İçinde BİÇMEK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "biçmek" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde biçmek bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu biçmek ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında biçmek olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BİÇMEK

Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.

EBİÇMEK

Çocuğu sırtına almak, sırtlamak.

BİÇMEKAYA

Tunceli kenti, Pınarlar nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında BİÇMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BİÇME

Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.

BİŞMEK

Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.

KOCAORAK

Yonca, çayır biçmek için kullanılan orak. (Akçaşar Yalvaç Isparta).

EKİNER

Ekin ekip biçmekle uğraşan kimse, çiftçi.

TARTMAK

Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.

HONDERMEK

Ekin biçmek.

DEĞERLENDİRMEK

Bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanmak. Değer kazandırmak, kıymetlendirmek. Değer biçmek. Bir şeyin özünü, önemini, nitelik ve niceliğini belirlemek.

KIRÇMAK

Bir şeyi çekerken koparmak. Bir vuruşta biçmek. Kırılmak, burkulmak : Beygirin ayağı kırçıldı. Bir şeyi dişle kesmek, koparmak. Bir şeyi sert iki cisimle ezerek koparmak. Kardan ve yağmurdan önce hava bulanmak : Hava yine kırçmaya başladı.

TIRPANLAMAK

Tırpanla biçmek. Bir şeyi ortadan kaldırmaya, yıkmaya girişmek. İstemediği kişilerin görevlerine son vermek. Bir topluluğu yok etmek, kırıp geçirmek.

KORUH

Otunu biçmek için korunan tarla. Yerine göre hudut gösteren taş yığınları.

BIŞMAK

Biçmek. Pişmek.

ÇAPLAMAK

Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.

ELORA

Nohut ve mercimek gibi bitkileri biçmekte kullanılan orağa benzer araç. (Kandilli Bozüyük Bilecik; Seydali, İnönü Eskişehir).

YONTMAK

Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek. Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak. Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek.

BİÇİVERMEK

Ansızın veya çabucak biçmek.

DÖRMEK

Yaramazlık yapmak, etrafındakileri rahatsız etmek. Dolaşıp durmak. Toplamak, devşirmek: Ortalığı dördüm. Domuz burnu ile yeri kazımak. Tavuk yeri eşelemek. Biçmek: Ekin dördüm. Karıştırmak.

EKMEK

Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.

GIRÇMAK

Kesmek, biçmek, koparmak. Kaçıp gitmek.

MERENDİ

Çeltik biçmek için kullanılan küçük tırpan.

BIÇKI

Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.