Kelimeler arşivinde; içinde "cet" olan, toplam 59 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ASCETOSPORA, ACETOBACTER
SİRACETTİN, ACETABULUM
DEFİHACET, DİNCETMEK, GANCETMEK, HINCETMEK, CETEGEYLİ, İNCETARLA, HARCETMEK, KERCETMEK, NETİCETEN, KINCETMEK, YÜCETEKİN, DERCETMEK, HACCETMEK, MERCETMEK, MACCETMEK, MEZCETMEK
NİCETMEK, ÇOCETMEK, PEUCETİA, TACETTİN, HÜCCETEN, HÖCCETEN, HARCETME, HACETMEK, HACETLER, GÜCETMEK, YÜCETEPE, YÜCETÜRK, CETERLİK, HACCETME, FÜCCETEN, MEZCETME, ZEBERCET, CETİLLİK, CETLEMÜK, CETTELEK, DERCETME, CETBECET
CETACEA, İNCETAŞ, LÜZUCET, ÖÇCETEN
TEMCET, CETVEL, HÜCCET
EBCET, ŞECET, EMCET, HACET, CETİH, CETİK, HECET, BECET
ECET
CET
CET
Dede, büyükbaba, ata.
YÜCETEKİN
Kahraman, büyük, ulu hükümdar.
ACETOBACTER
Gram negatif kimi zaman Gram değişken, mutlak aerob, katalaz pozitif, oksidaz negatif, hareketli veya hareketsiz, elipsoidal, düz veya hafif kıvrık, çubuk biçiminde bir bakteri cinsi.
ASCETOSPORA
Türbelalar, annelidler, yumuşakçalar ve kabuklularda parazitlenen Haplosporea ve Paramyxea olmak üzere iki sınıfı bulunan, polar kapsülleri ve polar iplikçikleri bulunmayan hücre içi protozoonların bir bölümü.
İNCETARLA
Adana şehrinde, Ceyhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DEFİHACET
Küçük veya büyük abdest bozma.
KERCETMEK
Alay etmek, çalım satmak.
KINCETMEK
Kırkım zamanı gelmeden koyun sırtından el ile yün koparmak.
SİRACETTİN
"Dinin kandili, dinin verdiği aydınlık, ışık; ışıklandıran, aydınlatan.".
HARCETMEK
Harcama yapmak.
DİNCETMEK
Tarlayı nadasa bırakmak.
CETEGEYLİ
Ülker yıldızı.
NETİCETEN
Sonuç olarak.
GANCETMEK
Şüphelenmek.
ACETABULUM
Karın çekmeni.
HINCETMEK
Bir şeyi döve döve ezmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde CET geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TUVALET
İnsanın dışkısıyla idrarını boşalttığı yer, abdesthane, aralık, ayakyolu, yüznumara, hacet yeri, hela, kenef, memişhane, kademhane. Sidik ya da dışkı. Vücut temizliği ve bakımı için gereken nesne. Gece kıyafeti. Yıkanma, tıraş olma, giyinme, süslenme, taranma işi.
PANTOGRAF
Bir biçimi büyülterek veya küçülterek kopya etmek için kullanılan kollu, eklemli bir cetvel türü.
MEZCETME
Mezcetmek işi.
MASTAR
Fiilin -mak / -mek veya -ma / -me ekleri alan ve ad gibi kullanılan biçimi, eylemlik: al-mak, üşü-mek, gör-me, bul-ma vb. Sıvacı ve duvarcıların, cetvel gibi kullandıkları, uzun, ensiz ve düz tahta.
SÜRGÜ
Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap.
AKAN
Ekin yığınlarını yağmurdan korumak için yığının üst tarafına yapılan hilâl şeklindeki cetvel. Bakayım, göreyim anlamında: Mehmet gel akan!. Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. Çeşme, pınar.
ÇİZGİLİK
Çizgi çizmeye yarar tahta, cetvel tahtası.
KUZUKULAĞI
Karabuğdaygillerden, nemli yerlerde yetişen, yaprakları salata olarak kullanılan, çiçekleri iki evcikli ve kırmızımtırak bir bitki, ekşikulak (Rumex acetosa).
ANSIZIN
Hatıra gelmeyen bir sırada, ani, anide, aniden, ansız, apansız, apansızın, birden, birdenbire, dangadak, defaten, durup dururken, fücceten, gürpedek, larp, larpadak, patadak, pattadak, rappadak, şakkadak, şapadanak, şappadak, şırakkadak, bedaheten, fücceten, nagehan, vehleten.
HACCETME
Haccetmek işi.
BELGİT
Senet. Bir önermeyi tanıtlamak için gösterilen ve daha önce doğru diye kabul edilen başka önerme, hüccet, burhan.
ÇİZELGE
Çizgilerle bölümlere ayrılmış kâğıt, cetvel. Kadro, kademe, basamak ve derecelerin yer aldığı liste.
TANIT
Tanıtlamaya yarayan belge veya herhangi bir şey, beyyine, hüccet. Öne sürülen bir şeyin doğruluğunu göstermede izlenen düşünce süreci.
ÇİZİM
Çizme işi. Bir şeklin belli bir kurala göre cetvel ve pergel yardımıyla çizilmesi işi. Çizilerek oluşturulmuş biçim.
ŞABLON
Üzerindeki harf ve şekillerin çevre çizgileri kalem ucu girecek biçimde oyuk olan, bu çizgilerden kalemle istenilen biçim elde edilen, metal veya plastikten cetvel. Değişik alanlarda düzeltme, belirleme, ölçme, denetleme işlerinde kullanılan ve yaptığı işe göre yapısı değişen araç. Çok kez tekrarlandığından kanıksanmış basmakalıp örnek.
KRİZOLİT
Zebercet.
İDRAR
Böbreklerde kandan süzülerek idrar yolları aracılığıyla dışarıya atılan sıvı, sidik, küçük abdest, hacet.
ARGÜMAN
Kanıt. Tez, iddia, sav. Bir çıkış kümesinin değişkeni. Bir denklem, bir eşitsizlik veya bir gök cisminin hareketine ait herhangi bir elemanın bağlı bulunduğu belli bir değer. Bir cetvelde diğer bir sayıyı bulmak için yararlanılan sayı.
KILICINA
Kalas, cetvel tahtası gibi kalınlığı eninden az olan şeyler keskin ve dar tarafı yukarı gelmek üzere, kılıçlama.
BALİNA
Balinalardan, yaklaşık uzunluğu 20 metre, ağırlığı 200 ton olan memeli hayvan, kadırga balığı, falyanos (Balaena mistycetus). Giysilerin dik ve düzgün durması için bazı yerlerine özellikle yakalarına konulan sert, esnek, yassı, dar, uzun çubuk.