Kelimeler arşivinde; içinde "acıkma" olan, toplam 3 tane kelime bulunuyor. İçerisinde acıkma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu acıkma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında acıkma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ACIKMA
Acıkmak işi.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
KISACIKMAHMUT
Tütüne karıştırılıp içilen, sarılık hastalığında kullanılan yaban otu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ACIKMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EHNEZİMEK
Açlıktan zayıf düşmek, zayıflamak. Çok acıkmak, içi geçmek. Kuvvetsizlikten, cansızlıktan esnemek. Gücü, dayanağı azalmak. Az yorulmak. Tıkanmak. Ayağı takılmak. Eskimeğe yüz tutmak.
ACIKIŞ
Acıkma durumu.
ACIKILMAK
Acıkma işine konu olmak.
ACIKIVERMEK
Çabucak acıkmak.
BUNCIKMAK
Çok acıkmak.
ACIKABİLMEK
Acıkması mümkün olmak veya acıkma olasılığı bulunmak.
ACIKLAMAK
Acıkmak (hayvanlar hakkında): Buzağı acıkladı. İplik ve bezi çeşitli renklere boyamadan önce, ceviz, nar kabuğu ve şap ile solmaz bir renge boyamak. Sırrını açıklamak.
GÖĞERMEK
Bitki büyüyerek yeşermek, yeşillenmek. Vurma ya da çarpma sonunda vücudun herhangi bir yeri morarmak, çürümek. Vücudun herhangi bir yeri soğuk etkisiyle morarmak, kızarmak. Küflenmek: Ekmekler göğermiş. Kalaysız bakır kaplar oksitlenmek: Bakır karavana göğermiş, kalaylatalım. Çok acıkmak (mecazen: Açlıktan göğnüm göğerdi. Sabahleyin ortalık aydınlanmaya başlamak, şafak sökmek. İyi yıkanmayan çamaşırın rengi değişmek, morarmak: çamaşır göğerdi. Çocuk yetiştirmek, büyütmek: Seni göğermiye! (ilenç olarak kullanılır). Morarmak, yeşermek, mavileşmek, bitki yapraklanmak.
GIYILMAK
Acıkmak. Bir inanışa göre kırklı çocuğun yanına başka bir kırklı çocuk gelerek hasta olmak.
ACIHMAH
Açlık duymak, acıkmak.
ACALMAK
Fazla kullanılmaktan makine dişlileri aşınmak. Makine veya herhangi bir alet çaptan düşmek. Acıkmak.
PIRÇIMAK
Acıkmak.
BIZIKMAK
Sıkılmak, sıkışmak, bunalmak. Acıkmak. Oyun bozanlık etmek, mızımak, caymak, caydırmak.
KAPSIMAK
Çok acıkmak.
ACİHMAK
Acıkmak.
KINIKMAK
Bir işe istekle başlamak, bir şey yapmak isteği göstermek. Bir şeye aşırı derecede düşkün olmak, tutkun olmak. Usanmak, fazla doymak, bıkmak. Benimsemek : Durmuş bu öküzü kınıktı. Bilmediğini iyice öğrenmek. Alışmak : Önceleri bal yiyemiyordum, şimdi kınıktım. Yaban hayvanını kendine alıştırmak : Bir tilki yakaladım, kendime güç kınıktırdım. Açgözlülük etmek. Acıkmak : Bugün senin karnının kınığı artıyor. Ağaçları aşılamak. Kıskanmak. Sevinmek. Kanmak, doymak, alışmak. İştahlanmak. Kanıkmak, kanıksamak.
HÖCÜKMEK
Çok acıkmak.
BEĞİRMEK
Hayvan bağırmak, melemek, acı acı ses çıkarmak. Çok acıkmak. Melemek.
EVSİMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Kalp çarpmak, yürek oynamak. Açlıktan içi ezilmek, baygınlık geçirmek. Başak ve boy vermiş bitkiler rüzgârdan hafif hafif sağa sola sallanmak, yalpalanmak. Hafifçe hoplatmak, havalandırmak: Kalburun içindeki mısırları evsidim. Acıkmak.
ACIHMAK
Acıkmak.