Kelimeler arşivinde; içinde "asıl" olan, toplam 99 tane kelime bulunuyor. İçerisinde asıl bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu asıl ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında asıl olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ULUSLARARASILAŞMA
VELHASILIKELAM
BASILABİLMEK
BASILABİLME, KASILGANLIK, HASILLANMAK, HASILIKELAM, ASILMIŞADAM, ASILABİLMEK
HASILÇARUH, HASILLAMAK, ASILSIZLIK, ASILABİLME, HASILLAMAH, IMASILAMAK, HASILÇARIK
HASILATLI, MAYASILLI, ASILBEYLİ, DURASILAR, FASILASIZ, ASILAKLIK, KARAFASIL, SARIFASIL, DURASILLI, VELHASILİ, ASILANMAK
ASILACAK, VELHASIL, YASILMAK, ASILANIŞ, ASILBANU, HASILLIK, ASILMALU, ASILZEDE, BASILMIŞ, EVHASILI, FASILDAK, FASILLAR, GASILMAK, HAMHASIL, OLASILIK, ASILANMA, VELASILI, MUTTASIL, MUNFASIL, VAYVASIL, KASILMAK, FASILALI, BASILMAK, KASILGAN, TASILDAR
ELHASIL, MİYASIL, BASILMA, DURASIL, BASILIŞ, ASILSIZ, ASILMAK, FASILYA, VELASIL, KARASIL, ASILLAR, HASILAT, HASILLI, ASILGÜL, KASILIŞ, KASILMA, MAYASIL, KASILIM, NASILSA, OLASILI
OLASIL, KASILİ, VASILA, ASILAN, ASILLU, ASILIŞ, ASILLI, ASILMA, ASILTI, BASILA, BASILI, FASILA, HASILA, HASILI, ASILAK, ANASIL, ASILIK, ASILIM
NASIL, KASIL, HASIL, VASIL, FASIL, ASILİ, GASIL, ASILI
ASIL
ASIL
Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.
HASILLAMAK
Arıtmak. Toprağı ekime hazırlamak. Ham deriyi yumuşatmak, işlemek. Hamuru kıvamında yoğurmak. Bir kimseyi iyice dövmek. Arapça kökenli hâsıl: Hamur veya çamuru yoğurarak yumuşatmak. Arapça kökenli âıl:Ham deriyi yumuşatmak, işlemek.
BASILABİLMEK
Basılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
VELHASILIKELAM
Sözün kısası.
ASILABİLMEK
Asılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ULUSLARARASILAŞMA
Sömürgeci imparatorluklar çağından beri bilinen bir olgu olup iktisadi etkinliklerin ülke sınırlarını aşan coğrafi yayılımı.
ASILMIŞADAM
Salepgillerden, çiçekleri asılmış bir insana benzeyen ve köklerinden salep çıkarılan bir bitki.
HASILLANMAK
Alışmak.
BASILABİLME
Basılabilmek işi.
HASILIKELAM
Kısacası.
ASILABİLME
Asılabilmek işi.
HASILLAMAH
Hamur yoğurmak. Bir kimseyi iyice dövmek.
HASILÇARUH
Özel olarak yapılan bir çeşit çarık.
IMASILAMAK
Taklit etmek.
ASILSIZLIK
Asılsız olma durumu.
KASILGANLIK
Kasılgan olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASIL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ANA
Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.
ASAL
Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.
ASILI
Asılmış olan, asma, asık, muallak. Asılmış bir biçimde.
ASILANMA
Asılanmak işi, intifa.
ALBÜM
Fotoğraf, pul vb.ni dizip saklamaya yarayan bir defter türü. Herhangi bir konu ile ilgili kısa açıklamalar verilerek resimler basılmış olan kitap. Uzunçalar.
ASLİ
Birincil. Temel olarak alınan, birincil. Asıl olan.
ASILIŞ
Asılma işi.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
ARDILMAK
Birisinin sırtına asılmak. Sataşmak, çatmak. Musallat olmak, asılmak, takılmak.
ASIK
Somurtkan. Asılı.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ASKILIK
Avcıların sırtlarına taktıkları askı takımı. Asılıp saklanacak sebze, meyve. Vestiyer.
ANASIL
Kökten, asıl olarak, esaslı bir biçimde.
ASILMA
Asılmak işi.
AKSIRIK
Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.
ASALETEN
Bir görevde temelli olarak, asıl olarak, vekâleten karşıtı. Kendi adına hareket ederek.
AKSIRMAK
Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.