İçinde ALAMET geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "alamet" olan, toplam 5 tane kelime bulunuyor. İçerisinde alamet bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu alamet ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında alamet olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ALAMET

Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

ALAMETİFARİKA

Ayırıcı nitelik, ayırıcı özellik.

ALAMETRE

Alamana.

ALAMETTİN

Kayseri kenti, Sarıoğlan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

ALAMETİFARİKALI

Alametifarikası olan.

  -   -   -  

Anlamında ALAMET bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAMET geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ELAMET

Alamet.

BELGİ

Bir şeyi benzerlerinden ayıran özellik, alamet, nişan. Şiar.

NİŞAN

İşaret, iz, belirti, alamet. Nişanlanma sırasında yapılan tören. Evlenmek üzere birbirine söz verme, nişanlanma. Kurşun, taş ve benzerleri ile vurulmak istenen hedef. Hedefi vurmak için silah, ok vb.ne gerekli doğrultuyu verme. Devlet nişanı. Nişan, nişanlanma sırasında yapılan tören. Nişan, akit olarak verilen eşya. Osmanlılarda 1832'den sonra hizmet ve yararlık karşılığı olarak bir kişiye verilen madalya. İm, iz, belirti.

İŞARET

Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. El, yüz hareketleriyle gösterme. Belirti, gösterge, alamet.

NİŞANSIZ

Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olmayan.

ELEMET

Çok. İri, büyük, kocaman. Büyük, kocaman. Alamet.

İZ

Bir şeyin geçtiği veya önce bulunduğu yerde bıraktığı belirti, nişan, alamet, emare. Bir olay, bir durum veya yaşayıştan geride kalan belirti, eser. Bir düzlemin başka bir düzlemle veya bir doğru ile kesişmesinden doğan ara kesit. Bir olay veya bir durumdan geride kalan belirti, ipucu, emare. Bir şeyin dokunmasıyla geride kalan belirti.

NİŞANLI

Evlenmek için söz verip yüzük takmış olan kimse, adaklı. Belirleyici bir işareti, alameti, nişanı olan kimse.

İM

İşaret. Alamet.

BELİRTİ

Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.