Kelimeler arşivinde; içinde "ahlak" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ahlak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ahlak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ahlak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
AHLAKSIZCASINA
GAYRİAHLAKİ, AHLAKSIZLIK
AHLAKÇILIK, AHLAKLILIK, AHLAKSIZCA
AHLAKİLİK, İLMİAHLAK, AHLAKİYAT
AHLAKSIZ, PAHLAKIR
AHLAKLI, AHLAKEN, AHLAKÇI, AHLAKÇA
AHLAKİ, ÇAHLAK
AHLAK
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
AHLAKSIZLIK
Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.
AHLAKLI
Ahlak kurallarına bağlı, bunlara uygun davranan (kimse).
AHLAKEN
Ahlakça.
PAHLAKIR
Benekli kır.
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
AHLAKÇA
Ahlak anlayışına göre, ahlak değerleri bakımından, ahlaken.
İLMİAHLAK
Töre bilimi.
AHLAKSIZCA
Ahlaksız bir biçimde veya tarzda, ahlaksızcasına.
AHLAKSIZ
Ahlak kurallarına uymayan. Dürüst davranmayan, kötü huylu, terbiyesiz.
GAYRİAHLAKİ
Ahlaka aykırı.
AHLAKÇILIK
Ahlakı bir araç değil, bir amaç sayan öğreti, törelcilik, aktörecilik, moralizm.
AHLAKSIZCASINA
Ahlaksızca.
AHLAKİLİK
Törellik.
AHLAKİYAT
Töre bilimi.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYIP
Toplumun ahlak kurallarına aykırı olan, utanılacak durum veya davranış. Kusur, eksiklik. Utanç veren.
ÇEPER
Çit. Bağ çubuğu, çalı çırpı. Sebze bahçesi. Zar. Ahlaksız, huysuz, geçimsiz kimse.
DUYGU
Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.
BİLGE
Bilgili, iyi ahlaklı, olgun ve örnek (kimse), hakim.
DENEYÜSTÜCÜLÜK
İnsan bilgisinin niteliğini ve ilkelerini akıl yoluyla çözmek amacıyla deney alanının ötesine gitmeye çalışan anlayış, mütealiye, transandantalizm. Ahlakta belli bir gizemciliği savunan, Tanrı, doğa ve insanı kaynaştırmaya çalışan Amerikan felsefe okulu, mütealiye, transandantalizm.
ALÇAK
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).
ETOKRASİ
Yalnızca ahlak üzerine kurulu yönetim biçimi.
EDEP
Toplum töresine uygun davranma. İyi ahlak, incelik, terbiye.
ARAÇÇILIK
Düşünme biçimlerinin, kuramların, mantık ve ahlak biçimlerinin yalnızca hayatın değişik şartlarına uyma araçları olduğunu savunan dünya görüşü, enstrümantalizm.
BENCİLİK
Benci olma durumu, hodpesentlik, egoizm. Kendi benini ve çıkarını hayatın mutlak ilkesi yapan anlayış. İnsanın bütün eylemlerinin ben sevgisiyle belirlenmiş olduğunu, buna göre ahlaklılığın da yalnızca kendini koruma içgüdüsünün bir biçimi olduğunu ileri süren öğreti.
AKTÖRE
Ahlak.
ERDEM
Ahlakın övdüğü iyi olma, alçak gönüllülük, yiğitlik, doğruluk vb. niteliklerin genel adı, fazilet. İnsanın ruhsal olgunluğu.
EDEPLİ
Uslu, ince, iyi ahlaklı, terbiyeli, müeddep. Ahlaka uygun bir biçimde.
AHLAKİ
Ahlaka uygun, ahlakla ilgili, aktöresel, sağtöresel.
ETİK
Töre bilimi. Ahlaki, ahlakla ilgili. Etik bilimi. Çeşitli meslek kolları arasında tarafların uyması veya kaçınması gereken davranışlar bütünü.
BASKISIZ
Hak ve özgürlükleri kısıtlanmamış. Terbiyesiz, ahlaksız. Disiplinsiz.
DOĞRU
Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.
DÜŞÜNÜŞ
Düşünme işi, tefekkür. İnsanın, özellikle davranışlarına yön veren ahlak tutumu ve düşünme biçimi.
DÜŞKÜN
Bir şeye kendini aşırı vermiş olan, çok bağlı, âşıklı, tutkun. Geçim sıkıntısına düşmüş. Yoksulluk sebebiyle mutluluk ve refahını yitirmiş. Meraklı. Yaşlılık, hastalık vb. sebeplerle çalışma gücünü yitirmiş. Kötü yola düşmüş, ahlaksız. Değer ve onurunu yitirmiş.
BATAKLIK
Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.