Kelimeler arşivinde; içinde "bağıl" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bağıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bağıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bağıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BAĞILYÜKSEKLİK
BAĞILNEMLİLİK
BAĞILDAK, BAĞILLIK, BAĞILCAK, BAĞILNEM
BAĞILLI
BAĞIL
BAĞIL
Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.
BAĞILLI
Isparta ili, Eğirdir ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Isparta şehrinde, Gelendost ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
BAĞILDAK
Bağırdak.
BAĞILNEMLİLİK
Belli bir sıcaklıkta, havanın saltnemi ile taşıyabileceği en çok nem arasındaki oran. bk. saltnemlilik.
BAĞILCAK
Koyunların kaçmasını önlemek için çobanın uyumadan önce bir ucunu kendine, bir ucunu da koyunlardan birine bağladığı ip.
BAĞILYÜKSEKLİK
Herhangi bir yerin (örneğin bir dağın), anataban düzeyi olan deniz yüzünden değil de, kendi tabanına göre ölçülen yüksekliği.
BAĞILNEM
Hava içinde bulunan su buharı ağırlığının, aynı koşullardaki havanın emebileceği su buharının ağırlığına oranı. Belirli bir sıcaklıkta havada bulunabilen en çok su niceliğinin oranı. (Bir film, çok nemli yerlerde bulunduğu vakit duyarkatında, tabanında ayrışma ortaya çıktığı gibi, nemsiz (kuru) havada da büzülmeye uğrar. Film koruması için en uygun bağılnem % 46-60 arasıdır).
BAĞILLIK
Görece olma durumu, izafiyet, rölativite.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAĞIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÜRÜKLENİM
Bir nesne ile ağdalı bir akışkan, bağıl devinim içinde bulunduğunda nesnenin devinime karşı gösterdiği direnim.
GÖRECE
Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.
BULANIKLIKÖLÇER
Katı asıltı dizgelerinde, bağıl ışık geçirimini ölçerek asıltı derişimini ya da yüzey alanını belirleyen aygıt.
BAĞIRDAK
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
İZGEÖLÇÜM
Işınım erkesinin, ışığın dalga boyunun ya da sıklığının işlevi olarak bağıl ölçümü.
MİKOTOKSİN
Mantarlar tarafından meydana getirilen herhangi bir zehirli madde. Mantarlar tarafından üretilen toksinler. Genellikle oda sıcaklığında ve % 15 bağıl nemin üzerindeki ortamlarda saklanan yem maddelerinde bulunan mantarlar tarafından üretilen ve bunları içeren yemlerin yenmesi sonucunda hayvanlarda zehirlenme ve ölümlere neden olan çok güçlü etkili bir zehir türü.
ELEKTRONEGATİFLİK
Elementlerin, katıldıkları kimyasal bağdaki elektronlara sahip olma eğilimlerinin bağıl ölçüsü. Genel olarak, periyodik sistemin sağ üst kısmında yer alan elementlerin elektronegatiflikleri yüksektir En elektronegatif element olan Florun elektronegatifliği itibari olarak 4,00 kabul edilmiş ve diğer elementlerin elektronegatiflikleri buna göre sıraya dizilmişlerdir.
TRİBOLOJİ
Sürtünme bilimi. Özellikle sürtünme, yağlanma ve aşındırma gibi bağıl harekette birbirini etkileyen yüzeyleri inceleyen bilim dalı.
SALTNEMLİLİK
Herhangi bir yer ve zamanda, bir metre küp havada bulunan ve gram birimiyle belirlenen su buğusu niceliği, bk. bağılnemlilik.
NEMGÖZLER
Havadaki nem tutarının saltık ya da bağıl değerini gösteren aygıt.
NEMÖLÇÜM
Değişik amaçlar için, havadaki nem tutarının saltık ya da bağıl değerlerini izleme.
SIZIM
Basınç altındaki uçunların küçük gözeneklerden geçişi; özdeş koşullarda değişik ucunların bağıl sızım hızları değişiktir.
DERİŞİM
Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle veya hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle veya hacmine oranı, konsantrasyon. Belli bir oylumdaki ya da belli ağırlıktaki çözeltide çözünen özdek tutarı. Birim oylumdaki mol ya da eşdeğer ağırlık sayısı türünden çözünenin ağırlık ya da oylumca yüzdesi. Bir karışımdaki bileşenlerin bağıl miktarlarını gösteren büyüklük. Bir karışımın, çözeltinin veya bir maddenin belirli bir kütle veya hacminde bulunan herhangi bir bileşenin miktarı. Bir element, faz ya da özdeğin, bir ötekisi içinde bulunma yüzdesi ya da oranı.
AKIŞKANSILIK
Akışkanların, kendi içlerindeki bağıl devinime gösterdikleri direnme özelliği.
TOPOLOJİ
Geometrik cisimlerin nitelikleriyle ilgili özelliklerini ve bağıl konumlarını, biçim ve büyüklüklerinden ayrı olarak alıp inceleyen geometri dalı.
LAKTOMETRE
Sütün bağıl yoğunluğunu saptamak için kullanılan hidrometre.
ZERANOL
Özellikle 12-14 santigrat derece ve yüzde 15 bağıl nemin üzerindeki sıcaklıklarda depolanan mısır tanelerinde, Fusarium graminearum, F. tricinctum, F. oxysporum, F. sporotrichioides ve F. moniliforme türü mantarlar tarafından üretilen, anabolik amaçla kullanılan ve östrojenik özelliğe sahip, fenolik rezorsilik asit lakton türevi bir mikotoksin, relgro.