Kelimeler arşivinde; içinde "daldır" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde daldır bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu daldır ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında daldır olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DALDIRILABİLMEK
DALDIRILABİLME
DALDIRIVERMEK, DALDIRABİLMEK
DALDIRIVERME, DALDIRABİLME
DALDIRILMAK, DALDIRÇIKAR
DALDIRILMA, DALDIRTMAK, DALDIRILIŞ
DALDIRMAÇ, DALDIRTMA, DALDIRMAK
DALDIRMA, DALDIRIŞ
DALDIR
DALDIR
İnce sicimden örülmüş şemsiye biçiminde balık ağı.
DALDIRABİLME
Daldırabilmek işi.
DALDIRILMA
Daldırılmak işi.
DALDIRIVERMEK
Ansızın daldırmak.
DALDIRABİLMEK
Daldırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DALDIRILABİLME
Daldırılabilmek işi.
DALDIRTMA
Daldırtmak işi.
DALDIRILIŞ
Daldırılma işi.
DALDIRIVERME
Daldırıvermek işi.
DALDIRTMAK
Daldırmasını sağlamak.
DALDIRÇIKAR
Balıkların geçeceği dar yerlere konulan bir çeşit balık ağı.
DALDIRILABİLMEK
Daldırılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
DALDIRILMAK
Daldırma işine konu olmak.
DALDIRMAK
Dalma işini yaptırmak, dalmasına sebep olmak. Dalmak.
DALDIRMA
Daldırmak işi. Bir dalı gövdeden ayırmadan toprağa gömerek köklenmesini sağlama yolu. Cam veya seramikten yapılmış bir tür kulplu kap. Bu yolla daldırılan dal.
DALDIRMAÇ
Mürekkep kalemi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DALDIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVRA
Daldırma. Dara.
ALÜMİNYUMLAMA
Çelik saçları, erimiş alüminyum yunaklarına daldırarak alüminyum ile örtme işlemi.
BANDIRMAK
Banmak. Üzüm salkımlarını, inciri çabuk kuruması ve renginin parlak olması için küllü veya potaslı ılık suya daldırıp çıkarmak.
HAMLA
Küreklerin bir kez suya daldırılıp çıkarılması. Kıçtan birinci oturak. Sandalın bu biçimde aldığı yol.
AĞILA
Gece, kırda yatırılan koyun sürüsünü korumak için yapılan çitle çevrili yer, açık ağıl. Daldırma suretile dikilen bağ çubuğu.
GEDELE
Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme. Bağ çubukları ile yapılan sepet. Kısa boylu, şişman, göbekli. Küçük küp.
PELTE
Nişasta, şeker ve su karışımının pişirilerek soğutulmasıyla yapılmış olan bir tatlı türü. Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin doğrudan doğruya şişmesiyle veya sıcakta hazırlanan oldukça konsantre çözeltinin soğultularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. Denizanası. Bu kıvamda olan madde.
GALVANOPLASTİ
İçinde herhangi bir maden erimiş bulunan bir sıvıya, istenilen eşyayı daldırıp sıvıdan elektrik akımı geçirmek yoluyla o eşyayı bir maden tabakasıyla kaplama işlemi.
DİKESABAN
Toprağa derin daldırılabilen saban. (Dereköy Uluborlu Isparta).
ÇİNKOLAMA
Elektrikli kaplama uygulanmadan önce, alüminyum yüzeyleri, bir çinko tuzu çözeltisine daldırılarak çinko bırakıntısı ile örtme işlemi.
SU
Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab. Meyve, sebze vb.nin sıkılmasıyla elde edilen sıvı. Bazı kokulu yaprak veya çiçeklerin imbikten çekilmesiyle elde edilen kokulu sıvı. Kez. Sutaş. Yemeğin sıvı bölümü. Demir araçları ateşte kızdırdıktan sonra, suya daldırılarak sağlanılan sertlik. Bu sıvıdan oluşan kitle, deniz, akarsu.
DALDIRIŞ
Daldırma işi.
DAMMAK
Damlamak. Gelmek: Ahmet tam zamanında damdı. Ekmeği yemeğe batırmak, daldırmak: Yemeği kaşıkla değil dama dama yedik. Akla gelmek, önceden hissetmek, sezmek, ummak. Doğmak. Sezmek: gelbina damdı = kalbine doğdu. Dammak, damlamak. Damlamak, damla damla akmak.
GEDER
Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme. Merkep. Alın yazısı. Küçük, büyük çuval. Kadar. Kadar (ğedder, geden, gedin, geddin ğetten, gartin şekilleri de vardır).
PARMAK
İnsanda ve bazı hayvanlarda ellerin ve ayakların son bölümünü oluşturan, boğumlu, oynak, uzunca organların her biri. Koyu sıvılara daldırıp çıkarıldığında bu organa bulaşan miktar kadar olan. İnç. Eni bu organ kadar olan. Bir işe karışmış olma ilgisi. Bir tekerleğin merkezinden çemberine kadar uzanan çubukların her biri. Arşının yirmi dörtte biri.
GALVANİZCİ
Madenî parçaların sıcakta daldırma yöntemiyle galvanizlenmesinde kullanılan erimiş çinko banyosunu hazırlamak ve denetlemekle görevli işçi.
KIZDIRMA
Kızdırmak işi. Yüksek vücut ısısı, ateş. Üzüm çubuklarını köklendirmek için yere gömme, daldırma.
HAŞLAMAK
Bir şeyi kaynar suya daldırmak. Kaynar sıvı bir şeyi yakmak. Sertçe paylamak, azarlamak. Suda kaynatarak pişirmek. Bir şeyin üstüne kaynar su dökmek. Dalamak. Don, kırağı bitkilere zarar vermek. Sızı vermek, acı vermek.
ELEKTROT
Bir elektrolitin içine daldırılan, artısına anot, eksisine katot denilen iki iletken çubuktan her biri.
GEDELİ
Bağ çubuklarını toprağa daldırarak çoğaltma yolu, çelikleme.