Kelimeler arşivinde; içinde "ayağa" olan, toplam 10 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ayağa bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ayağa ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ayağa olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAYAĞANLIK, KAYAĞANTAŞ, SARAYAĞASI
ÇAYAĞACI, AYAĞALTI
KAYAĞAN
AYAĞAN, BAYAĞA, TAYAĞA
AYAĞA
AYAĞA
Ağabey. Ağabey anlamında seslenme ünlemi.
AYAĞALTI
Ayak altı, ortalık yer. Ayakaltı, orta yer.
KAYAĞAN
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak.
SARAYAĞASI
İçağalardan biri olup, saraylarda oturanlara hizmet etmek ve sarayları korumakla görevli kişi.
ÇAYAĞACI
Tavla vb. oyunlarda sürekli yenilip bir şeyler ısmarlamak zorunda kalan kimse.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.
AYAĞAN
Biçilmesi sona bırakılan zayıf ekin.
TAYAĞA
Sopa : Tayağa ile pamuk atarlar.
KAYAĞANTAŞ
Rize ilinde, Pazar ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BAYAĞA
Pekâlâ, pek tabii: Bana kimse karışamaz, buradan bayağa giderim.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PALET
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları tahta veya porselen levha. Tankın veya bazı iş makinelerinin her türlü arazide yol almasını sağlayan iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha.
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
KÖTÜRÜM
Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak. Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak). İşleyemeyen, iş yapamayan.
ÇORAP
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
GEZMEK
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
İPTİZAL
Bayağılaşma, ayağa düşme. Bir şeyi sürekli olarak kullanma.
İKAME
Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
KAYRAK
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. Yassı, düz taş. Bileği taşı. Kayağan taş.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
DİNELMEK
Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.
SANDALET
Yalnız tabanı bulunan, ayağa kordon ve kayışla bağlanan açık ayakkabı, sandal (III).
SALTA
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması. Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.
KIYAM
İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma. Ayağa kalkma, ayakta durma. Namazda ayakta durma. Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme. Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme.
KONÇ
Ayağa giyilen şeylerde ayak bileğinden baldıra doğru olan bölüm.