İçinde AVURA geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "avura" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avura bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu avura ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avura olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BARUTKAVURAN, SAVURABİLMEK

11 harfli kelimeler

SAVURABİLME

10 harfli kelimeler

KARSAVURAN

8 harfli kelimeler

BAÇAVURA, DALAVURA, KARAVURA

6 harfli kelimeler

PAVURA

5 harfli kelimeler

AVURA

Bazı kelimelerin anlamları

AVURA

Şurası.

SAVURABİLME

Savurabilmek işi.

DALAVURA

Hile, gizli oyun.

BARUTKAVURAN

Karaman şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

PAVURA

Yengeç.

KARSAVURAN

Adana şehri, Tufanbeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SAVURABİLMEK

Savurma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAÇAVURA

Paçavra, bez.

KARAVURA

Kâbus.

  -   -   -  

Anlamında AVURA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CENTMEK

Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

EFSERMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

EVSELEMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Toprağı inceltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. El ayası ile seçmek.

FAN

Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.

EVSMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.

FILDIRMAK

Döndürerek, savurarak atmak. Döndürmek. Çıldırmak. Kaçmak, firar etmek. Atıvermek, kaldırıp atmak, fırlatmak.

CİRTMEK

Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

EVSERLEMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

ÇİNTMAK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.

EVSENMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

EFSEMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

ÇİRTMEK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Ovalamak, sürtmek. Küçük şeyleri parmakla itmek, vurmak. Yalan söylemek: Sen bunu çirtdin. Satın almak. Başını vurmak.

EFSMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

FIŞDIRMAK

Bir şeyi ucundan tutup, savurarak atmak.

EVSİRMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

ÇİNTMEK

Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Kabuğu çıkarıp içini almak: Ayçiçeği çinttik. Ovalamak, sürtmek: Çamaşırı güzel çint de kirleri iyi çıksın. Aradan çıkarmak. Aşık oyununda büyük aşıkla küçük aşıkları vurmak. Az olan suları bir araya toplamak. Suları azar azar ayırıp bölmek.

ÇİRPMEK

Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Sıçramak (çamur, su ve benzerleri sulu şeyler hakkında). Meyve silkmek.

EVSİVERMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.

EFSELEMEK

Döğen ya da sopa ile inceltilen ekin ve benzerleri şeylerin iri kısımlarını üste getirip almak için el ve yaba ile karıştırmak. Bir şeyin irisini üste çıkarmak. Karıştırmak, altını üstüne getirmek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Toprağı inceltmek. Tahıl ve benzerleri nesneleri toz ve kepeğini ayırmak için kap içinde savurmak.

EVSİMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Kalp çarpmak, yürek oynamak. Açlıktan içi ezilmek, baygınlık geçirmek. Başak ve boy vermiş bitkiler rüzgârdan hafif hafif sağa sola sallanmak, yalpalanmak. Hafifçe hoplatmak, havalandırmak: Kalburun içindeki mısırları evsidim. Acıkmak.