İçinde CİSİM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "cisim" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cisim bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu cisim ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cisim olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

MALLORYCİSİMCİĞİ, DUTCHERCİSİMCİĞİ

15 harfli kelimeler

CİSİMLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

JOLLYCİSİMCİĞİ, GOLGİCİSİMCİĞİ, CİSİMLEŞTİRMEK, AMETOCİSİMCİĞİ, CİSİMLENDİRMEK, CİSİMLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

MİKROCİSİMCİK, CİSİMLEŞTİRME, CİSİMLENDİRME, BARRCİSİMCİĞİ

11 harfli kelimeler

CİSİMLEŞMEK, CİSİMLENMEK

10 harfli kelimeler

CİSİMLEŞME, CİSİMLENME, MİKROCİSİM

8 harfli kelimeler

CİSİMCİK

5 harfli kelimeler

CİSİM

Bazı kelimelerin anlamları

CİSİM

Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

AMETOCİSİMCİĞİ

Akyuvar inklüzyonu.

DUTCHERCİSİMCİĞİ

Lenfosit ve plazma hücrelerinin tümörlerinde antikor içeren sitoplazmanın çekirdeğe fıtıklaşması sonucu oluşan çekirdek içi cisimcik.

GOLGİCİSİMCİĞİ

Hücre sitoplazmasında sentez olaylarında görevli, ışık mikroskobunda gümüş boyalarıyla görülebilen, elektron mikroskobunda kesecik, vezikül ve yoğunlaştırıcı vakuoller biçiminde olan, glikoproteinler, mukopolisakkaritler, lipoproteinler, kıkırdak ve bağ dokusu maddeleri, bitki hücrelerinde selülozlu maddelerin üretiminin yapıldığı, ökaryot hücrelerin sitoplazmasında, çekirdeğin yakınında üst üste dizilmiş, zarla kaplı yassı keselerden oluşan hücrenin zarsel organeli, Golgi kompleksi, golgi cihazı. Cis Golgi, orta Golgi ve trans Golgi adlı üç kısımdan oluşur. Lipoproteinlerin ve karbonhidratların üretiminde, proteinlerin paketlenmesinde, akrozom ve orta lamel oluşumunda görev yapar.

MALLORYCİSİMCİĞİ

Karaciğer parenkim hücrelerinde oluşan, hiyalin özelliğinde, pembe renkli, oval sitoplazmik inklüzyon cisimciği.

BARRCİSİMCİĞİ

Cinsiyet kromatini.

CİSİMLEŞTİRME

Cisimleştirmek işi.

CİSİMLENMEK

Cismi olmayan bir şey cisim durumuna gelmek, tecessüm etmek.

CİSİMLEŞEBİLMEK

Cisimleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

CİSİMLENDİRME

Cisimlendirmek işi.

CİSİMLEŞMEK

Cisim durumuna gelmek, tecessüm etmek.

MİKROCİSİMCİK

Bitki ve hayvan hücrelerinde bulunan, tek bir zarla çevrili, küçük, yuvarlak yapılar.

CİSİMLENDİRMEK

Cisimlenme işini yaptırmak.

CİSİMLEŞTİRMEK

Cisimleşme işini yaptırmak.

JOLLYCİSİMCİĞİ

Howel cisimciği.

CİSİMLEŞEBİLME

Cisimleşebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında CİSİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CİSİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CİSİMLENME

Cisimlenmek işi, tecessüm.

AŞINDIRMAK

Aşınmasına yol açmak. Bir yere çok gidip gelmek. Cisimlerin aşınmasına yol açmak.

BİLLUR

Bazı cisimlerin aldıkları geometrik biçim. Duru, temiz ve akıcı. Koç yumurtası. Kesme cam, kristal. Bu maddeden yapılmış.

BAROSKOP

Havanın içinde bulunduğu cisimlerin ağırlığı üzerine yaptığı hafifletici etkiyi gösteren ve havası boşaltılabilen bir fanus içinde terazisi bulunan fizik cihazı.

BİLEŞİM

Bileşme işi. İki veya daha çok öge bir araya gelerek yeni bir öge oluşturma, terkip. Bileşme sonucu oluşan cisim. Bir maddenin hangi kimyasal türlerden oluştuğunu belirleyen verilerin tamamı.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

BUĞU

Su buharı. Soğuk bir cisim üzerinde ince bir tabaka durumunda yoğunlaşmış sıvı.

CİSMANİ

Cisimle, bedenle ilgili. Dinî bir inanışla ilgili düşüncelere bağlı olmayarak yalnız maddi temellere dayanan, ruhani karşıtı.

CİSİMLEŞME

Cisimleşmek durumu.

CANLANDIRMA

Canlandırmak işi. Solunumu ve kalbi durmuş olan hastaya yaşama döndürülmesi için yapılmış olan işlemler bütünü. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapma, animasyon. Geçmiş bir olayın gelişmesini ve sonucunu aynı biçimde yansıtarak sunma. Tek tek resimleri veya hareketsiz cisimleri gösterim sırasında hareket duygusu verebilecek bir biçimde düzenleme ve filme aktarma işi, animasyon. Kişileştirme.

BOYUT

Bir cismin herhangi bir yöndeki uzantısı. Durum, nitelik. Film ya da fotoğrafta boyut, format. Genişlik, kapsam. Doğruların, yüzeylerin veya cisimlerin ölçülmesinde ele alınan üç doğrultudan uzunluk, genişlik ve derinlikten her biri, buut.

CİSİMCİK

Küçük cisim. Atom taneciği.

BÜYÜTEÇ

Cisimleri büyüterek gösteren alet, pertavsız.

CANLICILIK

Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.

BÜYÜTME

Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.

CAM

Soda veya potas katılmış silisli kumun ateşte eritilmesiyle yapılmış olan sert, saydam ve çabuk kırılır cisim. Tümü veya bir bölümü bu maddeden yapılmış, sırça. Kadeh, içki. Pencere.

BİLLURLAŞMA

Billur durumuna gelme. Herhangi bir cisim moleküllerinin bazı fizik ve kimya değişmeleriyle geometrik biçim alması, kristalleşme.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

CİSMEN

Cisim olarak, vücutça, bedence.