Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yolma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yolma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yolma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yolma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YOLMA
Yolmak işi. Sapı orakla biçilmeyecek kadar kısa kalmış ekin.
GAŞYOLMA
Gaşyolmak durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOLMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YOLUNMAK
Yolma işi yapılmak, çekilip koparılmak. Çok kederlenerek çırpınmak.
CULAMAK
Tüylerini yolmak, dökmek. Kumarda para yitirmek, soyulmak. Bağlamak, eklemek.
YOLGU
Ustura. Vücut kıllarını yolmakta kullanılan iki ip. (Karaköy Bilecik).
YOLDURMAK
Yolma işini yaptırmak.
SAPLAK
Saplı su tası, maşrapa. Maşrapa, su tası. Kadınların vücutlarındaki gereksiz kılları yolmak amacıyla şekerden hazırladıkları ağda. (İnönü, Dutluca, Yayla Eskişehir).
AYMALAMAK
El ile karıştırarak sıvı hale getirmek. Yolmak, tırmalamak, kabaca okşamak.
KOVRAMAK
Elle ekin yolmak.
PİNÇİKLEMEK
Ufalamak, parça parça etmek. Saçını başını yolmak. Parça parça etmek.
YOLADÜŞMEK
Yolmağa başlamak, çok çok yolmak.
ESRİMEK
Herhangi bir sebeple kendinden geçmek, gaşyolmak. Coşup kendinden geçmek, vecde gelmek. Mest olmak, sarhoş olmak.
CIMBIZLAMAK
Cımbızla yolmak. Dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri cımbızla temizlemek. Kendi çıkarına uygun düşen noktaları asıl konu içinden özellikle ayırıp ön plana çıkarmak.
ABERECİ
Sırf buğday yolmasında kullanılan buğdaycılar.
YOLAKLAMAK
Götürmek, yol göstermek. Saçını yolmak. Uğurlamak. Suyolunun önündeki engelleri gidermek. Sebzeleri gelişi güzel yolmak, koparmak.
TÜYLEMEK
Sıçramak. Atlamak. Bağlamak, düğümlemek. Tavuğun tüylerini yolmak, temizlemek. : Tavuğu tüylemeden evvel sıcak suya koyarsan çok kolay tüylenir. Atlamak, hoplamak, sıçramak.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
ŞAPŞAK
1.Ağaçtan oyma tas, bardak. 2.Bakır ya da teneke maşrapa. 3.Her çeşit bardak. 4.Çeşme önlerine, içinde su birikmesi için konulan taş ya da ağaç yalak 5.Kepçe. Dişi hayvanın üreme organı. Yayvan, düz, geniş : Şapşak ağızlı. 1.Yüzsüz, geveze. Şaşkın, beceriksiz, alık. Dalkavuk. Ağzı geniş fıçı. Maşrapa, su tası. Çoğunlukla tahtadan yapılan su tası. Ağaç su tası. (Başkışla Karaman Konya). Sukabağından yapılan su tası. (Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana). Bakır su tası. (İlyaslı Uşak; Aksaray Niğde). Kadınların vücut kıllarını yolmak için kullandıkları akide. (Esnemez, Erenköy, Dereyalak Eskişehir). Çamaşır tokacı. (Terme Samsun).
TIRNAKLAMAK
Tırmalamak. Tırnaklarını geçirerek yolmaya, kazımaya veya çekmeye çalışmak.
ORAKTABAĞI
Orakla ekin yolma sırasında kızevinden oğlan evine gönderilen helva ve benzerleri tatlılar. (Yenice Gelendost Isparta).
HOMPALAMAK
Saçını başını yolmak, hırpalamak (birinin).
YONAKLAMAK
Yolmak.