Kelimeler arşivinde; içinde "abo" olan, toplam 115 tane kelime bulunuyor. İçerisinde abo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu abo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında abo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
HİPERKATABOLİZMA, HİPERMETABOLİZMA
HİPOMETABOLİZMA, KISABOYNUZLULAR
KARABORSACILIK
ANTİMETABOLİT, YUKARIKARABOY
SABOTAJCILIK, ABOMAZOPEKSİ, AŞAĞIKARABOY, GİEMSABOYASI, HOLOMETABOLA
ARABOZANLIK, KARABORSACI, KATABOLİZMA, LABORANTLIK, LABORATUVAR, METABOLİZMA, ILICABOĞAZI, KARABODURCA, KARABOYALIK, TABOPARESİS
ANABOLİZMA, PARABOLOİT, ABOMAZİTİS, CIRTABOZAN, KARABONCUK, KATABOLİZM, KAYABOĞAZI
HAYRABOLU, MAYABOZAN, PARABOLİK, SABOTAJCI, KARABORSA, ABOHLAMAK, ABORSİYON, ALABONCUK, ARABOYUNU, GİRABOĞLU, KARABODUR, KARABOĞAZ, KARABOHÇA, KARABOHÇE, KATABOLİT, KAYABOĞAZ, KAYABOYUN, LAVABOSUZ, METABOLİK, METABOLİT, ORTABOĞAZ, TIRABOZAN, TOSGABOTU
ABONELİK, ARABOZAN, LABORANT, TAHTABOŞ, ABILABOT, ABOHLAMA, ABOMAZUM, ABOŞUMAZ, AYRABOLU, GİRABOLU, GOCABORU, KAMABOKO, KARABOĞA, KARABORU, LAVABOLU, SUDAGABO, YAKABOYU, YANGABOÇ, ZIRTABOS, ZIRTABOZ, ZİRTABOZ
ABONMAN, ABORJİN, ALABORA, GABONLU, KABOTAJ, PARABOL, SABOTAJ, ABORTİF, ABORTUS, ACABOLA, ALABOKU, ARABOKE, BORABOY, LABONYA, ŞALABOS, YAKABOY
ABORDA, LAVABO, SABOTE, ABODDE, ABOHAN, ABOHON, ABORAL, ABOVVA, ABUABO, ALABOZ
ABONE, ABORE, ABORT, ABOSA, ABOVE, KABOH, KABOŞ, SABON
SABO, ABOF, ABOĞ, ABOH, ABOS, ABOU, ABOV
ABO
ABO
Şaşma ve korku ünlemi. Sıkıntı, usanç, bıkkınlık ünlemi. Abla, büyük kız kardeş. Anne. Yenge. Amca. Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.
HİPOMETABOLİZMA
Bazal metabolizma hızının düşük oluşu, vücut metabolizmasında yavaşlamayla belirgin durum. Vücudun metabolizmadaki herhangi bir maddeyi kullanımının anormal olarak azalması.
AŞAĞIKARABOY
Bitlis şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ABOMAZOPEKSİ
Şirdenin sağa veya sola yer değiştirmelerinde, şirdenin normal konumuna getirildikten sonra karın duvarının tabanına tespit edilmesi.
SABOTAJCILIK
Baltalayıcılık.
KATABOLİZMA
Yadımlama.
GİEMSABOYASI
Azur II, eozin, gliserin ve metanol içeren kan parazitleri ve doku kültürlerinde üretilen parazitlerin çeşitli gelişim evrelerinin belirlenmesinde kullanılan, Plasmodium, Trypanosoma, Chlamidia gibi etkenlerin pembe-mor renkte reaksiyon verdiği bir boya çözeltisi.
KARABORSACILIK
Karaborsacı olma durumu.
HİPERMETABOLİZMA
Bazal metabolizma hızının yüksek oluşu, vücut metabolizmasında hızlanmayla belirgin durum. Oksijen, besinler ve diğer materyallerin vücut tarafından anormal bir biçimde artmış kullanımı.
ARABOZANLIK
Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.
KISABOYNUZLULAR
Kısa duyargalı, geniş kanatlı ve oldukça gelişkin sinek türlerini içine alan çiftekanatlılar topluluğu.
HİPERKATABOLİZMA
Katabolizmanın anormal olarak artması durumu.
HOLOMETABOLA
Endopterigotlar.
KARABORSACI
Karaborsacılık yapan kimse.
ANTİMETABOLİT
Enzim molekülünde koenzim veya substrat durumundaki esas metabolitin yerini alarak enzimin bloke olmasına neden olan ilaç veya zehir.
YUKARIKARABOY
Bitlis ili, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALTALAMAK
Balta ile kesmek. Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak, sabote etmek.
KAPSÜL
Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
GABONLU
Gabon halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.
AYRIKLIK
Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.
FESATÇILIK
Arabozanlık.
FİTÇİ
Arabozan.
DENET
Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.
FİTÇİLİK
Arabozanlık.
FIŞKIRDAK
Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.
CAĞ
Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
BALTALAYICI
Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.
FESATLIK
Arabozanlık.
KAFEİN
Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
FESATÇI
Arabozan.
KARNİ
Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap.
DADANMAK
Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
KORTİZON
Yaralanmanın, korkunun veya soğuğun yol açtığı stresler sonucu vücutta şeker yapımını hızlandıran böbrek üstü bezi kabuğunun salgıladığı, şeker, protein ve yağ metabolizmasına etki eden hormon.