Kelimeler arşivinde; içinde "başar" olan, toplam 41 tane kelime bulunuyor. İçerisinde başar bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu başar ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında başar olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YENİASLANBAŞAR, BAŞARILABİLMEK
BAŞARILABİLME
BAŞARISIZLIK, BAŞARIVERMEK, BAŞARABİLMEK
BAŞARGANLIK, BAŞARILIKLI, BAŞARAKAVAK, BAŞARABİLME, BAŞARILILIK, BAŞARIVERME, BAŞARUMAMAK
BAŞARILMAK
BAŞARTMAK, BAŞARUKLU, BAŞARIKLU, BAŞARIKLI, BAŞARIĞÇI, BAŞARILMA, BAŞARISIZ, BAŞARATLI
BAŞARMAK, BİNBAŞAR, BİLBAŞAR, BAŞARTMA, BAŞARMAN, BAŞARMAH, BAŞARKÖY, BAŞARGAN, BAŞARILI
BAŞARIŞ, BAŞARAN, BAŞARAT, BAŞARMA, BAŞARET, BAŞARIM, BAŞARIK
BAŞARI, BAŞARA
BAŞAR
BAŞAR
"Bir işi istenilen biçimde bitir" anlamında kullanılan bir isim". Trabzon ilinde, Maçka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BAŞARIVERMEK
Çabucak başarmak.
BAŞARABİLME
Başarabilmek işi.
BAŞARGANLIK
İş yapabilme ya da bir edim sürecini başarıyla sonuçlandırma yeteneği olarak beliren, beceri ya da başarı ölçüsü olarak kullanılan edebilme gücü.
YENİASLANBAŞAR
Şırnak şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
BAŞARABİLMEK
Başarma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAŞARISIZLIK
Başarısız olma durumu, muvaffakiyetsizlik.
BAŞARILABİLME
Başarılabilmek işi.
BAŞARUMAMAK
Tahammül edememek, dayanamamak, başa çıkamamak.
BAŞARAKAVAK
Konya ili, Sille bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
BAŞARTMAK
Başarma işini yaptırmak.
BAŞARILILIK
Başarılı olma durumu.
BAŞARILIKLI
Başarılı, becerikli.
BAŞARILABİLMEK
Başarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAŞARILMAK
Başarma işine konu olmak.
BAŞARIVERME
Başarıvermek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAŞAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BECERİ
Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.
DOKTOR
Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.
BAŞARILMA
Başarılmak işi.
ÇAKMAK
Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.
BAŞARILI
Başarı gösteren, muvaffakiyetli. Başarılmış, üstesinden gelinmiş. Başarılı bir biçimde, başarı göstererek.
DENEMEK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek. Bir işe, başarmak amacıyla başlamak, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek.
BAŞARISIZ
Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.
BAŞARMA
Başarmak işi.
DİPLOMA
Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname.
AKAMET
Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.
ÇABALAMAK
Güç bir durumdan kurtulmaya uğraşmak. Bir işi başarmak için uğraşmak, gayret etmek.
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
DESTANLAŞMAK
Olağanüstü kahramanlık ve başarı göstermek.
ÇUVALLAMAK
Çuvala doldurmak. Başaramamak.
DERECE
Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.
ÇARŞAFLAMAK
Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.
DORUK
Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.
BAŞARIM
Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.