Kelimeler arşivi içinde; başında "yuka" olan, toplam 426 adet kelime bulunmaktadır. yuka ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu yuka ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yuka olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
YUKARIÇİFTLİKKÖYÜ, YUKARIHACIAHMETLİ, YUKARIHÜSEYİNŞEYH, YUKARIİHSANGAZİLİ, YUKARIKIZILCAÖREN, YUKARIKIZILÇEVLİK, YUKARITÜFEKÇİOĞLU
YUKARIBEYLERBEYİ, YUKARIBOYNUYOĞUN, YUKARIÇİFTLİKKÖY, YUKARIDAMLAPINAR, YUKARIELMAHACILI, YUKARIKARACAÖREN, YUKARIKARAFAKILI, YUKARIKARAHACILI, YUKARIKEKLİKTEPE, YUKARIMOLLAHASAN, YUKARISALLIPINAR, YUKARISEVİNDİKLİ, YUKARIŞEHİTKEMAL, YUKARIYAHYASARAY
YUKARIAĞCAGÜNEY, YUKARIAKÇAGEDİK, YUKARIBELEMEDİK, YUKARIBEYÇAYIRI, YUKARIBORANDERE, YUKARIÇAKIRÇAYI, YUKARIÇAMURDERE, YUKARIÇAVDARLIK, YUKARIDANİŞMENT, YUKARIDÜĞENCİLİ, YUKARIDÜZMEYDAN, YUKARIHACIBEKİR, YUKARIISIRGANLI, YUKARIİĞDEAĞACI, YUKARIKARABAHÇE, YUKARIKARAGÜNEY, YUKARIKARAHALİT, YUKARIKARAKISIK, YUKARIKILIÇTAŞI, YUKARIKIZILKALE, YUKARIKOCAYATAK, YUKARIKÖSELERLİ, YUKARIKUZFINDIK, YUKARIMAHMUTLAR, YUKARIPINARBAŞI, YUKARIPİRİBEYLİ, YUKARIPULLUYAZI, YUKARISARIKAMIŞ, YUKARIŞEHİRÖREN, YUKARITAHİRHOCA, Devamını Oku »»
YUKARIALİÇOMAK, YUKARIBADEMÖZÜ, YUKARIBAHÇELER, YUKARIBAKRAÇLI, YUKARIBALCILAR, YUKARIBALÇIKLI, YUKARIBAYINDIR, YUKARIBELTARLA, YUKARIBEŞPINAR, YUKARIBOSTANCI, YUKARIBÖLÜKLER, YUKARICİHANBEY, YUKARIÇAVUNDUR, YUKARIÇAYBELEN, YUKARIÇAYIRCIK, YUKARIÇIĞILGAN, YUKARIÇİNPOLAT, YUKARIÇOBANİSA, YUKARIÇOBANÖZÜ, YUKARIDEMİRTAŞ, YUKARIDİKENCİK, YUKARIDOLAYLAR, YUKARIFINDIKLI, YUKARIGÖNDELEN, YUKARIGÜLBAHÇE, YUKARIGÜLDEREN, YUKARIILIPINAR, YUKARIIRMAKLAR, YUKARIİHSANİYE, YUKARIİKİZÖREN, Devamını Oku »»
YUKARIAĞADEVE, YUKARIAKPAZAR, YUKARIAKPINAR, YUKARIAVLAYAN, YUKARIAYBASTI, YUKARIAYDINLI, YUKARIAYVACIK, YUKARIAZLIKLI, YUKARIBADEMLİ, YUKARIBAĞDERE, YUKARIBAĞLICA, YUKARIBOZKUYU, YUKARICANÖREN, YUKARICİVANLI, YUKARIÇAMURCU, YUKARIÇAMURLU, YUKARIÇANAKÇI, YUKARIÇARIKCI, YUKARIÇAVUŞLU, YUKARIÇAYANLI, YUKARIÇAYIRLI, YUKARIÇAYKUYU, YUKARIÇİÇEKLİ, YUKARIÇİRİŞLİ, YUKARIÇULHALI, YUKARIDAĞDERE, YUKARIDAĞLICA, YUKARIDALÖREN, YUKARIDAMLALI, YUKARIDEMİRCİ, Devamını Oku »»
YUKARIAKÖREN, YUKARIAKTEPE, YUKARIALADAĞ, YUKARIALAGÖZ, YUKARIALIÇLI, YUKARIALINLI, YUKARIALİCAN, YUKARIARATAN, YUKARIAYAZCA, YUKARIAYDERE, YUKARIBALLIK, YUKARIBEĞDEŞ, YUKARIBERÇİN, YUKARIBOĞALI, YUKARIBURNAZ, YUKARICAMBAZ, YUKARIÇAĞLAN, YUKARIÇAĞLAR, YUKARIÇAKMAK, YUKARIÇALICA, YUKARIÇAMÖZÜ, YUKARIÇANDIR, YUKARIÇARDAK, YUKARIÇEKMEZ, YUKARIDARICA, YUKARIDİKMEN, YUKARIDOLUCA, YUKARIDURMUŞ, YUKARIEKECİK, YUKARIEMERCE, Devamını Oku »»
YUKARIAKTAŞ, YUKARIARDIÇ, YUKARIARGIT, YUKARIBATAK, YUKARIBOĞAZ, YUKARIBOZAN, YUKARIBUCAK, YUKARIBUDAK, YUKARIÇAMLI, YUKARIÇANAK, YUKARIÇANLI, YUKARIÇAPAK, YUKARIÇATMA, YUKARIÇAVUŞ, YUKARIÇAYLI, YUKARIÇİĞİL, YUKARIÇİNİK, YUKARIÇÖPLÜ, YUKARIÇULHA, YUKARIDALLI, YUKARIDAMLA, YUKARIDEREN, YUKARIDİKME, YUKARIDİNEK, YUKARIDOLAY, YUKARIDUDAŞ, YUKARIDURAK, YUKARIDÜĞER, YUKARIGÖÇEK, YUKARIGÖKÇE, Devamını Oku »»
YUKARIAKIN, YUKARIAKSU, YUKARIBALI, YUKARICUMA, YUKARIÇALI, YUKARIDANA, YUKARIDERE, YUKARIELMA, YUKARIESEN, YUKARIKALE, YUKARIKAYI, YUKARIKESE, YUKARIKÖŞK, YUKARIMÜLK, YUKARIOCAK, YUKARIÖLEK, YUKARISIRT, YUKARISOKU, YUKARISÖKÜ, YUKARITEPE, YUKARIYAZI
YUKALNMAK, YUKARIADA, YUKARIBAĞ, YUKARIBEY, YUKARIBÜK, YUKARIÇAT, YUKARIDAN, YUKARIKÖY, YUKARIOBA, YUKARISAL, YUKARURAK
YUKALMAK, YUKARIÖZ, YUKARLAK
YUKALIK, YUKARGI
YUKARI, YUKARİ
YUKAÇ, YUKAL
YUKA
YUKA
İnce açılmış hamurdan yapılan sac ekmeği. Zayıf, ince, dayanıksız, hafif. İnce, sığ. İncelikli, duyarlı kimse. Hoppa. İnce, dayanıksız. Yufka. 1.Yufka (ekmek). İnce, incecik. Derin olmayan, sığ.
YUKARIÇİFTLİKKÖY
Iğdır ili, Aralık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Karabük ilinde, Safranbolu belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIKARAHACILI
Yozgat ilinde, Çekerek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIBEYLERBEYİ
Gaziantep şehri, ŞehitKâmil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIKARAFAKILI
Hatay kenti, Hassa ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
YUKARIÇİFTLİKKÖYÜ
Kırşehir kenti, Kaman belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIBOYNUYOĞUN
Giresun ilinde, Tirebolu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARITÜFEKÇİOĞLU
Ankara şehri, Yenimehmetli nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIDAMLAPINAR
Kars ili, Selim belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YUKARIELMAHACILI
Yozgat şehri, Yerköy belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIKARACAÖREN
Sinop ili, Durağan belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIHACIAHMETLİ
Kırşehir ili, Çiçekdağı belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIHÜSEYİNŞEYH
Sakarya ili, Hendek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIKIZILCAÖREN
Karabük şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
YUKARIİHSANGAZİLİ
Yozgat kenti, Salmanlı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
YUKARIKIZILÇEVLİK
Kayseri ilinde, Pınarbaşı ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde YUKA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
FEVK
Üst. Yukarı.
ÇOTUK
Dışarıda kalmış ağaç kökü. Kesilen ağacın topraktan yukarıda kalan bölümü. Asma kütüğü, tevek.
BARFİKS
Çeşitli beden hareketleri yapmaya elverişli 1-1,5 metre yüksekliğinde, kendi ağırlığınızı yukarı çekmenizi sağlayan, iki ayak üzerine tutturulmuş çubuklu jimnastik aracı.
AKROSTİŞ
Her dizenin ilk harfi yukarıdan aşağıya doğru okunduğunda ortaya bir söz çıkacak bir biçimde düzenlenmiş manzume, muvaşşah, tevşih.
ÇAPAR
Postacı, ulak. Takadan büyük, baş ve kıç tarafı yukarı kalkık bir tür Karadeniz kayığı. Benekli, alacalı (hayvan ve bitki). Akşın. Çiçek bozuğu yüz.
FIŞKIRMAK
Gaz veya sıvılar bir yerden basınç etkisiyle yukarıya doğru birdenbire ve hızla çıkmak. Bir şey bir yerde bol bol görülmek. Bitkiler toplu hâlde, gür olarak yetişmek.
DALGALANMA
Dalgalanmak işi. Pek çok kimsede bir anda yaratılan güçlü heyecan, sansasyon. Bir toplumda uyumsuzluktan doğan karışıklık. Mal fiyatlarının türlü sebeplerle inişi veya çıkışı. Koşu duruşunda, dizlerin hafif bükülmesinden ve kolların gevşek olarak öne yukarı doğru kaldırılmasından sonra, dizlerin gerilerek gövdenin doğrulmasıyla vücudun diz, kalça, bel, sırt, baş ve kollarda geliştirdiği bir dalga hareketi.
BOĞALIK
Boğa olarak kullanılmak için ayrılan bir yaşından yukarı erkek sığır.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
ARŞE
Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.
APARKAT
Boksta bükük kolla aşağıdan yukarıya doğru çeneye atılan yumruk.
BODOSLAMA
Gemi omurgasının baş tarafından yukarıya uzanan ağaç veya demir direklerden her biri. (bodo'slama) Pervasızca. Bodoslamak işi.
AĞMAK
Sarkmak, aşağıya inmek. Yük vb. şeyler bir yana eğilmek. Yükselmek, yukarı doğru çıkmak.
BÜST
Vücudun, omuzlarla birlikte göğüsten yukarı bölümü. Heykelcilikte başı, göğsü, bazen de omuzları içine alan sanat ürünü.
AŞAĞI
Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Bayağı, adi. Niteliği düşük, kötü. Daha küçük, daha az. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri. Değeri daha az. Aşağıya, yere doğru. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan.
DİKİT
Mağaralarda tavandan damlayan kireçli suların katılaşmasıyla tabandan yukarıya doğru oluşan kalker birikintisi, stalagmit.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
FISKİYE
Suyu yukarıya doğru, türlü biçimlerde fışkırtan ağızlık, fışkırık.
ÇEKMEK
Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.
ALABORA
Geminin yan yatması. Bir serenin yatay durumdan düşey duruma getirilmesi. Selamlamak için filika küreklerinin yukarıya kaldırılması. Balığı toplamak için dalyan ağının yukarıya alınması.