Kelimeler arşivinde; içinde "arıtma" olan, toplam 7 tane kelime bulunuyor. İçerisinde arıtma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu arıtma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında arıtma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ARITMACILIK
FARITMAK, KARITMAK, YARITMAH, YARITMAK
ARITMAK
ARITMA
ARITMA
Arıtmak işi.
YARITMAH
Tam, düzgün, isteğe uygun yapmak.
ARITMAK
Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.
YARITMAK
Ağartmak, tenvir etmek, parlatmak.
FARITMAK
Bıktırmak, usandırmak.
KARITMAK
İhtiyarlatmak.
ARITMACILIK
Işık ve gölgenin göze hoş gelen, aldatıcı etkilerini bir yana bırakarak, nesneleri belirli yapısal kuruluşları içinde göstermeyi amaç edinen sanat akımı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARITMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARKDÜZEN
Yaşam etkinliklerinin sonucu olarak ortaya çıkan sıvı ve atıklarla hertürlü pisliğin, insan sağlığına dokunca vermeyecek bir biçimde konutlardan ve öteki yapılardan toplanarak arıtma ve yoketme duralgalarına taşınmasını sağlayan dizge.
ELEKTRODİYALİZ
Birtakım koloitlerin ortamdaki öteki parçacıklara oranla gözenekli zarlardan daha kolay geçmesi özelliğine dayanan kimyasal arıtma yönteminin elektrik enerjisiyle hızlandırılmış türü.
ARITABİLMEK
Arıtma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ELDİREN
Ocaktaki kömür curufunu arıtmağa yarayan ucu kancalı demir. (Ulucak Eşme Uşak).
KOKULANDIRMA
Kokulandırmak işi. Özel bir koku vermek için bir ürüne kokulu bir madde katarak arıtma işlemi.
ARITILMAK
Arıtma işine konu olmak. Bir başkası tarafından yorulmak.
PAKLAMAK
Arıtmak.
TEKİRGEN
Üzüm suyunu arıtmaya yarayan büyük tekne.
TEMİZLEMEK
Arıtmak. Öldürmek, yok etmek. Bitirmek, tüketmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.
TASFİYE
Arıtma, ayıklama, temizleme. Türlü sebeplerle birçok kimsenin görevine son verme. Özleştirme. Bir ticaret kuruluşunun batması, kapanması vb. sebepler üzerine hesapların kesilmesi, alacaklılara, ortada kalan mal ve paradan paylarına düşen miktarın verilmesi, likidasyon.
DİYALİZ
Vücut sıvılarındaki istenmeyen maddelerin yarı geçirgen zar aracılığıyla vücuttan uzaklaştırılması temeline dayanan bir çözümleme veya arıtma yöntemi.
DURALTMAK
Süzmek, durulaştırmak, arıtmak.
ARITIŞ
Arıtma işi.
KİREÇSİZLEŞTİRME
Kireçten arıtma.
HASILLAMAK
Arıtmak. Toprağı ekime hazırlamak. Ham deriyi yumuşatmak, işlemek. Hamuru kıvamında yoğurmak. Bir kimseyi iyice dövmek. Arapça kökenli hâsıl: Hamur veya çamuru yoğurarak yumuşatmak. Arapça kökenli âıl:Ham deriyi yumuşatmak, işlemek.
RAFİNATÖR
Odun liflerini içinde bulunabilecek yabancı maddelerden arıtma ünitesi.
ARITICI
Arıtma özelliği olan (şey). Deterjan. Özleştirici, sadeleştirici kimse.
ARITIM
Petrol, yağ vb. maddeleri arıtma işi, rafinaj.
TAKİM
Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma. Mikrobundan arıtma.