Kelimeler arşivinde; içinde "ayrıca" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ayrıca bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ayrıca ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ayrıca olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AYRICALIKSIZLIK
AYRICALIKLILIK
AYRICALIKSIZ
AYRICALIKLI
AYRICALIK, AYRICASIZ
AYRICALI
AYRICA
AYRICA
Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.
AYRICALI
Ayrık.
AYRICALIKSIZ
Ayrıcalığı olmayan, ayrıcalık tanınmayan, imtiyazsız.
AYRICALIKLI
Ayrıcalığı olan, ayrıcalık tanınan, imtiyazlı.
AYRICALIK
Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.
AYRICALIKSIZLIK
Ayrıcalıksız olma durumu.
AYRICASIZ
Ayrı tutulmadan, istisnasız bir biçimde.
AYRICALIKLILIK
Ayrıcalıklı olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYRICA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İMTİYAZSIZ
Ayrıcalıksız.
KARTON
Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart.
BERAT
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.
HAVAS
Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.
KAPİTÜLASYON
Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.
KAST
Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri.
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık. Gedik. Fabrika kurmak, maden işletmek vb. için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin.
MUAF
Bağışlanmış, affedilmiş. Özgür, serbest. Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
KIYAK
Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.
İMTİYAZLI
Ayrıcalıklı.
AYRIYETEN
ayrıca.
HALKÇILIK
Bireyler arasında hiçbir hak ayrılığı görmeme, topluluk içinde hiçbir ayrıcalık kabul etmeme görüş ve tutumu, popülizm. XX. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkan, yoksul halkın yaşayışı ve duyguları üzerinde duran bir edebiyat çığırı, popülizm.
İSTİSNASIZ
İstisnası olmadan, ayrıksız, ayrıcasız, bilaistisna.
İLTİMAS
Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma.
HATTA
Bile, hem de. (ha'tta:) Üstelik, ayrıca.
BAŞKACA
Ayrıca.
ANTRPARANTEZ
Söz arasında, sırası gelmişken. Ayrıca.