Kelimeler arşivinde; içinde "ağrı" olan, toplam 93 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağrı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ağrı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağrı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇAĞRIŞTIRABİLMEK, ÇAĞRIŞTIRIVERMEK
ÇAĞRIŞTIRABİLME, ÇAĞRIŞTIRIVERME
ÇAĞRILABİLMEK, BAĞRIŞABİLMEK, ÇAĞRIŞIMCILIK
YAĞRINLAŞMAK, ÇAĞRILABİLME, BAĞRIŞABİLME, ÇAĞRIŞTIRMAK, BAĞRIŞTIRMAK
BAĞRIŞTIRMA, ALÇAĞRITMAK, ÇAĞRIŞTIRMA, ÇAĞRIŞIMSIZ, ÇAĞRIŞIMSAL, ÇAĞRIŞTIRIŞ, BAĞRIYIRTIK
YAĞRINDALI, BAĞRIBÜTÜN, AĞRISIZLIK, ÇAĞRIŞIMLI, ÇAĞRIŞIMCI, GANNAĞRISI, ÇAĞRICILIK, BAĞRIYANIK, BAĞRIYARIK
BAĞRINMAK, BAĞRILMAK, BERENAĞRI, BELENAĞRI, BAĞRIKURT, BAĞRIKATI, KAĞRIŞMAK, BAĞRIKARA, BAŞAĞRISI, BAĞRIACIK, BAĞRIAÇIK, KURTBAĞRI, ÖZELÇAĞRI, ÇAĞRIŞMAK, GÜZELAĞRI, GELEMAĞRI, BAĞRIŞMAK, ÇAĞRILMAK
YAĞRINLI, İNCEAĞRI, İÇAĞRISI, ÇAĞRINUR, KARAAĞRI, YAĞRIDAL, TÜMÇAĞRI, ÇAĞRIŞAN, ÖZAĞRISI, SAĞRILIK, ÇAĞRISIZ, BAĞRIŞMA, AĞRITMAK, ÇAĞRILIK, ÇAĞRILIŞ, ÇAĞRILMA, ÇAĞRIŞIM, ÇAĞRIŞMA, BAĞRILMA, BAĞRINTI, ÇAĞRIBEY
AĞRISIZ, BENAĞRI, TAŞAĞRI, AĞRITMA, SAĞRILI, SAĞRICA, AĞRIMAK, YAĞRINI, ÇAĞRICI, ÇAĞRILI, DAŞAĞRI
KAĞRIK, BAĞRIŞ, GAĞRIK, SAĞRIÇ, AĞRILI, ÇAĞRIM, BAĞRIK, AĞRIMA, YAĞRIN, YAĞRIK
ÇAĞRI, YAĞRI, SAĞRI, GAĞRI
AĞRI
AĞRI
Vücudun herhangi bir yerinde duyulan şiddetli acı. Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
BAĞRIŞTIRMAK
Bağırmasına yol açmak, hep birden bağırtmak.
ÇAĞRILABİLME
Çağrılabilmek işi.
BAĞRIŞABİLMEK
Bağrışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
BAĞRIŞABİLME
Bağrışabilmek işi.
ÇAĞRIŞTIRABİLMEK
Çağrıştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAĞRIŞIMCILIK
Bütün bellek işlemlerini, aklın bütün ilkelerini hatta bellek hayatının hepsini, düşüncelerin çağrışımı ile açıklamak isteyen öğreti. Tüm zihinsel işlemleri ve usun bütün ilkelerini düşüncelerin çağrışımı ile açıklamaya çalışan felsefe görüşü. Nedensellik ve ereklilik gibi zihinsel ilkelerin aslında sürekli yaşantılar sonucu elde edilen alışkanlıkların ürünü olduğunu ileri süren öğreti. Anlık süreçlerinin öncelikle uyaran, düşünü ve kavramlar arasında, zaman ve yer birliği yolu ile kurulan çağrışım ilişkilerinden oluştuğunu savunan öğreti.
ÇAĞRILABİLMEK
Çağrılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ÇAĞRIŞTIRMA
Çağrıştırmak işi.
ÇAĞRIŞTIRIVERME
Çağrıştırıvermek işi.
ÇAĞRIŞTIRIVERMEK
Çabucak veya ansızın çağrıştırmak.
BAĞRIŞTIRMA
Bağrıştırmak işi.
ALÇAĞRITMAK
Alçaltmak, hafifletmek.
ÇAĞRIŞTIRMAK
Bir çağrışıma yol açmak. Akla getirmek, hatırlatmak, andırmak. Benzemek, andırmak.
YAĞRINLAŞMAK
Birbirine arka olmak, muzaheret etmek.
ÇAĞRIŞTIRABİLME
Çağrıştırabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞRI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANESTEZİ
Canlı vücudunun tümünde veya bir bölgesinde ağrı, ısı, ışık ve dokunma gibi tüm duyuların ortadan kaldırılması, duyu yitimi. Belirli bir sinirin hasarına bağlı olarak vücutta ilgili bölgede ortaya çıkan duyu olmaması.
AĞRILI
Ağrıyan, ağrısı olan. Ağrı ilinden olan kimse.
ANDIRMAK
Benzer yanları bulunmak, çağrıştırmak.
AĞRITMAK
Ağrımasına yol açmak.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
AĞRITMA
Ağrıtmak işi.
AĞRISIZ
Ağrısı olmayan. Dertsiz, tasasız. Ağrı olmaksızın.
ANALJEZİK
Ağrı kesici.
ASPİRİN
Ağrı kesici, ateş düşürücü ve kanı sulandırıcı olarak kullanılan beyaz renkli hap.
AĞRISIZLIK
Ağrısız olma durumu.
AH
İlenme, beddua. (a:h) Ağrı, acı duyulduğunda söylenen bir söz. (a:h) Sesin tonuna göre pişmanlık, öfke, özlem, beğenme, sevgi vb. duygular anlatan bir söz.
BAĞRIŞMA
Bağrışmak işi, birlikte bağırma.
ANALJEZİ
Ağrı yitimi.
ACITMAK
Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.
BAKAYA
Askerlik çağına girenlerden son yoklamalarını yaptırarak askerlik kararı aldırdıkları hâlde çağrıldıklarında gelmeyen veya gelip de kıtalarına gitmeden toplandıkları yerlerden ayrılanlar. Ait olduğu yıl içinde toplanamayıp ertesi yıla kalan vergiler. Kalıntılar.
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.
APEL
Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılmış olan ödeme çağrısı.
AĞRIMAK
Vücudun bir yeri ağrılı durumda olmak.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
AY
Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.