Kelimeler arşivinde; içinde "dünya" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dünya bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dünya ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dünya olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DARİDÜNYADA
DÜNYACILIK
DARIDÜNYA, ESKİDÜNYA, YENİDÜNYA
DÜNYAEVİ, DÜNYALIK, DÜNYACIK, EBİDÜNYA, GÜLDÜNYA
DÜNYADA, DÜNYALI, BİDÜNYA, DÜNYACI
DÜNYA
DÜNYA
Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. Dış, çevre, ortam. Herkes. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun.
DÜNYACI
Dünyacılık yanlısı kimse, sekülarist.
EBİDÜNYA
Pek çok anlamında.
GÜLDÜNYA
Dünyanın güzeli.
DÜNYACIK
Dünyalık, para pul.
DÜNYADA
Hiçbir zaman, hiçbir biçimde.
DARİDÜNYADA
Arapça kökenli dâr-ı dünyâ: hayatta; dar-ı dünyadAr.
YENİDÜNYA
Gülgillerden, Akdeniz çevresinde yetişen, büyük, pürüzsüz ve sert yapraklı bir ağaç (Eriobotrya Japonica).. Bu ağacın erik büyüklüğünde, iri çekirdekli, sarı renkli, sulu ve mayhoş meyvesi, Malta eriği. Renkli veya sırlı sırçadan yapılan, süs olarak asılan top. Orta oyununda ev dekoru olarak kullanılan kafes biçiminde paravan. Yeni doğmuş çocuk. Yeni doğmuş hayvan yavrusu. Döngel, muşmula da denilen bir meyve. Börülce. Küçük çekirdekli ince kabuklu bir karpuz. Alafrangalığa özenen. Gülgiller (Rosaceae) familyasından, ana vatanı Çin ve Japonya olan, ülkemizde kültürü yapılan, her dem yeşil bir tür. Malta eriği. Kolomb'un tanıtma gezilerinden sonra, Amerika'nın güney bölümüne verilen, sonradan bu anakaranın bütünü için kullanılan ad.
BİDÜNYA
Birçok.
DÜNYALI
Dünyaya ait olan.
DÜNYALIK
Mal, mülk, servet, para.
DÜNYACILIK
Bireysel katılımı önemli gören, dinin devletten ayrı ve özerk olmasını savunan öğreti, sekülarizm.
ESKİDÜNYA
İnsanın en eski çağlardan beri tanıdığı, üzerinde yaşayıp uygarlıklar kurduğu Asya, Avrupa ve Afrika'ya verilen ad.
DARIDÜNYA
Dünya, yeryüzü.
DÜNYAEVİ
Evlilik.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÜNYA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BATMAK
Bir sıvının üstündeyken içine gömülmek. Yıkılmak, egemenliği sona ermek. Saplanmak. Çökmek. Yok olmak. Dünya'nın dönüşü dolayısıyla Güneş, Ay ve yıldız ufkun altına inmek. Tedirgin etmemesi gereken şeyler tedirgin etmek. Hoşa gitmeyen bir duruma uğramak. Kirlenmek. İflas etmek. Daha kötü bir duruma uğramak. Dokunmak, incitmek.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
ACUN
Dünya.
AMERİKA
Dünya üzerinde yer alan bir kıta.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
CEHENNEM
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
AFRİKA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
AZAP
Büyük sıkıntı, eziyet, ezinç. Yeniçeriler zamanında gerektikçe sancaklardaki gençlerden toplanıp ordu ve donanmaya katılan asker. İslam inanışına göre dünyada günah işlemiş olanlara ahirette verilecek ceza. Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftlik uşağı.
AVRUPA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
AJİTASYON
Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
BASTIRIM
Ruh dünyasında oluşan tepkimelerin bilinç dışına yansıması.
AVUSTRALYA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.
BENİÇİNCİLİK
Dünyada kişinin benliğini merkez sayan felsefe görüşü, benmerkezcilik, egosantrizm.
ASYA
Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.
CAZ
Başlangıçta Kuzey Amerika zencilerine aitken sonraları bütün dünyada benimsenen bir müzik türü. Bu müziği çalan orkestra.
AHRETLİK
Ahret kardeşi olan kadınlardan her biri. Öbür dünyada karşılığı görüleceğine inanarak yapılmış olan (iş veya iyilik). Besleme kız, beslek.