ, SADIŞ, BIDIŞ, BADIŞ

3 harfli kelimeler

DIŞ

Bazı kelimelerin anlamları

DIŞ

Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

DIŞKISEVER

Dışkılarda yaşayan hayvanlar.

SİNEMADIŞI

Sinema sanatının gereklerine, niteliklerine, özelliklerine aykırı düşen; sinemaya uymayan.

GIYDIŞLANMAK

Duraklamak, tereddüt etmek.

KINDIŞLAMAK

Çok incelemek : Çok kındışlayan ya kele düşer ya köre.

DIŞLAŞTIRMAK

Dışa vurmak.

TÜRARDIŞIK

CH4 ve C2H6 gibi kimyasal bileşimleri birbirinden CH2 nin katlarınca ayrı olan ve benzer özellikler gösteren bir dizi bileşik.

DIŞBESLENEN

Besinini organik maddelerden sağlayan, heterotrof.

ÖZEKDIŞILIK

Bir cismin kütle özeğinin cismin dönme ekseni dışına düşmesi.

DIŞLAŞTIRMA

Dışlaştırmak işi.

ARDIŞTIRMAK

Yükletmek.

DIŞBÜKEYLİK

Dışa doğru çukur, şişkin veya kabarık olma durumu.

YARADIŞÇILIK

İzlenimcilik sonrasının İspanya'daki şekillerinden biri.

OLAĞANDIŞILIK

Olağan dağılımın herhangi bir özelliğinden sapma.

MANTIKDIŞICILIK

Doğruya ulaşmanın bir aracı olarak mantıksal düşünme gerekliliğinin yadsınması, mantığın yerine sezginin, inancın ve açınlamanın konması.

DIŞARLIKLI

Taşralı.

  -   -   -  

Anlamında DIŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKPAS

Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).

AMORALİZM

Töre dışıcılık.

AMFİZEM

Doku ve organlarda sıra dışı hava toplanması.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

ANLATIMCILIK

Dışa vurumculuk.

ALIŞKANLIK

Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.

AKILCILIK

Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.

AKAÇ

Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.

AFOROZ

Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ANÜS

Sindirim sisteminin sonunda bulunan ve dışkının atılmasına yarayan çıkış deliği, makat, şerç, büzük, göt, sofra.

AKILSALLAŞTIRMA

Akılsallaştırmak işi. Bilinç dışı olayların mantık ve akla dayalı olarak açıklanması.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

ANLATIMCI

Yalnızca hikâye etmeye ağırlık veren eser. Dışa vurumcu.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

AKIŞMAZ

Dış etkenlerin tesiriyle akışmazlığı değişmeyen, durağan.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

ARDIŞIKLIK

Ardışık olma durumu.