Kelimeler arşivinde; içinde "birike" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde birike bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu birike ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında birike olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİRİKEBİLMEK
BİRİKEBİLME
BİRİKEÇ
BİRİKE
BİRİKE
Hazine, mahzen, sarnıç.
BİRİKEÇ
Aritmetiksel ya da mantıksal bir işlemin sonucunun saklandığı herhangi bir yazmaç. Elektrik erkesi biriktiren, iki metal üşek ile üşersel bir çözeltiden oluşan ve boşalınca yeniden doldurulabilen aygıt.
BİRİKEBİLME
Birikebilmek işi.
BİRİKEBİLMEK
Birikme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİRİKE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KÜKÜRTATAR
Kükürtlü buhar çıkaran ve üzerinde kükürt biriken alan.
AVDA
Pekmezin üzerine biriken beyazlık.
AKBAR
Üstübeç. Peynir, turşu, sirke gibi şeylerin üzerinde biriken beyaz köpük.
DRENAJ
Toprakta bitkilerin yetişmesine zararlı olan fazla suların akıtılması, akaçlama. Yarada biriken sıvıyı akaçla boşaltma.
AKER
Sigara ağızlığında biriken kir, zifir. Dürüst, güvenilir erkek.
UYKULUK
Kasaplık hayvanların timüs ve pankreas bezlerine verilen ortak ad. Dalak. Karaciğer. Kundaktaki çocukların avucunda biriken kir.
BUZKAR
Sürekli kar sınırının üstünde, buzyalaklarında yığılıp, biriken ve buzulları oluşturan buzlaşmış karlar. Kalımlı kar alanlarında buzdan bir çimento ile yoğunlaşmış, buz kristallerinden bileşik kar, buzul kar.
ÇAPAK
Göz pınarında ve kirpiklerde birikerek pıhtılaşan veya kuruyan akıntı. Metal veya toprak eşya kenarlarında bulunan pürüz. Madenler dövülürken sıçrayan ince, ufak parça. Sazan familyasından, vücudu yandan basık, 50 santimetre uzunluğunda, 4-5 kilogram ağırlığında, sarı pullu, eti tatsız, kılçıklı bir tatlı su balığı (Abramis brama).
TRAVERTEN
Birtakım kaynak sularının dibinde biriken, kalkerli veya silisli tortu, pamuk taşı.
YÜK
Araba, hayvan vb.nin taşıdığı şeylerin hepsi. Birinin üzerine almak zorunda kaldığı ağır görev. Bir cismin yüzeyinde biriken elektrik miktarı. Yüklük. Yüz bin kuruşluk mal veya tutar. Araba, hayvan vb.nin taşıyabildiği miktar. Eşya. Bir şeyin ağırlığı. Doğacak bebek. Tedirginlik veren şey, engel.
ÇAN
İçi oyularak kurutulmuş patlıcan. Kağnıda yanlara konan ağaç. Değirmenlerde tahılın bitmesini haber veren, taş üzerine sarkan ipe bağlı maden parçaları. Lavabo, banyo. İyi burulmadığı için ne tam burulmuş ne de boğa olarak kalabilmiş öküz. İçinden sarkan tokmağının kenarlara vurmasıyla ses çıkaran madenden araç, kampana. Çanakkale iline bağlı ilçelerden biri. Yarışlık koşularında, sayı dönülerini ve son dönüyü koşuculara bildirmek için, dönü başlarında çalışan çan. Yumruk oyunu dönemlerinin başlangıç ve bitimini bildirmek için kullanılan uyarıcı. Araba tekerlerinde biriken çamuru temizlemekte kullanılan demir parçası. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Elâzığ kenti, Çan nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇOPLAN
Suyun akıntılı yeri, su çevirisi. İki tepe arasındaki dar ve çukur yer. Su biriken yer.
İŞEMEK
İdrar torbasında biriken sidiği dışarı atmak, çiş yapmak.
OBRUK
Çok yemek yiyen, çok iştahlı. İçinde su biriken çukur yer, doğal kuyu. İçbükey. Delik.
AFAR
Ispanak ve benzeri sebzelerle yapılan börek, pide. Diş diplerine biriken sert kir, tartre. Bahçe ve bostanlardaki kalıntı, bir şeyin en son kalan döküntüsü.
CEBLE
Kuş sürüsü. Durgun suda biriken yosun.
AKİR
Eritilen yağın dibinde biriken tortu. Yağ ve yoğurt gibi maddelerin ekşi tortusu. Bir sıvının dibindeki birikinti, tortu. Hakaret anlamında.
CUMBULAK
Takla. İyi su biriken yatak.
BALH
Su kaynatılan kaplarda biriken kireç tabakası: Samavarın içi balh tutup. Suyun bayatlamasından oluşan tortu.
KURUM
Ocak bacalarında biriken veya çevrede savrulan kalın is. Kendini büyük ve önemli gösterme davranışı, büyüklenme, gösteriş, azamet, tekebbür. Evlilik, aile, ortaklık, mülkiyet gibi köklü bir yapıyı içeren, genellikle devletle ilişkisi olan yapı veya birlik, müessese.