İçinde DANTEL geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dantel" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dantel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dantel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dantel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

DANTEL

Her türlü iplikle örülen veya bir kumaşın kenarına işlenen türlü biçimde ince ve ağ görünümünde örgü, tentene.

DANTELSİZ

Danteli olmayan, tentenesiz.

DANTELLİ

Danteli olan, tenteneli.

  -   -   -  

Anlamında DANTEL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DANTEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BRİT

Düğmeyi iliklemek için kumaş veya iplikten yapılmış özel bir tür ilik. Nakış veya dantelde motifleri birleştiren bağ. Giysiyi çengele asmak için kullanılan, giysinin enseye yakın bölümünde yer alan ince şerit.

AŞIKYOLDAŞAŞIRIR

Bir dantel türü. (Yassıören Senirkent Isparta).

TENTENE

Dantel.

KOPANAKİ

El ile bir tür dantel örmek için kullanılan silindir biçimli araç. Bu araç üstünde örülen bir dantel türü.

FİSTO

Elde veya makinede işlenmiş süslü şerit. Dantele benzer süsleri olan bir kumaş türü. Bu kumaştan yapılmış.

OYA

Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılmış olan ince dantel.

SÜTYEN

Göğüsleri dik tutup dolgun göstermek için kullanılan, saten, dantel vb. kumaşlardan yapılmış olan kadın iç çamaşırı.

DİŞLEME

Dişlemek işi. Dantel biçiminde süsleme.

TENTENELİ

Dantelli.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

DENDENE

Dantela. Tedbir, düşünce: Artık oğlun büyümüş, eline dendeneyi al sana masraf görünüyor. Bir sırrın, bir haberin ağızdan ağıza yayılması, herkes tarafından duyulması. Parçalanmış, delik deşik olmuş kaplar. Trahom.

KUKA

Dantel ya da nakış ipliği yumağı. Tespih, sigara ağızlığı vb.nin yapımında kullanılan, siyah veya sütlü kahve renginde Hindistan cevizi kökü. Bu kökten yapılan. Taş, konserve kutusuna benzer nesnelerle oynanan bir çocuk oyunu.

DUVAK

Gelinin başını, bazen de yüzünü örten dantel veya tülden örtü. Küp, tandır, baca vb.nin taş veya topraktan yapılmış kapağı. Yeni doğan bazı bebeklerin doğduğu zaman başlarını çevreleyen zar.

GÜPÜR

İplikten veya ipekten olan, geniş ilmeklerden oluşan bir dantel tğrğ. Kumaş.

DİŞ

Çene kemiklerinin üstüne dizili, ısırıp koparmaya ve çiğnemeye yarayan sert, beyaz organlardan her biri. Çark, testere, tarak ve benzerleri çentikli şeylerdeki çıkıntıların her biri. Sarımsak dilimi, karanfil vb.nde dişe benzetilen tane. Bazı dantel ve işlemelerin kenarlarındaki yuvarlak sivri bölüm. Omurgalı hayvanların çenelerinde veya ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağızlarında bulunan kemiksi sert parçalar. Rüya, düş. Tahıl yıkanırken su üstünde kalan içi boş taneler. Dantel, yün işi örmeye yarayan şiş. Dağlardaki girintili çıkıntılı, sivri yerler. Kaya, kayalık. Duvardaki sivri ve çıkıntılı yer. Kağnının okuna takılan ve mazının dönmesini sağlayan kazıklardan herbiri. Eski türkçe taş: dış. Dış, hariç. Testerelerde kesmeyi sağlayan çıkıntı. Dişli birleştirmelerin temel elemanı. Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ya da ağız duvarında taşıdıkları sert yapılar. Kar aşındırması altındaki genç dağlarda, yandan bakıldığında testere dişi gibi görünen tepe uçlarından her biri. Dişli makaralardaki çıkıntılardan her biri. Çene kemiklerinde yerleşmiş, alınan gıdaların parçalanmasını ve öğütülmesini sağlayan sert yapılar, dens. Düven'in altındaki taş çıkıntılar. (Yurtbeyi Çankaya Ankara). Kağnılarda, mazının yastıktan çıkmamasını sağlayan ağaç parçası. (Amasya; İspir Erzurum.). Tırmıkta kuru otları toplayan bölüm. (Dardere, Kandilli Bozüyük Bilecik). Vida ve somunların üzerindeki set. (Senirkent Isparta). Omurgalı hayvanların çenelerinde ya da ilkel yapılı omurgalıların gırtlak ve ağız duvarlarında taşıdıkları kemiksi sert parçalar.

TUHAFİYE

Çorap, mendil, eldiven gibi giyim ile kurdele, dantel gibi giysi süsüne yarar şeyler.

TENTENESİZ

Dantelsiz.

TIĞ

Dantel veya yün örmekte kullanılan, ucu çengelli kısa şiş. Biz. Demirci ve tesviyecilerin delikleri büyütmek veya eşit duruma getirmek için kullandıkları takım. Kılıç.

GEÇGOTİK

Gotik mimarlığında orta ve yansahınların aynı yükseklikte olduğu, alev biçimli, eni dar pencelerin yapı yan yüzlerinin yüksekliğince büyüdüğü, heykellerin abartmalı biçimler ve acılı bir yüz anlatımı gösterdiği, bütün yapının dantela gibi delik deşik bir görünüş taşıdığı son dönem.

ÇAĞŞIR

Kırlarda yetişen, susuzluğa dayanan bir çeşit ot. Dere otuna benzer yemeği yapılan bir çeşit ot. Yırtık pırtık elbise. Kıldan dokunan şalvarlık kumaş. İşlemeli dar şalvar. İçe giyilen don. Geniş pantolon, şalvar. Kümes hayvanları ve kuşların ayağındaki tüyler, telekler. Kuşların ayağına bağlanan süslü bez, kumaş parçası. Dantel. Püskül. Post. Bir yılda davarın ikinci defa çiftleşme isteği duyması (hk.). Üst donu, şalvar, bol pantolon.