İçinde BÜKLÜM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "büklüm" olan, toplam 2 tane kelime bulunuyor. İçerisinde büklüm bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu büklüm ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında büklüm olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BÜKLÜM

Kıvrım. Dönemeç, viraj.

ABÜKLÜM

Yaprakları geriye doğru kıvrık, tadı acı ve iştah verici bir ot.

  -   -   -  

Anlamında BÜKLÜM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BÜKLÜM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DÜRGÜ

Pişmiş ve durulmuş yufka ekmeği. Pişmiş ve durulmuş bir çift yufka ekmeği. Üç dört yufka ekmeğinin bir araya getirilerek dürülmüşü. Keserin çivi çakmaya yarayan kısmı. Dürülme şekli, kat. Tomar. Kefenlenmiş cenaze. Elbise veya kumaşın büklüm yeri.

GICİRİK

Parlak, kaygan: Derenin buzları gıcirik olmuş iyi kayılır. İki büklüm.

DÜRÜK

Asık, çatılmış, dargın (yüz). Dürülmüş olan. Büklüm. Suçlu, kabahatli kişi. Kulakları küçük keçi. Torba, çıkın.

ÇEVRİKTEPE

Nehir büklümlerinin yarılmasıyle, koyak düzlüğündeki akarsu yatağı ile çevrili tepecik.

BUĞULAŞTIRICI

Suyun buğu durumuna getirilmesi için kullanılan araç. Soğutma sıvısını buğu haline getirerek çevresini soğutmaya yarayan büklümlü boru.

YOĞUŞTURUCU

Damıtma işlemi sırasında içinden su akımı geçirildiğinde oluşan buharın soğutulmasıyla yeniden sıvı hâle dönüştürülmesini sağlayan camdan yapılmış araç. Buharın yoğuşmasını sağlayan büklüm boru. Buharları sıvıya dönüştürmek için soğutan aygıt.

YUMULMAK

Kapanmak, örtülmek. İki büklüm olmak. Kısılmak, örtülür gibi olmak. Kendini bir işe istekle vermek, girişmek, saldırmak, atılmak.

EBRÜM

Büklüm büklüm.

KUKARİ

Meyve toplamakta kullanılan ucu çengelli değnek (yay). Kambur, eğri, iki büklüm.

BUK

Funda, çalı. Böğürtlen sapı. Gelin. Kavun, karpuz ekilen yer. Büklüm. Kıyı. Sarmaşık. Sık çalılık.

SOLUKBURGUMSULAR

İnce, büklümleri sık ve iki ucu sivri kıvrımkılsılar soyu.

KURVATURA

Kemer, büklüm, kavis, kıvrıntı.

İNFLEKSUS

Kavis, büklüm, kıvrım.

PLİKA

Kıvrım, büklüm, dürüm.

GICIRIK

İki büklüm. Uyuz hastalığı.

YİVLİM

Dağlar arasındaki çukur yer, vadi. Büklüm.

KIVRIM

Bükülmüş, kıvrılmış şeylerin oluşturduğu kat, büklüm. Ayrım, dönemeç. Bir tatlı türü. Kıvrılma sonunda oluşan toprak dalgası.

AKRAÇ

Arkadaş. Su kabı. Derelerin büklüm, dönemeç yeri. Eğimli toprak alan. Su akan, meyilli arazi.

TAPIZ

Rahatsız, iki büklüm.