Kelimeler arşivinde; içinde "düren" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde düren bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu düren ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında düren olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
GELİNGÜLDÜREN
FAKİRÖLDÜREN, GARİPÖLDÜREN, GELİNÖLDÜREN
KIZGÜLDÜREN, TAŞDÖNDÜREN
GÖNDÜREN, GÜLDÜREN, KÜLDÜREN
ELDÜREN, ÖDÜRENK
DÜREN
DÜREN
Taze ekinlerin ve asmaların yapraklarını sarartıp, kurutan bir hastalık. Sebzelere, çiçeklere, ağaçların yapraklarına ve taze sürgünlerine dadanarak onları yiyen ve kıvrılarak kurumalarına sebep olan yeşil, siyah bir böcek, bit, kurtçuk. Tahta bakraç. Eksinit ve başka çeşit çürüntüleri kapsayan, gözle gözlenebilen kömür tipi.
GARİPÖLDÜREN
Üçüncü sigarası. Üçüncü adıyle anılan sıgara. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
KIZGÜLDÜREN
Amasya ilinde, Taşova ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
GELİNGÜLDÜREN
Portakalgillerden güzel kokulu bir ağaç.
FAKİRÖLDÜREN
Üçüncü adlı sigara. (Yukarıdinek Şarkikaraağaç Isparta).
TAŞDÖNDÜREN
Van ilinde, Güzelsu bucağına bağlı bir yer.
GELİNÖLDÜREN
Hayvanların diz kapağı kemiği.
GÜLDÜREN
Mutlu eden, sevindiren. Kütahya kenti, Hisarcık ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÖNDÜREN
Sivas ilinde, Mursal bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ELDÜREN
Kaynatılıp ağrıyan yerlere, sıcak sıcak sarılmak suretiyle, halk arasında ilâç olarak kullanılan bir çeşit bitki.
KÜLDÜREN
Dikildiği yerde çürüyüp içi boşalmış ağaç, içi kof ağaç.
ÖDÜRENK
Kalaycıların ocaktaki bakırları çevirmek için kullandıkları uzun ve ucu eğri demir.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜREN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ŞAKLABAN
Basit şakalar yaparak herkesi güldüren, şakacı kimse.
ÖLDÜRÜCÜ
Öldüren, ölüme sebep olan, ölüme yol açan. Bayıltıcı, bunaltıcı, sıkıcı, yorucu.
FAŞİZM
İtalya'da 1922-1943 yılları arasında etkinliğini sürdüren, meslek kuruluşlarına dayanan, devlet sınırlarını genişletmeyi amaçlayan, yetkinin, tek partinin elinde toplandığı düzen. Demokratik düzenin yerine aşırı bir ulusçuluk ve baskı düzeni kurmayı amaçlayan öğreti.
EGEMEN
Yönetimini hiçbir kısıtlama veya denetime bağlı olmaksızın sürdüren, bağımlı olmayan, hükümran, hâkim. Sözünü geçiren, üstünlük kazanan.
MÜNTEHİR
Kendini öldüren, intihar eden.
ANAKONDA
Boğagillerden, tropikal Güney Amerika'da yaşayan, 8-10 metre uzunluğunda, avını sararak ve sıkarak öldüren bir tür yılan (Eunectes murinus).
AKTİF
Etkin, canlı, hareketli, çalışkan, faal. Bir ticarethanenin, ortaklığın para ile değerlendirilebilen mal ve haklarının tümü. Etkili. Çalışan, çalışmasını sürdüren. Etken.
BAKICI
Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.
PALYAÇO
Kendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncu.
ARTÇI
Geçmiş bir sanat veya edebiyat çığırını sürdüren sanatçı veya hareket. Yürüyüş durumunda bulunan bir askerî birliğin güvenliğini sağlamak için arkadan gelmek üzere bırakılan kıta, dümdar, öncü karşıtı. Arkadan gelen, sonra olan, öncü karşıtı.
KONTRASOMUN
Kapı tokmağını ters döndüren somun.
BAKTERİKIRAN
Canlıların vücudunda veya laboratuvar deneylerinde bakterileri fiziksel, kimyasal etkiyle öldüren (etken), bakterisit.
KALIPLAŞMIŞ
Durumunu sürdüren, belli bir durumun dışına çıkmayan.
KATİL
İnsan öldüren kimse, cani. Öldürme. Öldürücü, ölüme neden olan.
EVSİZ
Evi olmayan. Yaşamını sokaklarda sürdüren.
BEDEVİ
Çölde, çadırda yaşayan göçebe. Böyle bir hayat sürdüren kimse. Bedevilik tarikatından olan derviş.
MONOLOG
Bir oyunda, kişilerden birinin kendi kendine yaptığı konuşma. Çevresindekilere fırsat vermeden bir kimsenin yaptığı konuşma. Bir kişinin dinleyicilere anlattığı, genellikle güldüren olay.
GÜVENOYU
Göreve yeni başlamış veya görevini sürdüren hükûmetin tutumunu değerlendirmek için milletvekillerinin verdiği oy.
TENEŞİRLİK
Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).
ERİTİCİ
Bir başka maddeyi eriten, çözündüren cisim.