İçinde ALKAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "alkan" olan, toplam 46 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alkan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu alkan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alkan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

KALKANBÖCEKLERİ

13 harfli kelimeler

ÇALKANABİLMEK

12 harfli kelimeler

ÇALKANABİLME, KARTALKANADI

11 harfli kelimeler

KALKANSÖĞÜT, KALKANDELEN, KALKANDUVAR, KILIÇKALKAN, ÇALKANTISIZ, BALKANOLOJİ

10 harfli kelimeler

KALKANDERE, GALKANGAZI, BALKANOLOG, KALKANTEPE, KALKANKALE, KALKANKAYA, ÇALKANTILI

9 harfli kelimeler

ÇALKANMAK, YALKANDAK, BALKANLAR, KALKANEUS, ÇALKANDİL, SALKANSIZ, BALKANNIK, BALKANLUK, BALKANLIK, ALİKALKAN, KALKANCIK

8 harfli kelimeler

KALKANLI, YAMALKAN, KOVALKAN, KAVALKAN, KALKANCI, ERKALKAN, ALKANLAR, ALKANASI, ÇALKANTI, ÇALKANMA, ÇALKANIŞ

7 harfli kelimeler

ERALKAN

6 harfli kelimeler

GALKAN, DALKAN, ÇALKAN, KALKAN, BALKAN

5 harfli kelimeler

ALKAN

Bazı kelimelerin anlamları

ALKAN

Doymuş alifatik hidrokarbonların genel adı, parafin.

ÇALKANTISIZ

Çalkantısı olmayan.

KALKANDERE

Rize iline bağlı ilçelerden biri.

KALKANBÖCEKLERİ

Birçok türü, tarım ve orman bitkilerinde asalak yaşayan, kınkanatları kalkanımsı böcekler familyası.

KALKANTEPE

Elâzığ ilinde, Poyraz bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KALKANDELEN

Van şehri, Çaldıran belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇALKANABİLMEK

Çalkalanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

GALKANGAZI

Kırmızı kanatları olan, uzun bacaklı, eti yenilen, pelikana benzer bir çeşit su kuşu.

BALKANOLOJİ

Balkan uluslarının dili, tarihi ve kültürü ile uğraşan bilim dalı.

KILIÇKALKAN

Kılıç ve kalkan kullanılarak oynanan bir tür halk oyunu.

KALKANSÖĞÜT

Edirne kenti, Lalapaşa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

ÇALKANABİLME

Çalkanabilmek işi.

KALKANKALE

Kars ilinde, Akyaka ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

KALKANDUVAR

Ev çatısını korumak amacıyla kiremitlerin üstüne örülen basık duvar engel. (Bursa).

KARTALKANADI

Halı, kilim ve palazda görülen bir motif. (Yeşilova Aksaray Niğde).

BALKANOLOG

Balkanoloji uzmanı.

  -   -   -  

Anlamında ALKAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ZAİL

Yok olan, ortadan kalkan. Sürekli olmayan.

ÇİVİ

İki şeyi birbirine tutturmak, bir nesneyi bir yere sabitlemek için çakılan, ucu sivri, başlı, metal veya ağaçtan yapılmış ufak çubuk, mıh. Kalkan balığının üzerindeki düğmeye benzer kemiksi oluşum.

ÇALKANIŞ

Çalkanma işi.

ÇALKANTI

Deniz ve gölde dalgalanma. Coşku. Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. Çalkanmış şey. Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum.

PEÇENEK

VIII-XI. yüzyıllar arasında Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlarda yaşamış olan bir Türk kavmi.

KAYGANA

Omlet. Yumurta çalkanarak yapılmış olan bir tatlı türü.

KAPTAN

Gemi yönetimiyle ilgili en yüksek görevli. Kaptan pilot. Takım oyunlarında takımı temsil eden kimse. Balkanlarda çete savaşı yapan milis gücünde çarpışan kimse, efe. Yolcu otobüsü sürücüsü.

PARAFİN

Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon, alkan.

KALKANCIK

Tohum içerisinde oğulcuğu besi dokuya bağlayan, onu besin deposundan ayıran ve besin maddelerini emerek oğulcuğa veren zar gibi ince ve kalkan şeklinde bir parça.

KARIŞIK

Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş. Düzensiz, dağınık, intizamsız. Dolu. Karışmış. Saf olmayan. Halk inancına göre cin ve perilerle ilişkisi olan. Çalkantı, kargaşa, gerginlik içinde olan. Anlaşılması güç olan, açık seçik olmayan, çapraşık.

PARPA

Kalkan balığının yavrusu.

KIMIL

Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata).

YAT

Kalkan, zırh vb. korunma aracı. Özel gezinti gemisi.

HAVACIVA

Sığırdiligillerden, Akdeniz bölgesinde yetişen ve köklerinden kırmızı boya elde edilen, çok yıllık otsu bir bitki (Alkanna tinctoria).

DAMPER

Bir şasinin üzerine takılmış, inip kalkan kasası olan, kendinden hareketli, yükü boşaltan düzen.

OĞUZCA

Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Gagavuz Yeri ile Balkanlar, Kırım ve İran'ın bazı bölgelerinde kullanılan Türkçeyi içine alan Türk dili grubunun ortak adı. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.

MANAV

Meyve ve sebze satan yer. Yerli halk. Balkanlardan göç etmiş, genel olarak Marmara bölgesinde yaşayan bir topluluk. Meyve ve sebze satan kimse.

KALKAN

Ok, kılıç vb.nden korunmak için savaşçıların kullandığı korunmalık. Toplum olaylarında güvenlik görevlilerinin çeşitli saldırı araçlarından kendilerini ve başkalarını korumak için kullandıkları, özel olarak yapılmış korumalık. Koruyucu. Yan yüzergillerden, büyük, yassı, derisi düğme veya çivi denilen birtakım sivri kemiklerle örtülü, beyaz etli balık, kalkan balığı (Scophtalmus maximus).

ÇALKANMA

Çalkanmak işi.