Kelimeler arşivinde; içinde "avura" olan, toplam 9 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avura bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avura ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avura olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BARUTKAVURAN, SAVURABİLMEK
SAVURABİLME
KARSAVURAN
BAÇAVURA, DALAVURA, KARAVURA
PAVURA
AVURA
AVURA
Şurası.
BAÇAVURA
Paçavra, bez.
SAVURABİLMEK
Savurma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PAVURA
Yengeç.
KARSAVURAN
Adana şehri, Tufanbeyli belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. İçel kenti, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DALAVURA
Hile, gizli oyun.
KARAVURA
Kâbus.
BARUTKAVURAN
Karaman şehrinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
SAVURABİLME
Savurabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVURA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EVSMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak. Süt, çorba, pekmez ve benzerleri şeyleri kaynatırken kepçe ile savurarak havalandırmak. Harman aktarıldıktan sonra diğren ile saplarını yüze çıkarmak. Dövülmüş buğdayı kabuğundan ayırmak. Kuru mısır tanelerini koçanından ayırmak. Eksiltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. Böcek ya da sıçan tahılı yemek, eksiltmek: Buğdayı fare evsmiş. Hububatı yabancı maddelerden temizlemek için bir kap içinde silkerek savurmak.
ÇİNTMAK
Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.
EFSELEMEK
Döğen ya da sopa ile inceltilen ekin ve benzerleri şeylerin iri kısımlarını üste getirip almak için el ve yaba ile karıştırmak. Bir şeyin irisini üste çıkarmak. Karıştırmak, altını üstüne getirmek. Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Toprağı inceltmek. Tahıl ve benzerleri nesneleri toz ve kepeğini ayırmak için kap içinde savurmak.
FILDIRMAK
Döndürerek, savurarak atmak. Döndürmek. Çıldırmak. Kaçmak, firar etmek. Atıvermek, kaldırıp atmak, fırlatmak.
ÇİNTMEK
Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Kabuğu çıkarıp içini almak: Ayçiçeği çinttik. Ovalamak, sürtmek: Çamaşırı güzel çint de kirleri iyi çıksın. Aradan çıkarmak. Aşık oyununda büyük aşıkla küçük aşıkları vurmak. Az olan suları bir araya toplamak. Suları azar azar ayırıp bölmek.
EVSİVERMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
CENTMEK
Yontmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.
CİRTMEK
Damla damla inek sağmak. Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım.
EVSİRMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
FAN
Havalandırma aracı, pervane, pervane kanadı, vantilatör. Sıcak veya soğuk havayı dengeli olarak savuran araç.
EVSELEMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Toprağı inceltmek. Tahılın, içindeki yabancı maddeleri bir kap içinde savurmak, temizlemek. El ayası ile seçmek.
EVSİMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Kalp çarpmak, yürek oynamak. Açlıktan içi ezilmek, baygınlık geçirmek. Başak ve boy vermiş bitkiler rüzgârdan hafif hafif sağa sola sallanmak, yalpalanmak. Hafifçe hoplatmak, havalandırmak: Kalburun içindeki mısırları evsidim. Acıkmak.
FIŞDIRMAK
Bir şeyi ucundan tutup, savurarak atmak.
EFSEMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
EFSMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
EVSERLEMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
EVSENMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
EFSERMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek.
ÇİRPMEK
Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Sıçramak (çamur, su ve benzerleri sulu şeyler hakkında). Meyve silkmek.
ÇİRTMEK
Bir şeyi ufak parçalara bölmek, doğramak, kesmek: Kabağı çintte kavuralım. Bazı hastalıklara karşı kan almak için başın çeşitli yerlerine ustura vurarak yaralar açmak. Ovalamak, sürtmek. Küçük şeyleri parmakla itmek, vurmak. Yalan söylemek: Sen bunu çirtdin. Satın almak. Başını vurmak.