Kelimeler arşivinde; içinde "dutu" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dutu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dutu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dutu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DUTUŞMAK, DUTULMAH, DUTULMAK, DUTUMSUZ, DUTUNMAK
YERDUTU, DUTUGAÇ, DUTUGEÇ, DUTULGA, DUTULUK, DUTURUK, DUTUMLU
DUTUCU, DUTURU
DUTUM, DUTUŞ, DUTUK
DUTU
DUTU
Sara. Nişanlanan kızla erkeğin birbirlerine verdikleri hediyeler. Hediye. Dul kadının evlenmek için söz verdiğini bildirir hediye. 4 Güven belgesi olarak verilen şey, rehin. İpotek. Alış verişte verilen pey. Çağın. İm, belirti. Rehin.
DUTURU
Ateşi kolayca tutuşturmaya yarayan kâğıt ya da küçük odun kırıntısı, kuru ot.
DUTUŞMAK
Tutuşmak; alev almak. Tutuşmak.
DUTULMAH
Yakalanmak.
DUTULUK
Kullanılmış elbise ve eşya.
DUTUCU
Pinti. Tutumlu.
YERDUTU
Böğürtlen.
DUTUMSUZ
Tutunmayan, rağbetsiz: Dutumsuz mal, dükkân bekçiliği yapar.
DUTUNMAK
Sebat etmek, tutunmak, bağlanmak. Sevmek, beğenmek, hoşlanmak. Kendini sevdirip itibar kazanmak. Rağbet etmek. Edinmek, ittihaz etmek, telâkki etmek. Tutulmak.
DUTUM
Tutum.
DUTURUK
Ateş tutuşturacak çörçöp.
DUTUGAÇ
Ocaktan sıcak kapları indirmek için kullanılan, birbirlerine iple bağlanmış olan düzgün iki bez parçası.
DUTULGA
Sara. Buğday tarlalarında yetişen tohumu zehirli yabani bir bitki.
DUTUMLU
Tutumlu: Ahmet çok dutumlu.
DUTULMAK
Hazırlanmak: Denklerin dutulmuş. Dili tutulmak. Mahkum olmak, zan altına düşmek. Durdurulmak, zaptedilmek. Donuklaşmak, kararmak, sıkılmak. Sesi çıkmaz olmak. Kullanılmak. Bırakılmak, alıkonulmak, bulundurulmak. Kapanmak, kapatılmak, tıkanmak.
DUTUGEÇ
Tencere tutacağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DUTU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
POTOT
Dutun olgunu. Ham meyvenin ağızda bıraktığı burukluk.
ŞİRKEM
Dutun ikinci kez kaynatılıp sıkılmasından elde edilen şıra. Sıkılmış üzüm veya dut tortusu, küspe.
GAVUT
Kavrulmuş tahıl unu. Öğütülmüş armut kurusu unu. Yabani armut. Bulgur elendikten sonra geriye kalan unlu kısım. Konsol. Eski türkçe kav-ut/kav-ur: Kuru meyve gibi yenilen kavrulmuş buğday (Erzincan Merkez). Kavrulmuş buğday unu. Kavrulmuş buğday. Kuru dutun havanda dövülmesiyle elde edilen çerez.
POHNUT
Dut kurusu unu. Kuru dutun ezilmesiyle yapılan ezme.
BALİ
Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise: Ay Aşa oturup durcâna sen de bi iş dutuve bâli. Kiraz. Hiç olmazsa, bari, öyleyse.
BÖĞÜRTLEN
Gülgillerden, bahçe çitlerinde, yol kenarlarında kendiliğinden yetişen dikenli ve çok yıllık bir çalı, diken dutu, it üzümü (Rubus caesus). Bu bitkinin önce kırmızı, olgunlaştığında kararan mayhoş yemişi.
ŞİV
1.Dut Ve üzüm posası. 2.Yağlı bitkilerin, yağı alındıktan sonra kalan posası. İnce ağaç dalı. Kumaştaki çizgi. Suyu alınan dutun posası.
ŞİRE
1.Şıra, üzüm ve öteki meyvelerin suyu, şekerli su. 2.Üzüm suyu ve nişasta kaynatılarak yapılan kuru tatlıların genel adı. 3.Her çeşit tatlı. 4.Bal. Üzüm, dut ve benzerleri meyvelerin suyu, şıra. Üzüm ve dutun ezilerek elde edilen suyu. Mayalanmamış üzüm suyu. Üzüm suyu. Tat, şıra.
MIRIG
Üzüm ve dutun ezildikten sonra kalan posası, cıvıklaşmış hâli.