Kelimeler arşivinde; içinde "cade" olan, toplam 16 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cade bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cade ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cade olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MÜCADELECİLİK, EBEMSECCADESİ
SECCADECİLİK
KIZILCADERE
MÜCADELECİ, KARACADERE
SECCADECİ, KOCADEMİR, KOCADEPEN
MÜCADELE, HINCADEK, KOCADERE, KOCADERT
SECCADE
AVCADE
CADE
CADE
Cadde. Arapça kökenli câdde: İşlek yol, anayol.
MÜCADELECİ
Mücadele etmeyi seven, savaşımcı.
HINCADEK
Çok ağır: Sepet hıncadek, kaldıramadım.
SECCADE
Bir kişinin üzerinde namaz kılabileceği büyüklükte, halı, kilim, post veya kumaştan yaygı, namazlık.
KOCADEPEN
Sulu, kabukları ince ve küçük bir çeşit armut.
MÜCADELECİLİK
Mücadeleci olma durumu.
KARACADERE
Konya şehrinde, Kulu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SECCADECİ
Seccade dokuyan veya satan kimse.
SECCADECİLİK
Seccadecinin yaptığı iş.
KOCADEMİR
Güçlü kuvvetli ihtiyar kimse.
KOCADERE
Küçük küfe. Çanakkale şehri, Eceabat ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Denizli ilinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Yalova şehri, Çınarcık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
MÜCADELE
Birbirlerine isteklerini kabul ettirmek için iki taraf arasında yapılmış olan zorlu çaba, savaş. Herhangi bir amaca erişmek, bir kuvvete karşı koyabilmek için bir kişi veya topluluğun güçlü, sürekli çabası, savaşım.
EBEMSECCADESİ
Gökkuşağı.
KOCADERT
Çok büyük nesne.
KIZILCADERE
Balıkesir şehri, Dursunbey ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
AVCADE
Hediye, armağan.
Bu bölümde tanımı içerisinde CADE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAVAŞMAK
Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.
GÜREŞMEK
İki kişi türlü oyunlarla birbirinin sırtını yere getirmeye çalışmak. Mücadele etmek.
CENDERELEŞMEK
Manevi baskı altında mücadele etmek.
PENÇELEŞMEK
Pençe pençeye gelmek, kavga etmek, dövüşmek. Çok uğraşmak, mücadele etmek.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
SAVAŞIMCI
Savaşım veren kimse, mücadeleci.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
UĞRAŞ
Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet. Bir güçlüğü yenmek için gösterilen sürekli çaba, mücadele. Bir kimsenin kendi isteğiyle seçerek ve zevk alarak yaptığı iş, iş güç, meşguliyet.
KAVGA
Düşmanca davranış ve sözlerle ortaya çıkan çekişme veya dövüş, münazaa. Herhangi bir amaca erişmek, bir şeyi elde etmek veya bir şeye karşı koyabilmek için harcanan çaba, verilen mücadele. Savaş.
PARTİZAN
Partici. Düşmanlarına karşı mücadele verirken cephe gerisinde silahlı harekete katılan kimse.
ASILMAK
Asma işi yapılmak veya asma işine konu olmak. Bir şey isterken karşısındakini tedirgin edecek derecede üstelemek, ısrar etmek, ileri gitmek. Bir yere tutunup sarkmak. Sonuna kadar mücadele etmek. Karşı cinsin ilgisini çekmek için rahatsız edici davranışlarda bulunmak. Hızla eline almak. Tutup çekmek. Boynuna ip geçirip sallandırılarak öldürülmek, idam edilmek.
BOĞUŞMAK
Birbirinin boğazına sarılmak, dövüşmek. Çabalamak, altından kalkmaya çalışmak, uğraşmak. Mücadele etmek.
KOMİTACI
Siyasi bir amaca ulaşmak için silahlı mücadele yapan gizli topluluk veya örgüte bağlı kimse.
NAMAZLAĞI
Üstünde namaz kılınan seccade.
NAMAZLIK
Seccade. Namazda okunan kısa sureler. Namaz süresi kadar olan.
EKONOMİZM
Her şeyin ekonomik sebeplerle belirlendiği ve işçi sınıfı mücadelesinin yalnızca ekonomik bir mücadele olduğunu ileri süren düşünce akımı.
SAVAŞIM
Herhangi bir amaca erişmek, bir güce karşı koyabilmek amacıyla bir kişi veya grubun sürekli çabası, mücadele.
KAVGACI
Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse. Bir amaç uğruna çaba harcayan, mücadele veren kimse.
SAVAŞ
Devletlerin diplomatik ilişkilerini keserek giriştikleri silahlı mücadele, harp, cenk, cidal. Uğraşma, kavga, mücadele. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla girişilen mücadele.
MİLİTAN
Bir düşüncenin, bir görüşün başarı kazanması için savaşan, mücadele eden kimse. Bir siyasal örgütün etkin üyesi. Mücadelesini zor kullanarak ve yasa dışı yollarla yapan taraftar.