Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yuvar" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yuvar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yuvar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yuvar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÜZLEMYUVAR
AŞIRIYUVAR, YARIMYUVAR
ATEŞYUVAR, HAVAYUVAR, KATIYUVAR, ORTAYUVAR, UÇUNYUVAR
TAŞYUVAR
AKYUVAR, ALYUVAR
YUVAR
YUVAR
Organizmadaki kan, lenf, süt vb. sıvılarda bulunan, genel olarak yuvarlak veya oval küçük cisim. Yer yuvarlağı gibi düzgün olmayan küresel biçim.
DÜZLEMYUVAR
Yeryuvarlağı üzerindeki biçimleri tümüyle bir düzlem üzerinde göstermek amacıyla, çeşitli haritacılık yöntemlerine başvurularak hazırlanmış harita.
AŞIRIYUVAR
Üçten büyük boyutlu Öklit uzayında yuvar.
UÇUNYUVAR
Yeryuvarını saran ve özellikle azot ile oksijenden oluşan, su uçuğu, toz, duman gibi katışkıları da içeren uçun katmanı.
ATEŞYUVAR
Taşyuvarın altında olduğu düşünülen, ergimiş silis tuzlarıyle gazlardan bileşik ve yüksek basınçlar altında bulunduğu için çok ağdalı hamur kıvamında, magmadan yapılı ateş küresi.
HAVAYUVAR
Yeryuvarı çevreleyen gaz karışımı.
ORTAYUVAR
Yer havayuvarında katyuvarının üzerinde, sıcaklığın azaldığı, yaklaşık 60 km. ile 80 km. arasındaki katman.
YARIMYUVAR
Yeryuvarının eşlek ya da bir öğlen çemberiyle bölündüğü iki eşit parça: kuzey, güney ya da batı, doğu yarımyuvarı.
AKYUVAR
Kan, lenf vb. vücut sıvılarında bulunan çekirdekli, yuvarlak hücre, lökosit.
TAŞYUVAR
Üstü granitten altı bazalttan yapılı, 20-60 km. kalınlıkta yerin dış bölümü.
ALYUVAR
Kana al rengini veren, çekirdeksiz, yuvarlak, küçük hücre, eritrosit.
KATIYUVAR
Sert çelikten yapılmış yuvar.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUVAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
ALTINBAŞ
Genellikle Ege bölgesinde yetişen, yuvarlak, kalınca kabuklu güzel bir tür kavun.
AMİTOZ
Amip, akyuvar ve bazı bakterilerde hücre bölünmesi yoluyla olan çoğalma.
BAYRAK
Bir milletin, belli bir topluluğun veya bir kuruluşun simgesi olarak kullanılan, renk ve biçimle özelleştirilmiş, genellikle dikdörtgen biçiminde kumaş, sancak. Atletizmdeki bayrak yarışında dört sporcunun elden ele geçirdiği kısa, yuvarlak sopa. Simge, sembol. Öncü. Baklagilllerde diğerlerinden daha üstte bulunan, daha büyük olan ve çoğunlukla başka bir renkte ve yuvarlakça olan taç yaprağı. Gerektiğinde indirilip kaldırılan, açılıp kapatılan kol.
AYNALIK
Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.
ARAPSAÇI
Küçük, yuvarlak ve çok sık yeşil yaprakları olan, uzadıkça aşağı doğru sarkan bir tür süs bitkisi. Çözümlenemeyecek kadar karışık durum. Bir yerleşim planında genel olarak yeşil alanları belirtmek üzere girişik, eğri çizgilerle yapılmış olan bir tür tarama biçimi.
AĞINMAK
Hayvan yere yatıp yuvarlanmak.
BONCUK
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.
ATMOSFER
Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.
AĞNAMAK
Hayvan, yere yatıp yuvarlanmak.
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
BUDAK
Ağacın dal olacak sürgünü. Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm.
BAZLAMA
Sacda pişirilmiş yuvarlak ekmek, bazlamaç. Tatlısı bol, kalın gözleme, bazlamaç.
BİLYE
Çocukların oynamak için kullandığı taş, maden, toprak, cam vb.nden yapılmış küçük yuvarlak nesne, misket, cıncık, zıpzıp. Motorlu taşıtlarda dönme veya sürtünme etkilerini azaltmak, aşınmayı ve enerji yitimini önlemek için göbeklerdeki yataklara yerleştirilen, çoğunlukla çelikten, küçük yuvarlak.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
BLASTULA
Yumurta hücresi oğulcuk olurken morulanın gelişerek içi boş yuvarlak biçime girmesi durumu, morula.
ARDIÇ
Servigillerden, güzel kokulu yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilaç olarak kullanılan bir ağaççık (Juniperus).
BAŞLAHANA
Yaprakları sıkı, yuvarlak başlı lahana (Brassica oleracea).
BEZELYE
Baklagillerden, yurdumuzun her yanında yetiştirilen, fasulyeye benzer, tırmanıcı bir bitki (Pisum sativum). Bu bitkinin yuvarlak tanesi.
BARBUNYA
Barbunyagillerden, kırmızı pullu, beyaz etli, kemikli bir balık, barbun (Mullus barbahıs). Taneleri yuvarlak, oval veya yassı, kırmızı benekli, bir tür fasulye.