İçinde DARIN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "darın" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde darın bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu darın ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında darın olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DARIN

Daradar, güçlükle.

ARDARINLAMAK

Hayvana yük yüklemek.

DARINMAK

Darılmak, gücenmek.

  -   -   -  

Anlamında DARIN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DARIN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

VEZNEDARLIK

Veznedarın görevi. Banka vb. kurum ve kuruluşlarda veznenin bulunduğu yer.

ÇAVDARMAHMUZU

Buğdaygillerin ve en çok çavdarın, başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran, 1-4 santimetre uzunluğunda, 2-7 milimetre genişliğinde, az çok kıvrık, kolayca kırılabilen, özel kokulu, silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri (Claviceps purpurea).

DEFTERDARLIK

Defterdar olma durumu. Defterdarın makamı. Defterdarın çalıştığı yapı. Defterdarın görevi.

ARDAY

Sayıl çarpımın solunda görülen soyut yöney: < b l; öneyin ekleniği: I b >+ = < b I. Herhangi bir nedenle yerinden ayrılacak olan bir hükümdarın yerine geçecek aday prens ya da prenses.

MUHALEFET

Bir tutuma, bir görüşe, bir davranışa karşı olma durumu, aykırılık. Karşı görüşte, tutumda olan kimseler topluluğu. Demokraside iktidarın dışında olan parti veya partiler.

NAİP

Tahtta hükümdar olmadığı zaman veya hükümdarın çocukluğu sırasında devleti yöneten kimse.

REAYA

Bir hükümdarın yönetimi altındaki halk. Tanzimattan önce Osmanlı Devleti'nin Müslüman olmayan uyrukları. Hristiyan.

SALTÇILIK

Hükümdarın bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi, mutlakiyet, mutlakçılık.

İLHAN

İmparator. İran Moğollarında hükümdarın unvanı.

HAZİNEDARLIK

Hazinedarın yaptığı iş.

SULTANLIK

Sultan olma durumu, padişahlık, saltanat. Rahat yaşama durumu. Sultan sanını taşıyan bir İslam hükümdarının ülkesi.

ARZUHAN

Hükümdarın isteği, dileği.

SALTANAT

Bir ülkede hükümdarın, padişahın, sultanın egemen olması. Bolluk ve zenginlik, gösterişli yaşayış. Birinin bir işte, bir yerde bulunan kimseler üzerindeki egemenliği.

CERP

Tahsildarın evleri dolaşması. Et, pişmeye başladığı zaman çıkan köpük. Et suyunun üstündeki yağ tabakası.

OTOKRASİ

Hükümdarın, bütün siyasal kudreti elinde bulundurduğu yönetim biçimi.

MEŞRUTİYET

Hükümdarlıkla yönetilen bir ülkede hükümdarın başkanlığı altında parlamento yönetimine dayanan hükûmet etme biçimi. Osmanlı Devleti'nde 1876 Anayasa'sıyla başlayan ve 1918 Mondros Mütarekesi'ne kadar süren, I. ve II. Meşrutiyet dönemi adlarıyla anılan süre.

TAHSİLDARLIK

Tahsildarın görevi, alımcılık, vergicilik.

TEOKRASİ

Siyasi iktidarın, Tanrı'nın temsilcileri olduklarına inanılan din adamlarının elinde bulunduğu toplumsal, siyasi düzen, din erki.

VELİAHT

Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse. Herhangi bir göreve veya makama geleceği beklenilen kimse.

RADARCI

Radar kullanan veya radarın bakım ve onarımıyla görevli kimse.