Kelimeler arşivinde; içinde "barış" olan, toplam 12 tane kelime bulunuyor. İçerisinde barış bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu barış ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında barış olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BARIŞSEVERLİK
BARIŞTIRMAK
BARIŞÇILIK, BARIŞIKLIK, BARIŞSEVER
BARIŞÇIL, BARIŞMAK
BARIŞÇI, BARIŞIK, BARIŞMA, KABARIŞ
BARIŞ
BARIŞ
Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.
BARIŞIKLIK
Barışık olma durumu.
BARIŞÇI
Barışsever. Barışı amaçlayan, barışı öngören.
BARIŞMAK
İki taraf, aralarındaki dargınlığı kaldırmak, uzlaşmak, anlaşmak. Sevmek, zevk almak.
BARIŞÇIL
Barışsever.
BARIŞTIRMAK
Barışmalarını sağlamak, ara bulmak.
KABARIŞ
Kabarma işi.
BARIŞÇILIK
Barışseverlik.
BARIŞSEVER
Barışı seven, barışçı, barışçıl, sulhçu, sulhsever, sulhperver.
BARIŞSEVERLİK
Barışsever olma durumu, barışçılık, barışçıllık, sulhçuluk, sulhseverlik, sulhperverlik.
BARIŞIK
Başkası ile barış durumunda bulunan, dargın veya düşman olmayan.
BARIŞMA
Barışmak durumu, uzlaşma, anlaşma.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MUSLİHANE
Barışçı bir yolla.
ARIÇ
Araba oku. Hayvanların koşulduğu okun arabaya bağlı olduğu çatal kısım. Barış.
UNESCO
1946 yılında kurulan BM'ye ait özel bir kurum. 44 kurucu ülkeden oluşur. Bu kurumun merkezi Paris'tedir. UNESCO; dil, din, ırk gözetmeyen ve dünyanın barışı için, insan haklarına sahip çıkan bir kuruluştur.
HAZARİ
Barışla ilgili, seferî karşıtı.
HAZAR
Barış. VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse.
GEÇİŞSİZ
Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.
DÜZENLİK
Geçim, uyuşma. Rahat, asayiş, barışıklık, dirlik, intizam.
SULH
Barış.
ABDÜSSELAM
Barışçı olan Tanrı'nın kulu.
ARKADYA
Vergilius'un kırsal koşuklarında, evren mutluluğu güden özellikleriyle ulaşılması istenen barışçı bir ülkenin simgesi sayılan, basit çobanlar ve avcılar ülkesi Pelopones'e verilen ad.
GENELKURMAY
Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.
SUBAŞI
Şehirlerin güvenlik işlerine bakan görevlilerin başı. Osmanlılarda kapıkulu süvarileri arasından, savaş zamanı güvenlik işlerine bakmak, barış zamanı da vergi toplamak işleri için ayrılan kimse. Rumeli'de çiftlik kâhyası. Acemi ocaklarında küçük aşamalı subay.
SULHSEVERLİK
Barışseverlik.
SULHÇULUK
Barışseverlik.
ARINÇ
Temiz, saf, arı. Barış, huzur.
SULHPERVER
Barışsever.
SULHSEVER
Barışsever.
ATIŞMAK
Tartışmak. Çocuk oyunlarında ebeyi veya takımda olanları belirlemek için karşılıklı olarak adım atmak. Kendisine dargın olan bir kimseye barışıkmış gibi söz söylemek.
STRATEJİ
İzlem. Bir ulusun veya uluslar topluluğunun, barış ve savaşta benimsenen politikalara destek vermek amacıyla politik, ekonomik, psikolojik ve askerî güçleri bir arada kullanma bilimi ve sanatı, sevkülceyş.
SULHÇU
Barışsever.