Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yetmek" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yetmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yetmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yetmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ŞÖHÜRÜYYETMEK
NEFYETMEK, TAYYETMEK
SAYETMEK
YETMEK
YETMEK
Bir gereksinimi karşılayacak, giderecek nicelikte olmak. Olgunlaşmak. Kötü bir davranış, durum, tutum yeterli olmak, kâfi gelmek. Bir yaşa erişmek, ulaşmak. Başkasına gereksinim duymamak, kendine yeter olmak. Yeterli sebep olmak.
ŞÖHÜRÜYYETMEK
Nazı geçmek.
NEFYETMEK
Sürgüne göndermek. Olumsuz kılmak.
TAYYETMEK
Çıkarmak. Aradan çıkarmak, yok etmek.
SAYETMEK
Çalışmak: Sayet, iste; Allah adamı aj bırakmaz.
Bu bölümde tanımı içerisinde YETMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İTTİREBİLMEK
İttirmeye gücü yetmek.
ELVERMEK
Yetmek, yetecek kadar olmak. Uygun gelmek.
HAZIRLAYABİLMEK
Hazırlamaya gücü yetmek.
DOĞRAYABİLMEK
Doğramaya gücü yetmek.
DÜRÜŞMEK
Çalışmak, devamlı meşgul olmak. Çalışmak, ikdam etmek, sebat etmek, sa'yetmek. Karşı karşıya gelmek, muhasameye girişmek, çarpışmak, mücadele etmek.
ARALAYABİLMEK
Aralamaya gücü yetmek, aralama olasılığı bulunmak.
ASTIRABİLMEK
Astırmaya gücü yetmek veya astırma olasılığı bulunmak.
DOLAYABİLMEK
Dolamaya gücü yetmek.
ABANDIRABİLMEK
Abandırmaya gücü yetmek.
YETİŞMEK
Ulaşmak, ermek, varmak, vasıl olmak. Vaktinde tamam olmak, bitmek, hazırlanmak, hazır olmak. Üremek, büyümek, olmak. Vakit bulmak, yapabilmek. Vaktinde varmak, vaktinde bulunmak. Yardım etmek, yardımına koşmak. Yetmek, yeter olmak, kâfi gelmek. Bir işe başlamış olanlara veya gidenlere sonradan katılmak. Bir zamanda yaşamış olmak, bir zamanı veya kimseyi görmüş olmak. Değmek, uzanıp dokunabilmek. Ortaya çıkmak. Eğitim görmüş olmak, öğrenmek, gelişmek. İş görebilecek yaşa gelmek, büyümek.
DURDURABİLMEK
Durdurmaya gücü yetmek.
NEFYETME
Nefyetmek işi.
TAYYETME
Tayyetmek işi.
YETME
Yetmek işi.
İYİLEŞTİREBİLMEK
İyileştirme imkânı veya olasılığı bulunmak. İyileşmesinde etkili olmak. İyileşmesine gücü yetmek.
ÇIHIŞMAK
Dövüşmek, kavga etmek. Yeter olmak, yetmek. Çıkışmak, kızmak.
SÜRMEK
Yönetip yürütmek, sevk etmek. Devam etmek. Zaman geçmek. Oturduğu, bulunduğu yerden, ülkeden ceza olarak başka bir yer ya da ülkeye göndermek, nefyetmek. Herhangi bir durum içinde bulunmak. Bir maddeyi bir yüzey üzerine ince bir tabaka olarak yaymak, dökmek, serpmek. Bitki, ot yetişip ortaya çıkmak, bitmek, yeşermek. Zaman almak. Olmaya devam etmek. Önüne katıp götürmek. Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarmak. Pulluk veya sabanla toprağı işlemek. Bir malı satışa sunmak, piyasaya çıkarmak. Dokundurmak, değdirmek. Uzatmak, ileri doğru itmek. Yasal olmayan yolla piyasaya para çıkarmak.
FIRLATABİLMEK
Fırlatmaya gücü yetmek.
ÇIKIŞMAK
Bir kimseye hoşa gitmeyen bir davranışından dolayı sert sözler söylemek, azarlamak. Yeter olmak, yetmek.
GİTMEK
Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.