Sonu YUVAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yuval" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yuval ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yuval olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yuval olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YUVAL

Küçük tencere.

  -   -   -  

Anlamında YUVAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YUVAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KÖLECİ

Karıncaların başka türlerin yuvalarını talan etmesi durumu.

YUVALANMA

Yuvalanmak işi.

KARINCA

Zar kanatlılardan, toplu olarak yaşayan, yuvaları toprağın altında olan ve birçok türü bulunan böceklerin genel adı (Formica). Madenlerde, döküm sırasında arada hava kalmasından veya pastan ileri gelen ufak boşluk.

FILDIRAMAK

Gözleri parıl parıl yuvalarında oynamak, parlamak.

ANALIKIZLI

Yuvalama.

ATRAKTAN

Hayvan ve böcekleri yuvalarından çıkararak öldürmek amacıyla kullanılan çekici ve hoş kokulu zehir.

MIHLAYICI

Altın, gümüş vb. taşları metal yuvalara işleyen ve sıkıştıran usta.

KÖSTEBEK

Köstebekgillerden, toprak altında oyduğu yuvalarda yaşayan, gözleri hemen hiç görmeyen, derisinden kürk yapılmış olan küçük bir hayvan, sokur, yer sıçanı, kör sıçan (Talpa). Bir iş yerinden, kurumdan özellikle gizli servisten bilgi sızdıran kimse.

MIHLAMAK

Mıhla tutturmak, çakmak, çivilemek. Birini ya da bir şeyi bir yerden ayrılamaz, kıpırdayamaz duruma getirmek. Altın, gümüş vb. taşları metal yuvalara işlemek. Birini silahla yaralamak veya öldürmek.

EMBEDİNG

Gebelik mahsulünün döl yatağı duvarına tutunarak yuvalanması. Doku gömme.

YUVALAMA

Yuvalamak işi. İnce bulgur, soğan ve yağsız kıymanın yoğrulup küçük köfteler durumuna getirildikten sonra et suyu ve nohut ile pişirilmesiyle hazırlanan bir yemek türü, analıkızlı, yuvarlama.

KAKMA

Kakmak işi. Ağaç üzerinde veya diğer ahşap malzemede, mobilyada, belirlenmiş desen ve çizimlere göre oyulmuş yuvalara gümüş, sedef vb. süs maddeleri kakılıp oturtularak yapılmış olan iş.

FILDIRDAMAK

Gözleri parıl parıl yuvalarında oynamak, parlamak.

FÖRTLEK

Öfkeden yuvalarından fırlamış göz.

ÇEKTİRME

Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.

DEMEYH

Toprak altında yaşayan hayvanların yuvalarının toprak üstünde görülen ağzı, deliği.

ÇITABAŞLIK

Tabla başlarına açılan kiniş yuvalarına uygun olarak hazırlanmış çıtaya verilen ad.

YUVARLAMA

Yuvarlamak işi. Yuvalama.

KAYACI

Sarp kayalıklara çıkıp, Osmanlı sarayı için şahin ve atmaca yavrularını yuvalarından toplayan kimse. İçel şehrinde, Erdemli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Tunceli kenti, Akpazar bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

KUNDUZ

Kemirgenlerden, kuyruğu geniş ve yassı, art ayak parmaklarının arası perdeli, ağaçları kemirerek beslenen, su kıyılarında yaşayan, yuvalar ve su setleri kuran, postu değerli bir hayvan, kastor (Castor fiber).