İçinde CELİK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "celik" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde celik bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu celik ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında celik olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

İLİŞMEZCELİK, ÇÜRÜMENCELİK

11 harfli kelimeler

BELLENCELİK, BELLEMCELİK, BİLMEZCELİK, KESKENCELİK, KENDİNCELİK, GİZLENCELİK

10 harfli kelimeler

ERĞENCELİK, DEMEZCELİK, DÜĞÜNCELİK, DÜZMECELİK, ERGENCELİK, EĞLENCELİK, HECELİKSİZ, ÖRGEMCELİK, ŞİRİNCELİK, ÜSTENCELİK, BİLMECELİK, GÖRÜMCELİK, ÖĞRENCELİK

9 harfli kelimeler

EMMİCELİK, ÖRENCELİK, GÖRECELİK, PERİCELİK, FERACELİK, ÖNCELİKLE, ÖNCELİKLİ, ÜSTECELİK

8 harfli kelimeler

EBECELİK, GÜNCELİK, ZEVCELİK

7 harfli kelimeler

CÜCELİK, ÖZCELİK, GECELİK, HECELİK, İNCELİK, NİCELİK, ÖNCELİK, YÜCELİK

5 harfli kelimeler

CELİK

Bazı kelimelerin anlamları

CELİK

Yavru: Şu celik kuşa bak. Moloz. Çakıl, çakıl yığını. Ufak.

BELLEMCELİK

Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin.

ERĞENCELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler.

KENDİNCELİK

Bir ölçek sınarının seçimi, ölçek konum ve ağırlıklarının saptanmasında, öznel ve ölçünsüz yargılara dayanma.

GİZLENCELİK

Bayramlarda ve belli günlerde giyilen güzel elbise.

EĞLENCELİK

Şekerleme, badem, fıstık, kabak çekirdeği vb. şeyler.

KESKENCELİK

Hız. Dikkat.

DÜĞÜNCELİK

Düğün yapanlara komşuları tarafından yapılan erzak yardımı.

İLİŞMEZCELİK

(Söz sanatı terimi) Söylenmiyen kısmın önemli olduğunu telkin edecek şekilde bir konuya hafifçe temas ederek geçme.

ERGENCELİK

Evlenmemiş kız ya da erkeğin yüzünde ve boynunda çıkan sivilceler. Dul bir kadının, genç bir erkekle evlendiği zaman kocasına verdiği armağan, tazminat. Dul bir kadının evlendiği genç erkeğe verdiği hediye.

DEMEZCELİK

(Söz sanatı terimi) Bir şeyden bahsetmek istemezmiş gibi davranma suretiyle ondan bahsetme.

HECELİKSİZ

Kendi başına bir hece özeği meydana getiremiyen (seslik).

BELLENCELİK

Öğrenmek için yapılan iş, alıştırma, temrin.

BİLMEZCELİK

(Söz sanatı terimi) Birinin, bildiği belli olan bir şeyi, nükte yapmış olmak için, bilmez gibi davranması.

ÇÜRÜMENCELİK

Oyunda puan kaybetmemek için söylenir.

DÜZMECELİK

Düzmece olma durumu.

  -   -   -  

Anlamında CELİK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CELİK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÜTÇE

Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.

ÇITKIRILDIM

Aşırı incelik, dayanıksızlık ve çekingenlik gösteren (kimse).

AZ

Nicelik, nitelik, güç, süre, sayı bakımından eksik, çok karşıtı. Alışılmış olandan, umulandan veya gerekenden eksik olarak. Azot elementinin simgesi.

EDEP

Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak, incelik, terbiye.

BİLİNMEYEN

Değeri belli olmayan, bilinmedik (nicelik), bilinmez, meçhul.

CEBİR

Zor, zorlayış. Artı ve eksi gerçek sayılarla, bunların yerini tutan harfler yardımıyla nicelikler arasında genel bağlantılar kuran matematik kolu.

DOĞUŞTANCILIK

Herhangi bir canlı türünün yapısal ve görevsel gelişiminde yaşantı, öğrenme vb. edinilmiş faktörlere değil, kalıtımla ilgili olanlara ağırlık ve öncelik veren görüş, fıtriye, nativizm.

BOL

İçine girecek şeyin boyutlarından daha büyük veya geniş olan, dar karşıtı. Nicelik bakımından olağandan veya alışılandan çok, kıt karşıtı. Özel bir cam içinde likör, şarap, meyve ve maden suyu karıştırılarak hazırlanan içki.

ESNAF

Küçük sermaye ve zanaat sahibi. Başlıca düşüncesi, mesleğinin bütün inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kimse. Kötü yola sapmış olan kadın.

DEĞNEK

Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

BAĞINTICILIK

Görecelik.

AZAMİ

En çok, en üst, en büyük, en yüksek (derece, nicelik), maksimum, maksimal. Maksimum.

ÇOK

Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

DÜZEY

Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

DUYGULULUK

Tepkilerin öncelikle duygulara dayanması durumu. Uyarımları almadaki incelik. Çabuk, kolay heyecanlanma eğilimi.

ENVANTER

Bir ticaret kuruluşunun para, mal ve diğer varlıklarıyla genel olarak borçlu ve alacaklı durumlarını, nicelikleri ve değerleriyle ayrıntılı olarak gösterme. Bu durumu gösteren çizelge. Mal ve değerlere ait döküm.

ELEŞTİRİCİ

Bir işi bütün incelikleriyle değerlendiren. Yerli yersiz her şeyi eleştiren kimse.

DEĞİŞKEN

Değişme özelliği gösteren, çok değişen, değişebilir, kararsız, değişici, mütehavvil. Geometride, bir koninin odağından çıkan dikeyin konikle kesiştiği noktaya kadar olan parçanın uzunluğu, parametre. Değişik sayı değerleri alabilen nicelik. Bir istatistik bütünün belli başlı niteliklerini daha basit ve kısa olarak gösterme olanağı veren ölçülebilir büyüklük, parametre. Cebirde bir denklemin katsayılarına giren değişken nicelik, parametre.

BİLİNEN

Değeri belli olan (nicelik), bilindik, malum.

DENKLEM

İçinde yer alan bazı niceliklere ancak uygun bir değer verildiği zaman sağlanabilen eşitlik, muadele. Bir yanında olaya giren çeşitli maddelerin formülleri, öteki yanında da tepkime sonucu oluşan yeni maddelerin formülleri bulunan eşitlik.