İçinde BÖLÜN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bölün" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bölün bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bölün ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bölün olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BÖLÜNEMEZLİK, BÖLÜNEBİLMEK

11 harfli kelimeler

BÖLÜNEBİLME, BÖLÜNMEZLİK, BÖLÜNEMEYEN, BÖLÜNEBİLEN, BÖLÜNEBİLİR

10 harfli kelimeler

BÖLÜNTÜSÜZ

9 harfli kelimeler

BÖLÜNTÜLÜ

8 harfli kelimeler

BÖLÜNMEK, BÖLÜNMEZ

7 harfli kelimeler

BÖLÜNEN, BÖLÜNÜM, BÖLÜNÜŞ, BÖLÜNTÜ, BÖLÜNME, BÖLÜNGÜ

5 harfli kelimeler

BÖLÜN

Bazı kelimelerin anlamları

BÖLÜN

Bir gazete veya dergide parça parça çıkan ve her parçası bir öncekinin devamı olan yazı.

BÖLÜNÜŞ

Bölünme işi.

BÖLÜNEBİLEN

kaabil -i taksim, taksimi kaabil olan.

BÖLÜNTÜLÜ

Bölüntüsü olan.

BÖLÜNÜM

Uranyum gibi ağır öğecik çekirdeklerinin kendiliklerinden ya da dıştan gelen ılıncık gibi parçacıkların etkisi ile ikiye bölünmesi.

BÖLÜNTÜSÜZ

Bölüntüsü olmayan.

BÖLÜNEMEZLİK

Bir üretim faktörünün ya da malın belli bir enaz düzeyin altında kullanılmasını engelleyen özellik.

BÖLÜNMEZ

Parçalanamaz, ayrılamaz.

BÖLÜNMEK

Belirli bölümlere, parçalara ayrılmak.

BÖLÜNEMEYEN

gayr-i kaabil-i taksim, taksimi, kaabil olmayan.

BÖLÜNTÜ

Bölünmüş parça. Fraksiyon.

BÖLÜNEBİLİR

Bölünüme uğramaya yatkın çekirdek.

BÖLÜNEBİLME

Bölünebilmek işi. Kalansız bölünür olma durumu.

BÖLÜNEBİLMEK

Bölünme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BÖLÜNMEZLİK

Bölünmez olma durumu.

BÖLÜNEN

Bir bölme işleminde eşit bölümlere ayrılması gereken miktar veya sayı.

  -   -   -  

Anlamında BÖLÜN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BÖLÜN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CÜZ

Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri. Kur'an'ın bölünmüş olduğu otuz parçadan her biri. Fasikül.

CAMLIK

Camlı çerçeve ile bölünmüş yer. Çiçek, sebze vb. bitkileri dış etkenlerden korumak için yapılmış küçük limonluk, camekân.

AYRIŞMA

Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.

AMİTOZ

Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.

BİREY

Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert.

BÖLEN

Bir bölme işleminde bölünen sayının kaç eşit parçaya ayrıldığını gösteren sayı.

DEKSTRİN

Nişastanın bölünmesinden elde edilen zamklı bir madde (C6 H10 O5).

AYRIŞMAK

Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.

BÖLÜNME

Bölünmek işi. Hücrelerin, belli bir büyüklüğe ulaştığında eşit bölümlere ayrılıp çoğalması. Yarışta toplu olarak koşarken birbirinden ayrılma.

BİRLİK

Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

DİLİMLENMEK

Dilimlere bölünmek veya ayrılmak.

BÖLÜMSEL

Bölünme ile ilgili, kısmi.

BÖLÜTLENME

Döllenmiş yumurtanın blastulayı oluşturuncaya dek art arda bölünmesi.

ATOMCULUK

Evrenin, bölünmez parçaların kümelenmesinden oluştuğunu ileri süren öğreti.

AN

Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

ASKAT

Herhangi bir ölçü biriminin bölündüğü eşit parçalardan her biri.

DAĞILMAK

Toplu durumdayken ayrılıp birbirinden uzaklaşmak. Yavaş yavaş kaybolmak, yok olmak. Karışık duruma gelmek, düzeni bozulmak. Bir topluluğun, kuruluşun varlığı son bulmak, fesholunmak, münfesih olmak. Değer ve birimler belli etkenlerle, oranlı olarak bölünmek. Parçalanarak yayılmak, ufalanmak. Birliği, beraberliği bozulmak.

BÖLÜT

Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka.

BAKTERİ

Toprakta, suda, canlılarda bulunan, çürüme, mayalanma veya hastalıklara yol açan, küresel, silindirimsi, kıvrık biçimli olan, bölünerek çoğalan, klorofilsiz, tek hücreli canlı.