Kelimeler arşivinde; içinde "diyet" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde diyet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu diyet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında diyet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CİDDİYETSİZLİK
FERDİYETÇİLİK
CİDDİYETSİZ
DİYETİSYEN, FERDİYETÇİ, MEVCUDİYET
DİYETETİK
CİDDİYET, EBEDİYET, FERDİYET, MADDİYET, UBUDİYET, ZIDDİYET
AİDİYET
DİYET
DİYET
İslam hukukuna göre, öldürme ve yaralamalarda suçlunun ödemek zorunda olduğu para veya mal, kan pahası, kan parası, kefaret. Sağlığı korumak veya düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni, perhiz, rejim.
AİDİYET
İlişkinlik. İlgi.
CİDDİYETSİZLİK
Laubalilik.
EBEDİYET
Sonsuzluk.
ZIDDİYET
Karşıtlık. Geçimsizlik, çekemezlik, birbini sevmeme.
CİDDİYET
Ağırbaşlılık.
FERDİYETÇİLİK
Bireycilik.
UBUDİYET
Kulluk.
MEVCUDİYET
Varlık. Varoluş.
MADDİYET
Maddilik.
FERDİYETÇİ
Bireyci.
DİYETİSYEN
Diyet uzmanı.
DİYETETİK
Kötü beslenmenin yol açtığı hastalıkları, yiyeceklerin besin değerlerini inceleyen sağlık bilgisi dalı.
CİDDİYETSİZ
Laubali.
FERDİYET
Bireysellik.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİYET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIVITMAK
Cıvık duruma getirmek. Bir işi yakışık almayacak bir duruma getirmek. Ciddiyetten uzaklaşmak.
PROTOKOL
Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar. Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet. Diplomatlar arasında yapılmış olan anlaşma tutanağı.
BİREYSELLİK
Birey olma olgusu. Bir kişiyi benzerlerinden ayıran özelliklerin bütünü, ferdiyet.
REJİM
Yönetme, düzenleme biçimi, düzen. Bir devletin yönetim biçimi. Akarsu debisinin yıl boyunca gösterdiği değişikliklerin tümü. Diyet.
AĞIRBAŞLILIK
Ağırbaşlı olma durumu, vakar, ciddilik, ciddiyet, vakurluk.
İLİŞKİNLİK
İlişkin olma durumu, aidiyet.
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç. Diyet.
LAUBALİ
Saygısız, çekinmesi olmayan. Davranışları ölçülü, olgun olmayan, ciddiyetsiz. Aşırı samimi bir biçimde, teklifsizce. Senli benli, teklifsiz.
PERHİZ
Diyet. Hristiyanların ve Yahudilerin belli günlerde et, yağ vb. yiyecekleri yemeden tuttukları oruç.
İLGİ
İki şey arasında bulunan herhangi bir bağlılık, ilişki, alaka, taalluk, aidiyet. Belirli bir olay veya etkinliğe yakınlık duyma, ondan hoşlanma ve ona öncelik tanıma. Kimyasal şartlar eş veya birbirine çok yakın olduğunda ögelerin birbirleriyle birleşmede gösterdiği seçicilik. Dikkati öncelikle belirli bir şey üzerinde toplama eğilimi.
KULLUK
Kul olma durumu, kölelik, ubudiyet. Karakol. Kulun yaptığı iş.
BİREYCİ
Kişi haklarını savunan (kimse), individüalist. Bireycilikten yana olan, ferdiyetçi, individüalist.
SAKARİN
Genellikle şeker hastalarının ve diyet yapanların şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz, tatlandırıcı bir madde.
SALLAPATİLİK
Sallapati olma durumu. Ciddiyetsizlik.
GEVŞEME
Gevşemek işi, relaks. Kalbin atmasında kasılmadan sonra gelen dinlenme ve içine kan dolma dönemi, diyastol. Para piyasasında değer yitimi. Gerilmiş vücut bölümlerinin, direnci olmadan kendi ağırlıklarıyla, bazı hareketlerle yeniden kendi durumuna gelmesi, gerilme karşıtı. Öfke, kaygı, korku vb. coşkularla artan ruhsal gerilimin ve gerilen kasların normal duruma gelmesi. İsteğin, çabanın, ciddiyetin azalması.
MADDİLİK
Maddi olma durumu, cismanilik, maddesellik, maddiyet.
GAYRİCİDDİ
Ciddi olmayan, laubali, ciddiyetsiz.
SONSUZLUK
Sonsuz olma durumu. Sonu olmayan gelecek zaman, ebediyet. Sonu ve sınırı olmayan uzay.
KARŞITLIK
Karşıt olma durumu, zıddiyet, mübayenet, tezat, zıtlık, kontrast. İki organ, iki sistem arasındaki görevlerin zıt olması durumu, karşı gelim. Bir teoremin karşıtının da doğru olması durumu. Başkalarının istek, dilek veya buyruklarının tersine davranma eğilimi.
BİREYCİLİK
Bireylerin yararlarını toplumsal yararlardan daha üstün veya daha önemli sayan öğreti, tutum veya politikaların genel adı, ferdiyetçilik, individüalizm. Bütüne, genele değil de bireye, tek olana üstünlük tanıyan görüş, ferdiyetçilik, individüalizm.