İçinde DİSK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "disk" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde disk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu disk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında disk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

GASTRODİSKİYOZİS, DİSKOSPONDİLİTİS

14 harfli kelimeler

DİSKONDROPLAZİ

13 harfli kelimeler

DİSKOLORASYON, DİSKOBLASTULA

12 harfli kelimeler

DİSKJOKEYLİK, DİSKERATOZİS

11 harfli kelimeler

DİSKALİFİYE, MERKELDİSKİ

10 harfli kelimeler

BLASTODİSK, DİSKOGRAFİ

9 harfli kelimeler

DİSKÇALAR, DİSKIRASİ, DİSKİNEZİ, DİSKİNMEK, DİSKJOKEY, DİSKÇİLİK

8 harfli kelimeler

DİSKOTEK

7 harfli kelimeler

DİSKOİT

6 harfli kelimeler

DİSKUR, DİSKET, DİSKUS, DİSKÇİ

5 harfli kelimeler

DİSKO

4 harfli kelimeler

DİSK

Bazı kelimelerin anlamları

DİSK

Disk atmada kullanılan, erkekler için 2, kadınlar için 1 kilogram ağırlığında, genel olarak metal bir çember ile çevrelenmiş tahta ağırşak. İnce ve çapı oldukça büyük teker şeklinde parça. Omurları birbirine birleştiren ana madde. Gramofon plağı. Yoğun disk.

DİSKOGRAFİ

Omurlar arası diskin nucleus pulposus'una kontrast maddenin enjeksiyonundan sonra görüntü alınması.

DİSKALİFİYE

Yarış dışı bırakılmış.

DİSKOLORASYON

Normal rengini kaybetme, renk değişikliği.

GASTRODİSKİYOZİS

Gastrodiscoides hominis'in neden olduğu enfeksiyon.

MERKELDİSKİ

Merkel hücresi.

DİSKİNEZİ

İstemli hareketlerin bozulması.

DİSKOSPONDİLİTİS

Omurlar arası diskin komşu omurlardaki osteomiyelitisle birlikte seyreden yangısı. Bakteriler, travma, mantarlar ve hareket eden yabancı cisimlere bağlı olarak biçimlenir.

DİSKERATOZİS

Epidermiste keratin salgılayan hücrelerin, yetersiz, normal dışı ve hatalı keratin üretmesi. Özellikle papillom, yassı hücreli karsinom, keratoakantom ve siğilli diskeratom gibi tümöral deri hastalıklarında dikkati çeker.

DİSKONDROPLAZİ

Uzun kemiklerin uç kısımlarında kıkırdak dokuda gelişimin durması nedeniyle, baş ve gövdenin normal olmasına karşın, kol ve bacakların kısa kalmasıyla belirgin bir iskelet yapılış bozukluğu.

BLASTODİSK

Kemikli balıklarda erken embriyo döneminde biçimlenen yumurta üzerindeki hücresel bir kapak.

DİSKJOKEYLİK

Diskjokeyin işi.

DİSKOBLASTULA

Kanatlıların embriyolojik gelişmelerinde morulayı izleyen evredeki blastula. Disk biçimindeki blastoderm tabakası gelişerek diskoblastulayı biçimlendirir.

DİSKIRASİ

Hipokrat tarafından ortaya atıldığı ileri sürülen Humoral Teori'ye göre, sağlam bir vücutta bulunan sıvıların normal düzeylerin bulunması sonucu ortaya çıkan denge hâli.

DİSKÇALAR

Özel yöntemlerle yoğun disk üzerine kaydedilen müzikleri dinlemeye yarayan araç.

DİSKİNMEK

Korkmak, ürkmek, korkudan sıçramak. Tiksinmek. Tiksinmek, iğrenmek.

  -   -   -  

Anlamında DİSK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİSK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

FORMATLI

Bilgisayarda kullanılabilir duruma getirilmiş. Bilgisayarda zararlı ögelerden temizlenmiş (disket).

HALTER

Birbirine metal sapla bağlanmış iki gülle veya disklerden yapılmış araç. Bu aracı iki elle kaldırmayı amaçlayan spor dalı.

DİSKOTEK

Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.

DEKATLON

Uzun atlama, gülle atma, cirit atma, yüksek atlama, disk atma, sırıkla yüksek atlama, 100, 400 ve 1500 metre koşuları ile 110 metre engelli koşusundan oluşan atletizm yarışması.

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

DENİZANASI

Sölenterlerden, yassı bir diske benzeyen, saydam, serbestçe yüzebilen deniz hayvanı, medüz.

DİSKJOKEY

Radyo ve diskoteklerde müzik yayınlarını plak veya ses bantları aracılığıyla yöneten kimse.

KESKİ

Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç. Demir ve sac kesmek için üzerine çekiçle vurularak yürütülen keskin araç, tırnak. Pulluk gövdesi önüne takılan ve toprağı kesip ayıran, bıçak veya disk biçiminde çelikten yapılmış pulluk parçası.

DİSKÇİLİK

Diskçi olma durumu.

DİSKO

Diskotek.

DENİZKESTANELERİ

Sölomlu hayvanlardan, ikincil ağızlılar (Deuterostomia) filumunun, derisi dikenliler (Echinodermata) alt filumundan, küre, yürek ya da disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plâkların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denen özel bir çene sistemleri görülen, bayağı denizkestanesi (Echinus esculentus) türü ve sidaris (Cidaris) cinsi iyi bilinen bir sınıf. Derisi dikenliler (Echinodermata) şubesinden, küre, yürek veya disk biçimindeki vücutları üzerlerinde bulunan kalker plakların birbirine kenetlenmesiyle meydana gelen bir kabukla örtülü olan, kolları bulunmayan, ağızları karın bölgesinde olan ve anüsleri bulunan, Aristo feneri denilen özel bir çene sistemleri görülen bir sınıf. (Echinoidea), iyi bilinirler.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

TIRTIL

Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. Maraş işi veya diğer elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. Palet. Pulların veya metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılmış olan süs. Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk.

PENTATLON

Eski Yunan'da koşu, uzun atlama, cirit atma, disk atma ve güreşi kapsayan atletizm yarışması. Günümüzde uzun atlama, cirit atma, disk atma, 200 ve 1500 metre koşularını kapsayan atletizm yarışması.

DİSKÇİ

Disk atan kimse.

SEKTÖR

Bölüm, kol, dal, kesim. Manyetik tamburun, manyetik diskin veya bir disk paketinin üzerindeki, veri ortamının önceden belirlenmiş açılı yer değiştirmesi sırasında manyetik kafaların erişebildiği, bir iz veya bant parçası. Aynı işi yapan topluluk.

DİSKOİT

Disk biçiminde.

ATMALAR

Atletizmin gülle, çekiç, disk, cirit atma dallarına verilen ortak ad.

ÖĞÜTÜCÜ

Öğütme özelliği olan. Kâğıtçılıkta gerekli özelliklerdeki kâğıt veya karton hamuruna istenen bazı özellikleri kazandırmak için sulu ortamda elyaflı maddelerin işlenmesinde kullanılan diskli veya konik rotor ve statoru olan makine. Öğütme işini yapan makine.

YÜKLEMEK

Bir yere, taşınması için belli ağırlıkta eşya veya araç gereç koymak. Bir yükümlülük altına sokmak, sorumlu tutmak. Belli bir hizmeti kullanabilmek için özel bir karta gerekli verileri aktarmak. Bir suçu birinin üstüne atmak. Bir bilgisayar, disket vb.ne gerekli bilgileri aktarmak.