Kelimeler arşivinde; içinde "anlam" olan, toplam 149 tane kelime bulunuyor. İçerisinde anlam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu anlam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında anlam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANLAMSIZLAŞTIRMAK, ANLAMLANDIRABİLME, ANLAMSIZLAŞABİLME
ANLAMSIZLAŞTIRMA, ANLAMLANDIRILMAK
ANLAMLANDIRILIŞ, ANLAMLANDIRILMA
ANLAMLANDIRMAK, ANLAMSIZLAŞMAK, ANLAMSIZCASINA
ANLAMLANDIRMA, ANLAMSIZLAŞMA, İKİANLAMLILIK, KIZILGANLAMAK, PLANLAMACILIK, SAKSAĞANLAMAK
ANLAMAMAZLIK, ŞAMPUANLAMAK, BARANLAMADAN, ORANLAMASINA
ANLAMDAŞLIK, ANLAMSIZLIK, HARMANLAMAK, KATRANLAMAK, ŞAMPUANLAMA, ŞİŞMANLAMAK, TIRPANLAMAK, YANLAMASINA, CIBBANLAMAK, DIRZANLAMAK, FANFANLAMAK, KARÇANLAMAK, KARTANLAMAK, KILLANLAMAK, PİSTANLAMAK, VANVANLAMAK, YASSANLAMAK, YORGANLAMAK, ZİNDANLAMAK
ANLAMAZLIK, ANLAMLILIK, DUMANLAMAK, HARMANLAMA, KATRANLAMA, NİŞANLAMAK, SOĞANLAMAK, ŞİŞMANLAMA, TALANLAMAK, TAPANLAMAK, TIRPANLAMA, YALANLAMAK, ZAMANLAMAK, AFSANLAMAK, ANLAMAKLIK, ANLAMBİLİM, ANLAMSIZCA, APPANLAMAK, ARBANLAMAK, AVGANLAMAK, BORANLAMAK, CIRANLAMAK, ÇARPANLAMA, DABANLAMAK, DAĞANLAMAK, DOŞANLAMAK, GIZANLAMAK, HAKANLAMAK, HAPANLAMAK, HARANLAMAK, Devamını Oku »»
ÇOBANLAMA, DUMANLAMA, LİMANLAMA, NİŞANLAMA, ORANLAMAK, PLANLAMAK, PUANLAMAK, SOĞANLAMA, TALANLAMA, TAPANLAMA, YALANLAMA, ZAMANLAMA, ABANLAMAK, ANLAMADUK, ANLAMAKLU, EŞANLAMLI, HORANLAMA, IŞANLAMAK, İKİZANLAM, OZANLAMAK, URANLAMAK, UYANLAMAK
ANLAMDAŞ, ANLAMSAL, ANLAMSIZ, BANLAMAK, KANLAMAK, ORANLAMA, PLANLAMA, PUANLAMA, TANLAMAK, YANLAMAK, ANLAMLIK, DANLAMAK, FANLAMAH, FANLAMAK, OZANLAMA, PANLAMAK, SANLAMAK, VANLAMAK
ANLAMAK, ANLAMLI, BANLAMA, KANLAMA, TANLAMA, YANLAMA, ANLAMAH, ANLAMCA, ÖZANLAM
ANLAMA
ANLAM
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
ANLAMLANDIRILIŞ
Anlamlandırılma işi.
ANLAMSIZLAŞMAK
Anlamsız duruma gelmek.
PLANLAMACILIK
Planlamacının işi veya mesleği.
ANLAMLANDIRMA
Anlamlandırmak işi.
ANLAMLANDIRILMA
Anlamlandırılmak işi.
ANLAMLANDIRMAK
Anlamını açıklamak. Anlam vermek, anlam kazandırmak.
İKİANLAMLILIK
İki anlama gelen bir sözcüğün bilinerek ya da bilinmeyerek yanlış anlaşılmasından ortaya çıkan güldürücü durum.
ANLAMLANDIRILMAK
Anlamlandırma işine konu olmak.
KIZILGANLAMAK
Utanmak, sıkılmak.
ANLAMSIZLAŞABİLME
Anlamsızlaşabilmek işi.
ANLAMSIZCASINA
Anlamsızca.
ANLAMSIZLAŞTIRMA
Anlamsızlaştırmak durumu.
ANLAMLANDIRABİLME
Anlamlandırabilmek işi.
ANLAMSIZLAŞTIRMAK
Anlamsız duruma getirmek.
ANLAMSIZLAŞMA
Anlamsızlaşmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
AJİTE
"Körüklemek; duygu sömürüsü yapmak" anlamlarındaki ajite etmek birleşik fiilinde ve "çırpıntıya uğramak" anlamındaki ajite olmak teriminde geçen bir söz.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.
AGOP
"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AMAN
Yardım istenildiğini anlatan bir söz. Dikkat çekmek için kullanılan bir söz. Bir suçun bağışlanmasının istendiğini anlatan bir söz. Şaşma anlatan bir söz. Rica anlatan bir söz. Çok beğenmeyi anlatan bir söz: Aman ne güzel şey! Bu anlamda kullanıldığında buna da edatı da getirilebilir. (ama:n) Usanç ve öfke anlatan bir söz.
AFİŞE
"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
ALARGA
Açık deniz, engin. "Açıktan geç, yaklaşma" anlamında kullanılan bir seslenme sözü. Uzaktan, açıktan.
AKICI
Akma özelliği olan. Kesintisiz. Kolay anlaşılabilen, okunabilen, anlamca açık (anlatım), selis.
AMBALE
"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AMMA
Ama. Yanına getirildiği kelimenin anlamına aşırılık katarak şaşma veya hayranlık anlatan bir söz.
AKIL
Düşünme, anlama ve kavrama gücü, us. Öğüt, salık verilen yol. Düşünce, kanı. Bellek.
ANCAK
"Yalnızca" anlamında, sınırlama bildiren bir söz, bir. "Lakin, ama, fakat, yalnız" sözleri gibi bir düşünceye karşıt ikinci bir düşünceyi anlatan bir söz. "Olsa olsa, en çok, daha çok, güçlükle" anlamlarında, bir şeyin daha çoğunun, ilerisinin olmadığını gösteren bir söz, dar, gücün. En erken.
ALLEM
"Bir işi istediği duruma getirmek için her türlü kurnazca çareye başvurmak" anlamıyla allem etmek, kallem etmek sözünde geçer.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ANGAJE
"Bağlamak" anlamındaki angaje etmek, "bağlanmak" anlamındaki angaje olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.
AMENNA
"Öyledir, doğru, diyecek yok, inandık" anlamlarında bir onaylama sözü.