Kelimeler arşivinde; içinde "baştan" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde baştan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu baştan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında baştan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAŞTANKARAGİLLER
BAŞTANIMAZLIK, HACIBAŞTANLAR
BAŞTANKARAYA
BAŞTANKARA, BAŞTANAYAK, BAŞTANIMAZ, BAŞTANSAMA, KARABAŞTAN
BAŞTANBAŞ
BAŞTANER, BUBAŞTAN
OBAŞTAN
BAŞTAN
BAŞTAN
Başından alarak, bir kez daha, yeniden.
BAŞTANKARAYA
Gelişigüzel, baştan savma, uluorta, körü körüne.
BAŞTANIMAZ
Asi, isyancı, düzen bozucu.
OBAŞTAN
Şafak sökmeden, erkenden, sahur vakti.
BAŞTANKARA
Ötücü kuşlar takımının baştankaragiller familyasından, Kuzey Afrika, Avrupa ve Asya'da yaşayan, böcek yiyerek tarıma yararlı olan, oldukça kısa, güçlü ve sivri gagalı, çeşitli renklerde olabilen bir tür kuş (Parus major).
BAŞTANBAŞ
En iyi, ekstra.
BAŞTANSAMA
Gelişigüzel, baştan savma, uluorta, körü körüne.
BAŞTANKARAGİLLER
Omurgalı hayvanların ötücü kuşlar takımından yüz kadar kuş türünü içine alan geniş bir familya.
BAŞTANER
Kalın kereste.
BAŞTANAYAK
İtaatsiz, söz dinlemez kimse: Ahmet ağanın çocuğu çok baştanayak.
BAŞTANIMAZLIK
Baştanımaz olma durumu.
HACIBAŞTANLAR
Manisa şehrinde, Gölmarmara ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KARABAŞTAN
Serçegillerden, eti için avlanan siyah tüylü bir kuş, karatavuk.
BUBAŞTAN
Hemen, yakınca: Yola, bubaştan çıkarsak serinde yürürüz.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAŞTAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GELİŞİGÜZEL
Herhangi bir, baştan savma, rastgele, lalettayin. Üstünkörü.
DEVRETMEK
Dönmek, dolaşmak. Baştan sona değin okumak, bitirmek. Bir malın mülkiyetini, bir mal üzerindeki hakkı başkasına geçirmek. Aktarmak.
FINDIKKIRAN
Fındık ve buna benzer kabuklu yemişlerin kabuğunu kırmaya yarayan araç. İşveli, şuh, baştan çıkarıcı kadın.
ÇARŞAF
Yatağın üstüne serilen veya yorgan kaplanan bez örtü. Kadınların kullandığı ve baştan örtülen, pelerinli, eteklikli sokak giysisi.
GRANDİ
Geminin baştan ikinci direği.
ISMARLAMA
Ismarlamak işi, sipariş. Ismarlanarak yaptırılan, sipariş edilen, hazır karşıtı. İçten olmayan, baştan savma.
AYARTMAK
Baştan çıkarmak, doğru yoldan saptırmak. Kandırmak. Birini, çalıştığı yerden ayırıp başkasının yanında çalışmaya kandırmak.
KAZAK
Baştan geçirilerek giyilen, genellikle kollu, örme üst giysisi. Karısına söz geçirebilen, dediğini yaptırabilen erkek, kılıbık karşıtı. Rusya'da ve İran'da ayrı bir sınıf oluşturan atlı asker. Jokeylerin giydiği, göz alıcı renklerde bir ceket türü. Güney Rusya'da yaşayan Slavlaşmış bir topluluk ve bu topluluktan olan kimse. Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse.
FANTA
Mavimsi yeşil renkli bir tür baştankara, dağ isketesi.
KAPKAÇÇI
Kapıp kaçmak yoluyla hırsızlık yapan kimse. Üstünkörü, gereken önem verilmeyen, baştan savma, alelade.
HATMETMEK
Kur'an'ın tamamını okumak. Herhangi bir kitabı baştan sona kadar tekrar tekrar okumak. Sona erdirmek, bitirmek.
BAĞICI
Büyücü. Baştan çıkarıcı.
İĞFAL
Bir kadını aldatma, baştan çıkarma. Irzına geçme. Aldatma, ayartma, kandırma, baştan çıkarma.
ORTANCA
Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan. Taşkırangillerden, kırmızı, pembe veya mor renkli çiçeklerini yaz başında açan, gölgelik yerlerde yetiştirilen bir süs bitkisi (Hydrangea hortensia). Büyüklük, irilik bakımından üç nesne arasında sondan veya baştan ikinci gelen.
EZGİ
Belli bir kurallara göre düzenlenmiş, kulağa hoş gelen ses dizisi, haz, nağme, melodi. Üzüntü, sıkıntı. Kulağa hoş gelen ses veya söz dizisi. Gidiş, yol, tarz, tempo. Bir müzik parçasında baştan sona kadar belirli yerlerde tekrarlanan ses dizisi.
MACERA
Baştan geçen ilginç olay veya olaylar zinciri, serüven, sergüzeşt, avantür. Olmayacakmış gibi görünen iş.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
ÇİZİKTİRMEK
Çabucak çizmek, çızıktırmak. Baştan savma yazmak.
AYARTI
Baştan çıkarma.